Halk hizmetle tanışacak

Mezra Beldesi Belediye Başkanı Hasan Gören, işe hızlı başladı. Yıllardır beldenin yarayan kanası olan su sorununun çözülmesi ve kirli su kanalının kapatılması için girişimlerde bulunan Gören, okul müdürleriyle yaptığı toplantının ardından da kütüphane için kitap kampanyası başlattı.

Urfa Birecik'e bağlı Mezra Beldesi'nde yerel seçimleri Demokratik Güçbirliği'nin adayı Hasan Gören kazandı. Yaklaşık 5 bin nüfusu, 2 bin 700 seçmeni olan beldede; 776 oy alan Hasan Gören mazbatasını alarak görevine başladı. Mezra Beldesi'nde belediyeyi iki dönemdir Saadet Partisi yönetiyordu. Belediyeyi 150 milyar lira borçla devraldıklarını söyleyen Gören, ilk işinin su sorununu çözmek olduğunu söyledi. Gören, Demokratik Güçbirliği'nin de devam etmesi gerektiğini söyledi. Mezra Beldesi Belediye Başkanı Hasan Gören sorularımızı yanıtladı.

- Nasıl bir belediye devraldınız? - Belediyecilik hizmetleri anlamında sorunlar yığılmış bulunuyor. Beldeyeye yapılmış ciddi anlamda hiçbir hizmet ve yatırım yok. Belediyeyi 150 milyara yakın bir borçla devraldık. Sorunlar çığ gibi. Ancak tüm sorunları kısıtlı olanaklarımızla bir bir aşmaya çalışacağız. Bunları yaparkende en önemli destekçimiz halk olacak. Kanalizasyon ve elektirik sorunu var. Bunlar biraz uzun vadede çözmeye çalışacağımız sorunlar. Hemen müdahale edilmesi gereken sorunlar ise su ve köyde bulunan kirli su kanalı. Bu sorunlarla ilgili girişimlerde bulunduk bile. Yakında suda tahlil çalışmaları, kanalıda kapatma çalışmaları başlayacak. Böylece bu iki sorunun ortaya çıkardığı yaygın hastalıklarıda önlemiş olacağız. Özetle sorunlarımız çok ve bunlar sadece teknik anlamda olan sorunlarla sınırlı değil. Eğitim, sağlık, sorunları, gençliğin diğer ihtiyaçları... Yöremizde aşiretçilik de önemli bir sorun. Bu yüzden birçok aile kavgalı. Bu aslında bölgesel bir sorun. Ama biz bunlarıda çözmeye kararlıyız. Yıllardır yürüttüğümüz çalışmalarla bu konuyla ilgili önemli adımlar attık. Mezrada eskiden aşiretler arasında olan seçim yarışı bu kez partiler arasında oldu. Bizim seçim başarımızın en önemli nedenlerinden biri de birkaç aşiretin değil, halkın adayı olarak ortaya çıkmamız oldu. Bunun, bundan sonrası için önemli bir adım olduğunu düşünüyorum.

- Seçim çalışmalarınızda şeffaf, demokratik ve halkçı bir belediyeciliği ön plana çıkardınız. Bunun adımları nasıl atılacak? - Bu zamanla hayata geçecek, ama mutlaka hayata geçmesi gereken bir konu. Bu projeyi hayata geçirebilirsek kısıtlı olanaklarımıza rağmen çözemeyeceğimiz hiçbir sorunun olmayacağını düşünüyorum. Halkı mutlaka karar mekanizmalarına katacağız. Mezra halkı belediyecilikle tanışacak. Halkı her konuda bilgilendireceğiz. Kısaca halkın olan belediyeyi halk açacağız. Örneğin geçenlerde okul müdürleriyle bir görüşmemiz oldu. Bizden kütüphane talepleri var. Bunun içinde hemen girişimlere başladık. Şimdi ise kitap bağış kampanyası başlattık. Özellikle öğrencilerin kaynak ders kitaplarına ihtiyacı var. Gazeteniz aracılığıyla tüm Evrensel okurlarını Mezralı öğrenciler ve gençleriyle dayanışmaya çağırıyorum.

- Son olarak söylemek istedikleriniz var mı? - İşimizin çok zor olduğunu biliyoruz. Ancak sorumluluklarımızın da bilincindeyiz. Özellikle Mezra halkına bize gösterdiği güven ve destekden dolayı teşekür ediyorum. Onların bu güvenlerine layık olmaya çalışacağız. Evrensel gazetesini de hem seçimler öncesi hem de seçimler döneminde bize gösterdiği ilgiden dolayı ayrıca teşekkürlerimi sunuyorum.

src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


'Emperyalist halka tamamlanıyor' Ankara Barosu tarafından 5 Nisan Avukatlar Günü etkinlikleri içerisinde yapılan "Son Yasal Düzenlemeler ve Uygulamaları" başlıklı panelde yapılan son yasal düzenlemelerle emperyalist halkanın tamamlanmaya çalışıldığı vurgulandı. Önceki gün yapılan panelde konuşan Türk Tabipler Birliği İkinci Başkanı Metin Bakkalcı, Ecevit Hükümeti döneminde 386 yasa çıkartıldığını ancak hiçbir milletvekilinin yasalar konusunda istekli olmadığını söyledi. Bakkalcı, yasalar çıkartılırken Meclis Başkanı ile görüştüklerini ve "yapacak bir şey yok" yanıtını aldıklarını belirterek, "yürütme görevini üstlenen meclis, bu görevi uluslararası odaklara devretmiş durumdadır" şeklinde konuştu. 'Sağlıkta Dönüşüm' adı verilen projenin, hayata geçirilmeye çalışıldığına dikkat çeken Bakkalcı, sağlık çalışanlarının sağlık güvencelerinin ortadan kaldırılacağı, 'ne kadar hastaya bakarsan o kadar para' denilen bir sürece girildiğini belirtti. Kanser hastaları gibi uzun sürede tedavi edilen hastaların ikinci plana itilmek istendiğini söyleyen Bakkalcı, bu durumun son derece tehlikeli olduğunun altını çizdi.

AKP eleştirildi Eğitim-Sen Genel Başkanı Alaaddin Dinçer ise 5 Nisan kararlarının ardından emperyalist politikaların yaşam alanlarına sirayet etmeye başladığını vurguladı. AKP'nin eğitim politikalarına karşı çıkarken mevcut eğitim sistemini de savunmadıklarına dikkat çeken Dinçer, "eğitim her hükümet tarafından ötelenen, ikinci plana atılan bir alan olmuştur" dedi. İç ve dış borç açığının 70 milyar doları geçtiğini söyleyen Dinçer, bu tablo içinde emekçilerin olmadığını dile getirdi.

'Dış aktörler gözardı edilemez' Ziraat Mühendisleri Odası Genel Başkanı Gökhan Günaydın, Türkiye'nin içinde bulunduğu tabloya bakarak sadece 'iç aktörlerin' suçlanmasını yanlış bulduğunu belirterek, "Asıl suçlanması gereken uluslararası tekellerdir, yani dış aktörlerdir" şeklinde konuştu. Günaydın, Türkiye'de çoğu kurumun "zarar ediyor, halka açılsın" denilerek satıldığını kaydederek, tüm bu yaklaşımların sonunun felaket olduğunu ifade etti. SEK'in de bu yaklaşımla satıldığını söyleyen Günaydın, SEK'in 33 fabrikasından 19'unun hiç açılmadığını, çünkü başka amaçlarla alındığını belirtti. SEK'in satın alanlardan sadece Danone'nin yoğurt ürettiğini vurgulayan Günaydın, "köylü sütün kilosunu Danone'ye 400 bin liraya satıyor, ancak biz Danone yoğurdun kilosunu 2 milyon liradan alıyoruz. Aradaki korkunç kar İsviçre'ye gidiyor" dedi.

www.evrensel.net