03.10.2015 21:43

Hem sağlığımdan hem işimden oldum

Çok genç yaşta, daha 18’inde fabrika kapısından içeri girmiş Türkan Çalış. Bu işe liseyi okuyamadığı için başlamış. Herkesin nedenleri ne ise, o sebeple; ekmek parası, geçim sıkıntısı, gelecek kaygısı…

Hem sağlığımdan hem işimden oldum

Hilal TOK
Çok genç yaşta, daha 18’inde fabrika kapısından içeri girmiş Türkan Çalış. Bu işe liseyi okuyamadığı için başlamış. Herkesin nedenleri ne ise, o sebeple; ekmek parası, geçim sıkıntısı, gelecek kaygısı…
O yaşa kadar hiç solunum sıkıntısı çekmemiş ve bu sebeple rahatsızlık da geçirmemiş olan Türkan, fabrikada çalıştığı iki sene boyunca sayısız solunum sıkıntısı yaşamış. Çünkü çalıştığı fabrika o dönem hiçbir önlem almayan, kimyasal deterjan ve tarım ilaçları üreten Koruma Klor Alkali fabrikasıydı. Bir süre sonra evlendiği için işten çıkan Türkan’ın bir de kızı olmuş. Daha sonra kocasından ayrılmış. İşsizlik ve geçim sıkıntısı, kızıyla birlikte ayakta kalma mücadelesi veren Türkan’ı yine Koruma Klor Alkali fabrikasının kapısına getirmiş. Çalışma koşullarının biraz daha iyileştirildiğine inandırmış kendini, “En azından kimyasal toz ve hava eskisi kadar yoğun değil” diye düşünüyormuş. “Aslında deterjan ve kimyasal maddeler üreten fabrikalarda çalışan işçiler bilir, bir şekilde o kimyasalla temas edersin, şimdi olmasa bile ileriki zamanlarda meslek hastalığı olarak karşına çıkar bu illet. O metal parçaları, tozlar,  gazlar birike birike taşar vücudumuzdan. Kanımızda hiç adını bilmediğimiz maddeler oluşur. Biz çalıştığımız yere geçmiş senelerimizi verdik sanıyorken o gelecek senelerimizi de almıştır…” diyor şimdi.

HASTALANAN KAPI ÖNÜNE KONUYOR
Birçok fabrikada durum böyle; alınmayan önlemler sonucunda, meslek hastalığı olarak kayıtlara geçmeyen ama asıl sebebi bu olan yılda en az 20 bin ölüm yaşandığını biliyoruz. Bunların birçoğunu da kimyevi maddelerle üretim yapılan fabrikalarda uzun süre çalışanlar oluşturuyor. Tabii ölmemek de mümkün; gerekli önlemler alınırsa, hastalık erken dönemde tespit edilip çalışılan bölüm değiştirilirse işçiler bu sorunları yaşamayacak. Ama önlemler ve hastalığı nedeniyle işçiye tanınması gereken haklar cebini yaktığı için, işveren genel olarak, ‘Bende sana göre iş yok’ diyerek çalışanı işten çıkarıyor. Tıpkı Türkan’ın başına geldiği gibi.
Tekrar aynı sıkıntılarla karşılaşacağını bile bile, başka çaresi olmadığı için işe başladığı fabrikada solunum krizi geçirmiş ve hastaneye kaldırılmış Türkan. Şöyle anlatıyor; “Makine kapakları tam kapatamadığı için ürünler taşıyor, biz de bu kimyasallara maruz kalıyorduk. Fabrikadaki koku ve tozdan nefes alamıyordum.”  
Doktorun kendisine 5 gün rapor verdiği olayda fabrika patronu çıkmış karşısına, raporlarına bakmış ve “Gerçekten de boğazla ilgili bir sıkıntıymış, biz senin sağlığını düşünüyoruz, senin burada çalışman sağlığın açısından iyi olmaz” demiş.

VERİLEN UCUZ MASKELER İŞE YARAMIYOR
Türkan başka pozisyonlarda çalışabileceğini söylese de işveren “İhtiyacımız yok” diyerek çıkışını vermiş. “İlk başta gerçekten beni düşündüklerini, sağlığıma önem verdiklerini sandım” diyor Türkan. Daha sonra her şeyi oturtmuş kafasında. “İleride başlarına bela açmayayım, sağlığımdan oldum diye tazminat istemeyeyim diye çıkardılar beni. Verdikleri ucuz maskeler işe yaramıyor, takılıp takılmadığı bile denetlenmiyor. Bu yüzden hızlı banda yetişmek için hiçbir işçi maske takmıyor. Ben erken etkilendim ama ileriki zamanlarda diğer isçiler de sağlık sıkıntıları yasayacak. Çünkü benim çalıştığım yerden bile daha kötü bölümler var bu fabrikada.”
“Hem sağlığımdan oldum, hem işimden oldum” diyen Türkan’ın yaşadığı bu adaletsizlikle hiçbir kurum ilgilenmiyor. Fabrikalarda bu koşullarda hatta daha kötülerinde çalışan işçilerin vücutlarına yerleşen hastalıkların tanısı bile konulmuyor. Yakalandıkları hastalıkların nedeninin çoğunlukla çalıştıkları yer olduğunu bile bilmeden ölüme gidiyorlar.  Yılda 20 bin olan meslek hastalığından kaynaklı ölümler, kayıtlara başka adlarla geçiyor. Hele kadın organizmasını dikkate alan ve kadın sağlığını korumak için alınan hiçbir özel önlem yok. Her sene boş vaatlerle doldurulan aile paketlerinde kadınların yaşadığı meslek hastalıklarına dair hiçbir madde yer almıyor. Meslek hastalıklarına maruz kalan kadınlarsa ya Türkan gibi işten atılıyor ya da işten atılmamak için sağlığından olmak hatta ölmek pahasına uzun yıllar bu koşullarda çalışıyor.

31.01.2026 04:26

Fenerbahçe Lookman’da sona yaklaştı: Rekor bonservisle anlaşma iddiası

Fenerbahçe’nin Ademola Lookman transferi için Atalanta ile bonuslar dahil 40 milyon Euro karşılığında anlaşmaya yakın olduğu öne sürüldü.

Fenerbahçe Lookman’da sona yaklaştı: Rekor bonservisle anlaşma iddiası
01.02.2026 20:50

Eskişehir’de Filistin açıklaması: Halkların iradesine dayanmayan barış kalıcı değildir

Eskişehir Filistin ile Dayanışma Platformu, Gazze’de “barış” adı altında işgalin kalıcılaştırılmak istendiğini belirterek, halkların iradesine dayanmayan hiçbir barışın kalıcı olmayacağını vurguladı.

Eskişehir’de Filistin açıklaması: Halkların iradesine dayanmayan barış kalıcı değildir

Fotoğraf: Evrensel

01.02.2026 12:21

33. İstanbul Caz Festivali’nden ilk isimler açıklandı: Marcus Miller, Thee Sacred Souls ve Robert Plant

33. İstanbul Caz Festivali’nin ilk isimleri açıklandı. Festival, Marcus Miller, Thee Sacred Souls ve Robert Plant’i Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu’nda ağırlayacak.

33. İstanbul Caz Festivali’nden ilk isimler açıklandı: Marcus Miller, Thee Sacred Souls ve Robert Plant

Fotoğraf: Diego Garcia Marquez

01.02.2026 19:44

Yeni Epstein belgelerinde Kraliyet ailesi: Prens Andrew’un yeni fotoğraf ve yazışmaları çıktı

ABD Adalet Bakanlığının yayımladığı Jeffrey Epstein dosyasında, İngiltere Kralı Charles’ın kardeşi Prens Andrew’un Epstein ile yazışmaları ve cinsel istismar iddialarıyla bağlantılı fotoğrafları kamuoyuna yansıdı.

Yeni Epstein belgelerinde Kraliyet ailesi: Prens Andrew’un yeni fotoğraf ve yazışmaları çıktı

Prens Andrew | Fotoğraf: Thorne1983/Wikimedia Commons (CC BY-SA 3.0)

01.02.2026 14:50

Gazeteci ve Film Eleştirmeni Şenay Aydemir: O kadar büyük bir otosansür var ki sansüre gelemiyoruz

İktidarın baskı ve sansür politikalarını, kültür alanındaki operasyonları ve yeni çıkan "AKP'nin Kültür Savaşı: İmha ve İnkâr Kıskacında Sanat" kitabını Gazeteci ve Film Eleştirmeni Şenay Aydemir ile konuştuk.

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!