15 Mart 2016 21:35

Erdoğan işareti verdi, barış isteyen akademisyenler tutuklandı

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 'Terörün tanımı yeniden yapılmalı. Akademisyen de terörist olabilir' demesinden bir gün sonra barış isteyen 3 akademisyen tutuklandı.

Paylaş

Zülal KOÇER
Eylem NAZLIER
İstanbul

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “terör ve terörist” tanımını genişleterek barışı savunanları hedef gösterdiği konuşmasından bir gün sonra barış talebiyle “Bu suça ortak olmayacağız” başlıklı bildiriye imza atan akademisyenlerden 3’ü tutuklandı. Dayanışma için adliye önüne gelen meslektaşları ve öğrencileri ise “Söylediklerinin biz de arkasındayız” diyerek bir kez daha barış talebini dile getirdi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu Savcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, Barış İçin Akademisyenler Girişiminin “Bu suça ortak olmayacağız” başlıklı bildirisine imza atan İstanbul’daki 733 akademisyen, geçtiğimiz hafta başından itibaren ifade vermeye başladı.

‘PİŞMAN MISINIZ?’ DİYE SORULDU

Soruşturma kapsamında, Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi Esra Mungan, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesinden Kıvanç Ersoy ile bildiriye imza attıktan sonra işten çıkarılan Nişantaşı Üniversitesi Öğretim Üyesi Muzaffer Kaya ve Yeni Yüzyıl Üniversitesi Öğretim Üyesi Meral Camcı hakkında gözaltı kararı verildi. Akademisyenler Esra Mungan, Muzaffer Kaya ve Kıvanç Ersoy Güvenlik Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından “Terör örgütü propagandası yapmak” iddiasıyla gözaltına alındı.

Meral Camcı’nın ise yurt dışında olduğu belirlendi. Emniyette “Bildiriye imza atmaktan ya da içeriğinde geçen ibarelerden dolayı herhangi bir pişmanlığınız söz konusu mudur, yoksa halen bildirinin arkasında mısınız?”ın da dahil olduğu pek çok soru yöneltildi. Akademisyenler bugün de Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’na getirilerek önce savcılığa, ardından da 5. Sulh Ceza Hakimliği’ne çıkarıldı.

5. Sulh Ceza Hakimi Cevdet Özcan, “PKK adına açıklama yapan Bese Hozat’ın açıklamalarıyla bildirinin paralel olduğu”, “devletin katliam yaptığından bahsedip, PKK’nin eylemlerine hiç değinilmemesinin şüphelilerin PKK ile aynı fikir ve eylem birlikteliğinde olduklarının delili olduğu”nu ve “sözde barış talebi altında silahlı terör örgütü propagandasını alenen yaptıkları” iddiasıyla akademisyenlerin tutuklanmasına karar verdi.

YUKARIDAN GELMİŞ BİR KARAR

Kararın ardından adliye önünde açıklama yapan avukat Meriç Eyüboğlu, “Bu karar tamamen hukuk dışı bir karardır. Ve kesinlikle yukarıdan gelmiş bir karardır” dedi.  Adliye önünde bekleyen akademisyen ve öğrenciler de sloganlarla tutuklama kararına tepki gösterdi.

"Baskılar bizi yıldıramaz", "Esra Mungan, Muzaffer Kaya, Kıvanç Ersoy" yalnız değildir sloganları atılırken yarın da gözaltındaki Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi Chris Stephenson için adliye önünde toplanma çağrısı yapıldı.

SÖZLERİNİN ARKASINDAYIZ

Bu arada akademisyenlerin meslektaşları ve öğrencileri dayanışma için gün boyu adliye önündeydi. Tutuklama kararından önce açıklama yapan Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Fatma Gök, “Bugün barış isteyen akademisyenler olarak Çağlayan Adliyesindeyiz çünkü; arkadaşlarımız, kendilerini fikirle ifade ettikleri için emniyetteler şu anda. Söylediklerinin biz de arkasındayız ve barış isteyen, ‘Çocuklar ölmesin, ülkemizde barış içinde yaşayalım’ diyen arkadaşlarımızın bir an önce bırakılmalarını istiyoruz” dedi.  

Türk Tabipleri Birliği Eski Başkanı Prof. Dr. Gençay Gürsoy da, şunları söyledi: “Burada barış ve ifade özgürlüğü taleplerinin bedelini ödeyen arkadaşları desteklemek için bulunuyoruz. Onların işlediği ‘suçun’ biz de arkasındayız.”

TUTUKLAMA KARARI PROTESTO EDİLDİ

Emniyet'te akademisyenlere yöneltilen 14 soru:

1- PKK sizce bir terör örgütü müdür?
2- "Bu suça ortak olmayacağız" başlıklı akademisyenler bildirisi olarak bilinen metni imzalayanlar arasında olduğunuz tespit edilmiştir. Bildiri kim tarafından hazırlandı, tarafımıza ilk olarak ne şekilde ve kim tarafından ulaştırıldı?
3- Yayınlanmadan önceki bir tarihte böyle bir bildirinin yayımlanacağından haberiniz var mıydı, varsa ne şekilde bilgi mevcuttu?
4- Bildiri tarafınıza iletişim araçları ile ulaştırıldı ise gönderici kişi ya da site ve gönderiye ait zaman bilgileri ile tarafınızdan imzalanma işlemi yapılırken kullandığınız internet ve email hesabı adresinizi belirtiniz
5- Basın bildirisini imzalamadan okuyup içeriğini anladınız mı?
6- Bildiriyi içeriğini okuyup anıldıktan sonra imzalamanızdaki temel maksadınız nedir?
7- KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Bese Hozat tarafından yapılan "Tüm aydın ve demokratik çevrelere Kürtlere öz yönetim ilanlarına sahip çıkma" çağrısından haberdar mısınız? Bildiriyi imzalamanızda bu çağrının etkisi var mıdır?
8- Bildiriyi imzalamanız için tarafınıza herhangi bir özel ya da tüzel kişi/kişilerce yahut herhangi bir kamu/özel kurumlarınca ve de yasal/yasal olmayan örgüt/örgütlerce baskı yapıldı mı?
9- Metnin içeriğinde geçen "devletin başta Kürt halkı olmak üzere tüm bölge halklarına karşı gerçekleştirdiği katliam ve uyguladığı sürgün politikasından derhal vazgeçmesini ve bu kasıtlı ve planlı kıyım" ibaresinde geçen katliam ve kıyım kim tarafından yapılmaktadır?
10- Metinde geçen "yasağın uygulandığı yerde yaşayan vatandaşların uğradığı maddi ve manevi zararların tespit edilerek tanzim edilmesini" ve "bu amaçla ulusal ve uluslararası bağımsız gözlemcilerin yıkım bölgelerinde giriş, gözlem ve raporlama yapmasına izin verilmesini talep ediyoruz" ibaresinde talep edilen gözlemci ve tazminatı kim ya da kimler adına talep ediyorsunuz?
11- Türkiye cumhuriyeti devleti sizce katliam mı yapmaktadır?
12- Metinde geçen "Bu suça ortak olmayacağız" ifadesinden kastınız nedir? "Suç" ne suçudur, bu suçu kim ya da kimler işlemiştir? Bu suçu terörle mücadele eden güvenlik kuvvetleri mi işlemiştir?
13- Bildiride geçen "açlığa ve susuzluğa mahkum etmekte, yerleşim yerlerine ancak bir savaşta kullanılacak ağır silahlarla saldırarak yaşam hakkı, özgürlük ve güvenlik hakkı, işkence ve kötü muamele yasağı başta olmak üzere anayasa ve taraf olduğu uluslararası sözleşmeler ile koruma altına alınmış tüm hak ve özgürlükleri ihlal etmektedir" ibarelerinde belirtilen hakkı kim engellemekte, kim bu ihlalleri yapmaktadır?
14- Bildiriye imza atmaktan ya da içeriğinde geçen ibarelerden dolayı herhangi bir pişmanlığınız söz konusu mudur, yoksa halen bildirinin arkasında mısınız?

‘MESLEKTAŞLARIMIZIN ARKASINDAYIZ’

Bu sırada gözaltına alınan akademisyenlerin meslektaşları ve öğrencileri Adliye önünde toplandı. Boğaziçi Üniversitesinden Prof. Dr. Fatma Gök, “Bugün barış isteyen akademisyenler olarak Çağlayan Adliyesindeyiz çünkü; arkadaşlarımız, kendilerini fikirle ifade ettikleri için emniyetteler şu anda. Söylediklerinin biz de arkasındayız ve barış isteyen, ‘Çocuklar ölmesin, ülkemizde barış içinde yaşayalım’ diyen arkadaşlarımızın bir an önce bırakılmalarını istiyoruz.” dedi.  

Türk Tabipleri Birliği Eski Başkanı Prof. Dr. Gençay Gürsoy da, “Burada barış ve ifade özgürlüğü taleplerinin bedelini ödeyen arkadaşları desteklemek için bulunuyoruz. Onların işlediği ‘suçun’ biz de arkasındayız” diye konuştu. (İSTANBUL)

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

Basın Konseyi, yayın yasağına itiraz etti

SONRAKİ HABER

Kadıköy'de matbaa işçisinin geçim sıkıntısı nedeniyle intihar ettiği iddiası

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa