Deprem vurgununa soruşturma açıldı
Ankara DGM Cumhuriyet Savcısı Cengiz Köksal, Marmara depremi sonrası Bayındırlık ve İskân Bakanlığı'nca yapılan ihalelerle ilgili olarak soruşturma başlattı.
Bakana yönelik iddialar Bu arada operasyona konu olan Pırlanta İnşaat'ın, Bayındırlık Bakanı Koray Aydın'ın satın aldığı bir evin tadilatını üstlendiği öne sürüldü. Alınan bilgiye göre; Bakan Koray Aydın tarafından geçen yıl Ankara'nın Çankaya semtinde satın alınan 4 katlı bir binanın iç ve dış tadilatı söz konusu firma tarafından yapılıyor. İçi tamamen yıkılarak yeniden düzenlenen binanın konut ve büro olarak kullanılacak şekilde düzenlendiği ve bu işler için büyük masraf yapıldığı bildirildi.
Bakan Aydın endişeli Bakanlar Kurulu toplantısının ardından basın toplantısı yapan Bayındırlık Bakanı Koray Aydın'ın oldukça endişeli olması dikkat çekti. Saat 06.00'da yapılan operasyondan saat 10.00'da İçişleri Bakanı Rüştü Kazım Yücelen'in kendisini aramasıyla haberdar olduğunu bildiren Aydın, Yücelen'in kendisine verdiği bilgi notunu gazetecilere okudu. Bilgi notunda, Bayındırlık Bakanlığı Yapı İşleri Genel Müdürlüğü'nün yapmış olduğu ihalelerde, gözaltına alınan kişilerin, ihalelere girmek için müracaat eden, ancak yeterlilik alamayacak firmaların yeterlilik almalarını sağladıkları, ihaleye katılmalarını istemedikleri firmaların ise dosyalarından belge çıkarmak suretiyle yeterlilik almalarına engel oldukları ve bu şekilde 150-200 firma ile irtibat kurdukları belirtildi. Bu firmaların yüzde 6-9 kırım ile ihaleleri almalarını sağladıklarının vurgulandığı bilgi notunda, "Mustafa Eriş'in 10 yıldır Yapı İşleri Genel Müdürlüğü'ndeki ihaleleri organize ettiği" tespitine yer verildi. DGM Savcısı'nın, operasyonun bakanlığın üst düzey bürokratlarını kapsamadığını, alt düzeyde çalışanlarla şirketin ilişkisinin tespit edilmeye çalışıldığını aktardığını iddia eden Aydın ise, gözaltına alınan şef ve şube müdürünün uzun yıllardır bakanlıkta görev yaptığını, söz konusu şirketin de 10 yıldan beri bu çalışmaları yapmalarının dikkate alınarak sürdürülen operasyonun 10 yıl geriye dönük olarak sürdürülmesini savcıdan istediğini bildirdi. Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Aydın, Yücelen'in İçişleri Bakanı olmasından sonra operasyonun başladığını, ayrıca Yücelen'in de konudan yeni haberdar olduğunu söyledi. Operasyonun tamamen İçişleri Bakanlığı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ve Ankara Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlar Şube Müdürlüğü'nce yürütüldüğünü söyleyen Aydın'ın ifadesinden Sadettin Tantan'dan sonra ANAP'ın MHP'ye yönelik bir operasyon amaçladığı sonucu çıkarken, "Tabii konunun bize intikalinden önce basına intikal etmiş olması dikkat çekici" sözleri de bu yargıyı doğruladı.
Her zamanki sözler "Deprem bölgesi ihaleleriyle ilgili daha önce de iddialar ortaya atıldığı" hatırlatılarak, niye kendisinin inceleme başlatmadığının sorulması üzerine Aydın, 7-8 ay süren bir incelemeyi geçirdiklerini söyledi. Kendi dönemlerinde dahil, geriye dönük, geniş çaplı bir araştırmanın yapılmasını desteklediklerini yineleyen Bakan Aydın, "Bağlantı nereye sıçrar, kimi kapsarsa kapsasın bu tür operasyonlardan korkmamak lazım. Çünkü kanun önünde suçsuz olan kişilerin korkacak bir şeyleri yoktur" diye konuştu. src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön'Korku Tapınağı'ndan korktular! Jülide Kalıç Gazeteci Yazar Celal Başlangıç'ın geçtiğimiz ay İletişim Yayınları tarafından yayınlanan "Korku Tapınağı" adlı kitabı, TCK'nın 159. maddesine muhalefet ettiği iddiasıyla toplatıldı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Bürosu, 21.08.2001 tarih ve 2001/476 sayılı yazılarıyla, kısa sürede 3 baskı yapan "Korku Tapınağı" adlı kitabının toplatılması talebiyle İstanbul 2. Sulh Ceza Mahkemesi'ne başvurdu. Başvuruyu değerlendiren İstanbul 2. Sulh Ceza Mahkemesi Hakimi Dursun Ali Gümüş, kitabı "askeri kuvvetlerin tahkir ve tezyif edildiğini" öne sürerek toplattı. Toplatma kararında; "...'Katliama yolculuk, Güçlükonak' adlı bölümde 15 Ocak 1996 tarihinde Güçlükonak'ta 11 kişinin bir minibüste taranarak öldürülmesi olayını askerlerin gerçekleştirdiği, 'Silopi'de kayıplar ve Şırnak Cumhuriyeti' adlı bölümde HADEP Silopi ilçe başkanının İlçe Jandarma Komutanlığı'na gittiği andan itibaren hakkında haber alınamadığı, bölgede korkunun giderek yayıldığı, Gaffar Okkan suikastının JİTEM adında bir örgüt tarafından yapıldığına ilişkin yaygın bir inanç olduğu, 'Lice'nin Çığlığı' adlı bölümde Lice'nin birkaç kez yıkılıp yakıldığı ve 22 Ekim 1993 tarihinde askerler tarafından toplar, helikopterler ve otomotik silahlarla tarandığı, 'Tunceli Yarıaçık Cezaevi' bölümünde ilde askerler tarafından yargısız infazlar, gözaltında kayıplar, eşi benzeri görülmemiş gıda ambargosu uygulandığı şeklindeki görüşlere yer verilerek, Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde meydana gelen terör olaylarından haksız ve asılsız ifadelerle Türk Silahlı Kuvvetleri'nin sorumlu tutulduğu, askeri kuvvetlerin tahkir ve tezyif edilerek TCK'nın 159. maddesine aykırı davranıldığı kanatine varılmıştır" görüşü savunuldu.
Karar çağdışı Gazeteci Yazar Celal Başlangıç, kitabının toplatılmasıyla ilgili gazetemize yaptığı değerlendirmede Türkiye'nin kötü bir süreçten geçtiğine işaret ederek, kararı çağdışı bulduğunu söyledi. Türkiye'nin AB sürecinde demokratik olmanın gereğini yerine getirmediğini vurgulayan Başlangıç, karara itiraz edeceklerini duyurdu. Kitabın yayına hazırlandığı İletişim Yayınları'nın yöneticilerinden Nihat Tuna da, kısa sürede 3 baskı yapan kitabın toplatılması kararını demokratik bulmadığını söyledi. Tuna, kitabın daha önce Radikal gazetesinde yer alan yazıları içerdiğine işaret ederek, kitap ile ilgili henüz bir dava açılmadığını, ancak önümüzdeki günlerde dava açılmasını da beklediklerini kaydetti. Yargılama olmaksızın bir kitap hakkında toplatma kararı verilmesini eleştiren Tuna, dünyanın hiçbir yerinde böyle bir uygulamanın söz konusu olmadığına vurgu yaptı.
Belgelerden oluşuyordu Celal Başlangıç, İletişim Yayınları'ndan çıkan "Korku Tapınağı" adlı kitabında, sıcak çatışma sürecinin en başından itibaren Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinden edindiği gözlemlerini aktarmıştı. Yeşilyurt köylülerine dışkı yedirme olayından, HADEP'li son kayıplara kadar bütün bir sürecin fotoğraflarını sunan kitap, yeni bilgi ve belgeleri de içeriyor. Kitap, hem bölge halkının hem de bölgede görev yapan gazetecilerin anlatımlarını da barındırıyor.
Evrensel'i Takip Et