Biz bu savaşta yokuz

Biz bu savaşta yokuz

Biz de arkadaşlarımıza can sıkıcı çok fazla durumun olduğunun farkında olarak ümitsizliğe kapılmak yerine bu politikalar karşısında ilmek ilmek örgütlenme seçeneğinin olduğunu, kurtuluşumuzun ancak örgütlü mücadeleden geçtiğini hatırlattık.

Ezgi ERGİN
Funda SANCARBARLAZ
Esenyurt

Egemenler bugün savaş politikasını tartışırken konunun muhatabı olan biz gençlerin fikri dahi sorulmuyor. Gençlerin savaşa bakışı, nasıl bir gelecek hayallerinin olduğu gibi tartışılması gereken konular göz ardı edilirken biz de Esenyurt’ta genç işçi arkadaşlarımızla savaşı tartıştık.
Öncelikle arkadaşlarımızı tanıtmakla başlayalım sohbetimize. Vedat; lokantada çalışan yaşı kimlikte 16, gerçekte 23 olan bir arkadaşımız. Şaşırtıcı... Merak edip nedenini soruyoruz. Vedat okula başladığı zaman çıkarılmış meğer kimliği. Üstelik okul Vedat 10 yaşındayken açılmış. Fakat bu açılan okul da köyden uzak ve yatılı bir okulmuş. Vedat da imkanlar gereği okumayıp iş hayatına atılmış. 9 yıldır işçi bir genç. Cenk ise liseli genç bir arkadaşımız. O da yaz tatilinde ayakkabı fabrikasında çalışmaya başlamış. Sınıfta kalmış ve okulun çevresindeki kavga dövüş gibi olaylardan dolayı başka bir okula geçiş yapmaya karar vermiş. Son olarak Duygu; 25 yaşında çikolata fabrikasında çalışan bir arkadaşımız.
AKLIN VE VİCDANIN YERİNDE Mİ?
Arkadaşlarımızı kısaca tanıttıktan sonra asıl meselemizi yani savaş politikalarını konuşmaya başlıyoruz. Cenk; aklı ve vicdanı yerinde olan kimselerin savaşı istemeyeceğini fakat bazı ırkçı ve mezhepçi kişilerin savaş çığırtkanlığı yaptıklarını dile getirdi. Savaş çığırtkanlığı yapanların geçmişte insanları yakan, çocukları öldüren zihniyette aynı olduğunu da ekliyor. Vedat savaşı birebir yaşamış biri olarak öncelikle 6 yaşında köyüne askerlerin tanklarla haftada 3-4 kere geldiğini  söylüyor rahat bir tavırla. Bu görüntü her ne kadar 6 yaşındaki bir çocuk için sarsıcı olsa da o ve onun gibi savaşın içindeki çocuklar bu durumlara alışmışlardı. Şu anki savaş politikaları hakkında pek bilgisi olmadığını ama ne olursa olsun savaşın karşısında yer aldığını belirtiyor Vedat. Duygu ise ABD, İngiltere, İsrail emperyalist güçlerinin Ortadoğu’da yapmaya çalıştığı bir projeyi gördüğünü, Türkiye’nin burada kukla rolünü üstlendiğini dile getiriyor.” Ortadoğu emperyalist güçler için bir nimet. Baktığımızda bu bölgeyi karıştırmak için emperyalistlerin iki faktörü yani; dini ve milli duyguları kullandığını açıkça görebiliyoruz. Bunun farkında olan çok az bir kesim var.” Diyerek düşüncelerini dile getiriyor.
Son olarak gelecek planlarımızı konuşurken Cenk umutsuzca gelecekten beklentisinin olmadığını, halkların din, dil, ırk, mezhep ayrılıklarına düşerse (ki bunun da gerçekleştiğini ve olumsuz etkilerinin yaşandığını söyleyerek) ileride daha büyük kaoslar yaşanacağını söylüyor. Vedat ise Cenk’ten daha umutsuz bir şekilde bedenimin dayanacağı zamana kadar çalışacağını söylerken “Plan yok, hayal yok, gelecek yok.” diyerek umutsuzluğunu en somut şekilde ortaya koyuyor. Biz de arkadaşlarımıza can sıkıcı çok fazla durumun olduğunun farkında olarak ümitsizliğe kapılmak yerine bu politikalar karşısında ilmek ilmek örgütlenme seçeneğinin olduğunu, kurtuluşumuzun ancak örgütlü mücadeleden geçtiğini hatırlatarak sohbetimizi burada bitiriyoruz.
 Esenyurt işçi gençliği bu savaş politikasının içinde yer almak istemiyor,almayacak!

www.evrensel.net