Karikatürist Rewhat: Neşe çıkarılmayacak kadar çok acı var

Karikatürist Rewhat: Neşe çıkarılmayacak kadar çok acı var

Birçok mizah dergisi ve mizahçı, devletin medya üzerindeki tahakkümüne rağmen bölgedeki vahşeti çizimleri resmediyor. Bir karikatürist olarak yaşananlar içerisinde neşe saçacak bir done çıkarılmayacak kadar acı bir dönemin içinde bulunduklarını söyleyen OT ve OTLAK Dergisi’nde “Çekilmemiş Resimler” köşesinde çizen Rewhat, “Geri kalan sözler, çizimler, anmadan, yas tutmadan yitirdiğimiz kadınlar ve çocukları daha renkli son bir hatıra fotoğrafına çevirmekten başka bir işe yaramıyor” dedi.

Basının bu denli ablukaya alındığı bir ortamda Türkiye’nin en çok takip edilen karikatür dergileri ise yaşanan vahşete dikkat çeken önemli kapaklar hazırladı. Birçok mizah dergisi ve mizahçı, çizimleriyle bölgedeki vahşeti tüm çıplaklığıyla resmetti. Çizimleri ile yaşanan vahşeti gözler önüne seren karikatüristlerden biri de OT ve OTLAK Dergisi’nde “Çekilmemiş Resimler” köşesi ile çizen Rewhat. 

Rewhat ile sansür, baskı ve tehditlerle medyanın baskı altına alındığı bir dönemde mizahçıların buna karşı duruşunu konuştuk.

YAS TUTMADAN YİTİRDİKLERİMİZİ RENKLİ BİR HATIRAYA ÇEVİRMEK…

Bölgede  yaşanan vahşeti ve uygulanan ablukayı değerlendiren Rewhat, bir karikatürist olarak yaşananlar içerisinde neşe saçacak bir done çıkarılmayacak kadar acı bir dönemin yaşandığını kaydetti. Bölgedeki yaşanan savaşın vahametine işaret eden Rewhat, yaşananların ardından söyledikleri sözlerle ve çizdikleri karikatürler ile anmadan, yas tutmadan yaşamanı yitiren kadınlar ve çocukları daha renkli son bir hatıraya çevirdiklerini dile getirdi.

Yine de bu yaptıklarının yeterli olmadığının belirten Rewhat, “Bu da gerekli elbet. Yaşananları yüreğinde acıyla hissedenlere yanınızdayım demenin bir yolu. Ama insanlar ölmeye devam ederken bunun ne önemi var bilemiyorum” diyor.

‘BATININ SESİ MEDYADAKİ TAHAKKÜMLE SUSTURULUYOR’

Batının sessizliği eleştirisine katılmayan Rewhat, batının yaşananlar karşısında ses verdiğini ancak medyanın tahakküm altında tutulduğu için, aydınlar ve gazeteciler tehdit edildiği için bu sesin ulaştırılamadığını savundu.

Kendisinden farklı olan ama yaşananlara aynı tepkiyi verenlerin bu baskıdan dolayı başka bir tarafla birleşemediğine söyleyen Rewhat, “Dolayısıyla tepki büyüyemiyor. Bu yüzden hangi kesimden olursa olsun baskı gören her sanatçının, aydının, gazetecinin yanında olmak gerekir” dedi.

Rewhat, böylesi bir baskı ortamında ve özellikle medyanın tahakküm altına alındığı bir süreçte mizahın yaşanan savaşa nasıl baktığını yönündeki sorumuza ise şöyle yanıt verdi: “Mizah dergileri, slogan atmadan, propagandaya kaymadan, ironiyi kullanarak, espirinin bağımsızlığına dayanarak yapıyor muhalefetini. Çocukça ve safça. İktidar bu duruluğa yaklaşamıyor. Bulaştığında elinde kalıyor. Bütün dünyada ortak bir kabul vardır; deliye vuramazsın. Mizah dergileri de deliler evidir. İktidar bu eve giremediğini görünce kendisi bu evlerden yaptı. Çıkan bir sürü iktidar yanlısı mizah dergisinden bunu görebiliyoruz. Deliler evindekiler bu toplu konutlara da gülüyorlar.”

‘GAZETECİ SÖYLEYİNCE SUÇ MİZAHÇI SÖYLEYİNCE ŞAKA OLUYOR’

Mizahın, hicvin, siyaset üzerinde ve ya toplumsal yaşam üzerindeki etkisine de değinen Rewhat, bir gazeteci bir şeyi söylediğinde suç olduğunu ancak mizahçı söylediğinde ise bunun başlangıçta şaka olarak algılandığını belirterek “Ve fakat söz söylenmiş. Mesaj gönderilmek istenen yere ulaşmış oluyor. Bu toplumun akıl sağlığını koruması açısından elzemdir” dedi.

‘AYŞE ÖĞRETMEN BU ÜLKEDE HER ŞEYİN TIKIRINDA GİTMEDİĞİNİ GÖSTERDİ’

Rewhat’ın işaret ettiği bir diğer şey ise Batı’nın sessizliğine karşı Beyaz Show’a katılarak “Doğu’da çocuklar ölüyor” diyen Ayşe Öğretmen’in haykırışı. Ona göre; Avrupa ve Amerika’daki muadillerinin aksine Türkiye’deki talk show’ların insanları bu ülkede her şeyin tıkırında gittiğine insanları inandırmak için kullanılan perdelerden biri olduğundan Ayşe öğretmen bu perdeyi yırttığı için, Beyazıt Öztürk ise iyi perdeleme yapamadığı için hedefte.

‘ÇİZDİKLERİM ÖTE İSMİM KÜRTÇE OLDUĞU İÇİN BİLE BU SUÇLAMA OLUYOR’

Çizdiklerinden dolayı suçlama yada tehditler alıp almadığını da sorduğumuz Rewhat bu soruya sadece çizdiklerinden ötürü değil, Kürt olduğu ve isminin de Kürtçe olduğu için suçlamalar ve tehditlerle yüz yüze kaldığını söyleyerek yanıt verdi.

Son olarak Ot Dergisi’ndeki köşesinde çizdiklerine değinen Rewhat, “Çekilmemiş Fotoğraflar’da objektiften saklanan anları bir fotoğraf karesi gibi çizmeye çalışıyorum. Bunu yaparken hepimizin belleğinde aynı yoğunlukta yer eden verileri kullanmaya gayret ediyorum. Bunlar benzeştiğinde insanlar o fotoğrafta kendini görüyor. Şimdi belki çoktan unuttuğu, belki bir acıya denk düştüğü için hatırlamak istemediği dertlerin bir benzeri de bende var diyorum bu fotoğraflarda” şeklinde konuştu. (KÜLTÜR SERVİSİ)

Son Düzenlenme Tarihi: 16 Ocak 2016 17:28
www.evrensel.net