09.09.2006 03:00
Mardinlinin umudu sınır kapıları
Mardin ekonomisi açısından hayati öneme sahip olan Mardin Organize Sanayi Bölgesi, kapısına kilit vurma noktasına gelmiş durumda. Bölge işadamları ve halkı, çözüm için "Suriye, Irak, İran ile ilişkilerin geliştirilmesi, sınır kapılarının bir an önce açılması gerektiğine dikkat çekiyor.
Türkiye'nin ilk organize sanayi bölgelerinden biri olan Mardin Organize Sanayi Bölgesi, bilinçsiz yatırım ve hükümetin politikaları nedeniyle kapısına kilit vurma noktasına gelmiş durumda. Serbest bölgede ise iki yıldır üretim yapılmıyor. Mardin ekonomisi açısından hayati öneme sahip olan sanayi bölgesinin yeniden hayat bulmasının tek yolu olarak Irak, Suriye, İran gibi komşu ülkelerle ticari ilişkilerin geliştirilmesi görülüyor. Mardin Genç İşadamları Derneği (MARGİAD) Başkanı Erhan Ademhan, Gaziantep'te serbest bölge yokken kendilerinin Mardin'de serbest bölge kurmuş olmalarına rağmen zaman içerisinde Antep ikinci serbest bölgesini ve 7. organize sanayi bölgesini yapma aşamasına gelirken kendilerinin serbest ve organize sanayi bölgelerine kilit vurma noktasına geldiklerine dikkat çekiyor. "Bu durum düzelemez mi?" sorusuna Ademhan şu cevabı veriyor. "Elbette düzelebilir. Ama biz Irak'tan ve Suriye'den, İran'dan çok kopuk yaşıyoruz. Bu ülkelerle ilişkilerimizi geliştirmek zorundayız. Ticaretimiz de, sanayimiz de bu ülkelerle ilişkilerimize bağlı. Türkiye'de 120 ülkeye ihracat yapan iller var. Biz ise kapı komşusu olduğumuz ülkelere bile ticaret yapamaz durumdayız. Ülkeyi yönetenler, Mardin'i yönetenler ve sivil toplum örgütleri bu konuda çaba sarf etmiyorlar. Mardin sanayicisinin de çok bilinçsiz olduğunu söylemek lazım. Ticaret odalarımıza bilinçsiz insanlar, liyakatı bulunmayan insanlar akrabalık ilişkileri vs. ile işbaşına geldikleri için Mardin'deki problemlere çözüm olamıyorlar. Ticaret Odası yönetiminin 1 trilyonun üzerinde sermayesi vardı. Şimdi maaş bile ödeyemez durumda. Bu sermaye ne Suriye ve Irak ile bir ilişki kurmak için harcandı, ne de bir toplantı için harcandı. Şimdiye kadar hiçbir şey yapılmış değil. Organize sanayi bölgesi de çok kötü yönetiliyor. Yeterli donanıma sahip değiller Mardin sanayisini ve ticaretini yönlendirenler."
Turizm önemli ama yetmez Mardin'in turizm potansiyelini keşfettiklerini, son birkaç yıldır bu konuda ciddi gelişmeler yaşandığının altını çizen Ademhan, eskiden hiç olmayan gümüşçüler, halı dükkanları, butik oteller açıldığına dikkat çekiyor. Ademhan, "Ama bu turizmdeki canlanmada serbest ve organize sanayi bölgelerinin kuruluş sürecindeki heyecan gibi bir süre sonra sönecek. Geçen yıl Mardin'i ziyaret eden turist sayısı 460 bin civarında. Galler prensini ağırladık. Japon prensinin peşindeyiz. Ama bunlar hep ferdi ilişkilerle yapılan işler. Ama Mardin turizm master planı hazırlanmadığı sürece bu gelişim de bir balon gibi sönecek, plan şart" diyor. Turzmin tek başına kent ekonomisi için yeterli olmayacağını söyleyen Ademhan, Suriye, Irak ve İran ile ilişkilerin gelişitirilerek, Şenyurt Sınır Kapısı'nın bir an önce açılması gerektiğini vurguluyor. Nusaybin Kapısı'nın da uluslararası transit yola açılması gerektiğini belirten Ademhan, "Nusaybin Kapısı'nı açmanın önünde hiçbir engel yok. Mardin çok büyük bir ivme yakalar bu sınır kapıları ile. Habur sınır kapısının da bir an önce açılması gerekiyor. Türkiye şimdi Irak'taki pastadan çok az bir pay alıyor. Habur'u istediğimiz gibi kullanamıyoruz. Bu haliyle kullanma şansımız yok. Ama Suriye treni kaçmış değil."
Mardin Serbest Bölgesi Mardin Serbest Bölgesi 1995 yılında kısa adı MASBAŞ olan Mardin Serbest Bölge Kurucu İşleticisi AŞ tarafından kurulup işletilmeye başlandı. Mardin Serbest Bölge'nin kuruluş amacı başta Irak ve Suriye olmak üzere Ortadoğu ülkelerine yönelik bir üretim ve dağıtım merkezi olmak. Özellikle Ürdün'ün Irak için kurduğu sisteme benzer bir sistemi kurarak; Irak'a yönelik ticarette ambargonun etkisini hafifletmek. Serbest Bölge'nin bir diğer amacı da GAP bölgesindeki yerli girişimcilerin dış ticarete yönlendirilmesini sağlamak. 1996 yılında 6 firmayla faaliyete geçen Mardin Serbest Bölgesi'nde 26'sı yerli 3'ü yabancı, 3'ü ise yerli-yabancı ortaklığıyla kurulan toplam 32 firma faaliyet göstermesine rağmen üretime yönelik sadece 4 fabrika bulunuyor. Serbest Bölge'de üretimden ziyade, depolama, alım-satım ve kiralama alanında faaliyet gösteren firmalar bulunuyor. Mardin Serbest Bölgesi 2005 yılı sonuna kadar ki 10 yıllık falaayet süresi boyunca 103 milyon dolarlık bir ticaret hacmi gerçekleştirebildi. Serbest Bölge yetkilileri ilk iki yılda serbest bölgenin yoğun bir ilgiyle karşılaştığını ama ekonomik kriz ve 6 Şubat 2004 tarihinden sonra kurulacak firmalara gelir ve kurumlar vergisi muafiyetinin kaldırılmasının serbest bölgelere olan ilgiyi azalttığını söylüyorlar. Mardin Serbest Bölgesi'nde başta pamuk ve pamuk ürünleri, hırdavat malzemeleri, gıda maddeleri, tekstil ürünleri otomotiv yan sanayi ürünleri, kimyevi maddeler ve çay gibi malların ticaretinin yapıldığı bir üs konumunda. Yapılan ticaretin yüzde 60'ı Irak'a gerçekleştiriliyor
Bölgenin siyasi istikrarsızlığı ekonomiyi vuruyor Bedrettin Karaboğa (Güneydoğu Sanayici ve İşadamları Derneği Yüksek İstişare Kurulu Başkanı): Mardin Organize Sanayi Bölgesi'nde daha çok un fabrikaları, bulgur fabrikaları, makarna, büskivi, helva imalatı yapılmakta, endüstiryel olarak da birkaç fabrika bulunmaktadır. Son 3-4 ay içinde Irak'la yapılan ticaret hacminde biraz artma oldu. Maliyet girdilerinin fazla olması, sınır ticaretinin yapılamaması nedeniyle Mardin sanayisi zor günler geçiriyor. Gelişmekte olan ülkeler ağırlıklı olarak komşu ülkeleri ile ticaret yapmaktadır. Maalesef bölgemizde yaşanan siyasi istikrasızlıklar ekonomik istikrarsızlığa da neden olmuştur. Bölgemizde hem sermaye hem de beyin göçüne neden olmuştur. Kalifiye eleman sıkıntıları çekilmektedir. Şu anda Mardin'de yüzde 60'lara yakın işsizlik vardır. Irakla ticaretimizde bir canlanma olduğu görülmektedir. Mardin sanayicisi, işadamı bundan faydalanmakta. Ama Suriye'nin Nusaybin kapısının yıllardan beri Türkiye tarafından kapalı olması nedeniyle Suriye ile ticari ilişkilerimiz çok zayıf. Nusaybin kapısı açılırsa Mardin'in ticaret ve sanayisi çok hızlı bir şekilde gelişecek. Komşu ülkelerle aynı din, dil ve ırka mensup olma gibi ortak yanlarımız var. Suriye'de akrabalarımız var. Bunlar Suriye ile ticaretimizi geliştirmemizde fayda sağlayacaktır.
Turizm önemli ama yetmez Mardin'in turizm potansiyelini keşfettiklerini, son birkaç yıldır bu konuda ciddi gelişmeler yaşandığının altını çizen Ademhan, eskiden hiç olmayan gümüşçüler, halı dükkanları, butik oteller açıldığına dikkat çekiyor. Ademhan, "Ama bu turizmdeki canlanmada serbest ve organize sanayi bölgelerinin kuruluş sürecindeki heyecan gibi bir süre sonra sönecek. Geçen yıl Mardin'i ziyaret eden turist sayısı 460 bin civarında. Galler prensini ağırladık. Japon prensinin peşindeyiz. Ama bunlar hep ferdi ilişkilerle yapılan işler. Ama Mardin turizm master planı hazırlanmadığı sürece bu gelişim de bir balon gibi sönecek, plan şart" diyor. Turzmin tek başına kent ekonomisi için yeterli olmayacağını söyleyen Ademhan, Suriye, Irak ve İran ile ilişkilerin gelişitirilerek, Şenyurt Sınır Kapısı'nın bir an önce açılması gerektiğini vurguluyor. Nusaybin Kapısı'nın da uluslararası transit yola açılması gerektiğini belirten Ademhan, "Nusaybin Kapısı'nı açmanın önünde hiçbir engel yok. Mardin çok büyük bir ivme yakalar bu sınır kapıları ile. Habur sınır kapısının da bir an önce açılması gerekiyor. Türkiye şimdi Irak'taki pastadan çok az bir pay alıyor. Habur'u istediğimiz gibi kullanamıyoruz. Bu haliyle kullanma şansımız yok. Ama Suriye treni kaçmış değil."
Mardin Serbest Bölgesi Mardin Serbest Bölgesi 1995 yılında kısa adı MASBAŞ olan Mardin Serbest Bölge Kurucu İşleticisi AŞ tarafından kurulup işletilmeye başlandı. Mardin Serbest Bölge'nin kuruluş amacı başta Irak ve Suriye olmak üzere Ortadoğu ülkelerine yönelik bir üretim ve dağıtım merkezi olmak. Özellikle Ürdün'ün Irak için kurduğu sisteme benzer bir sistemi kurarak; Irak'a yönelik ticarette ambargonun etkisini hafifletmek. Serbest Bölge'nin bir diğer amacı da GAP bölgesindeki yerli girişimcilerin dış ticarete yönlendirilmesini sağlamak. 1996 yılında 6 firmayla faaliyete geçen Mardin Serbest Bölgesi'nde 26'sı yerli 3'ü yabancı, 3'ü ise yerli-yabancı ortaklığıyla kurulan toplam 32 firma faaliyet göstermesine rağmen üretime yönelik sadece 4 fabrika bulunuyor. Serbest Bölge'de üretimden ziyade, depolama, alım-satım ve kiralama alanında faaliyet gösteren firmalar bulunuyor. Mardin Serbest Bölgesi 2005 yılı sonuna kadar ki 10 yıllık falaayet süresi boyunca 103 milyon dolarlık bir ticaret hacmi gerçekleştirebildi. Serbest Bölge yetkilileri ilk iki yılda serbest bölgenin yoğun bir ilgiyle karşılaştığını ama ekonomik kriz ve 6 Şubat 2004 tarihinden sonra kurulacak firmalara gelir ve kurumlar vergisi muafiyetinin kaldırılmasının serbest bölgelere olan ilgiyi azalttığını söylüyorlar. Mardin Serbest Bölgesi'nde başta pamuk ve pamuk ürünleri, hırdavat malzemeleri, gıda maddeleri, tekstil ürünleri otomotiv yan sanayi ürünleri, kimyevi maddeler ve çay gibi malların ticaretinin yapıldığı bir üs konumunda. Yapılan ticaretin yüzde 60'ı Irak'a gerçekleştiriliyor
Bölgenin siyasi istikrarsızlığı ekonomiyi vuruyor Bedrettin Karaboğa (Güneydoğu Sanayici ve İşadamları Derneği Yüksek İstişare Kurulu Başkanı): Mardin Organize Sanayi Bölgesi'nde daha çok un fabrikaları, bulgur fabrikaları, makarna, büskivi, helva imalatı yapılmakta, endüstiryel olarak da birkaç fabrika bulunmaktadır. Son 3-4 ay içinde Irak'la yapılan ticaret hacminde biraz artma oldu. Maliyet girdilerinin fazla olması, sınır ticaretinin yapılamaması nedeniyle Mardin sanayisi zor günler geçiriyor. Gelişmekte olan ülkeler ağırlıklı olarak komşu ülkeleri ile ticaret yapmaktadır. Maalesef bölgemizde yaşanan siyasi istikrasızlıklar ekonomik istikrarsızlığa da neden olmuştur. Bölgemizde hem sermaye hem de beyin göçüne neden olmuştur. Kalifiye eleman sıkıntıları çekilmektedir. Şu anda Mardin'de yüzde 60'lara yakın işsizlik vardır. Irakla ticaretimizde bir canlanma olduğu görülmektedir. Mardin sanayicisi, işadamı bundan faydalanmakta. Ama Suriye'nin Nusaybin kapısının yıllardan beri Türkiye tarafından kapalı olması nedeniyle Suriye ile ticari ilişkilerimiz çok zayıf. Nusaybin kapısı açılırsa Mardin'in ticaret ve sanayisi çok hızlı bir şekilde gelişecek. Komşu ülkelerle aynı din, dil ve ırka mensup olma gibi ortak yanlarımız var. Suriye'de akrabalarımız var. Bunlar Suriye ile ticaretimizi geliştirmemizde fayda sağlayacaktır.
Evrensel'i Takip Et