Ulucanlar davası bugün

Ulucanlar davası bugün

Ankara Ulucanlar Cezaevi'nde 10 tutuklunun katledilmesiyle sonuçlanan 26 Eylül 1999 tarihindeki operasyonla ilgili olarak açılan dava bugün başlayacak.

Ulucanlar davası bugün
Ankara Ulucanlar Cezaevi'nde 10 tutuklunun katledilmesiyle sonuçlanan 26 Eylül 1999 tarihindeki operasyonla ilgili olarak açılan dava bugün başlayacak. Sorumlular yerine, katliamdan canını kurtaranlar aleyhine açılan davada 1 kişi ölüm, 84 kişi ise 12 ile 47 yıl arasında hapis istemiyle yargılanacak. 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülecek davaya tutuklu yakınlarının yanı sıra partiler ve kitle örgütleri temsilcilerinin de yoğun katılımı bekleniyor.
Ankara Cumhuriyet Savcılığı'nın iddianamesiyle açılan davada tutuklular, "adam öldürmek, faili gayri muayyen şekilde adam öldürmek, adam öldürmeye tam teşebbüs, yaralamak, cezaevi idaresine karşı ayaklanma, Ateşli Silahlar Kanunu'na muhalefet, patlayıcı madde bulundurmak, cezaevi binasında zarara sebebiyet vermek" suçlamalarıyla yargılanacak.
"Adalet Bakanlığı'nın gizlice aldığı sevk kararını uygulama" bahanesiyle 26 Eylül 1999 tarihinde Ulucanlar'daki Ankara Merkez Cezaevi'nde yapılan operasyonda tutuklulardan 3'ü pompalı tüfeklerden, 7'si de biri uzun namlulu olmak üzere diğer ateşli silahlardan çıkan kurşunlarla öldürüldü. Tutukluların çoğunluğunun yakın mesafeden açılan ateş sonucu hayatını kaybettiği, pek çok tutuklunun vücudunun ağır darp nedeniyle tanınmayacak halde olduğu otopsi raporlarıyla saptandı.
Sorumluları aklama çabası
Operasyondan, Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk başta olmak üzere pek çok kişi ve kurum ilk elde sorumlu olmasına karşın, tutukluların bu yöndeki suç duyuruları olumsuz karşılandı. İl İdare Kurulu jandarmaların yargılanması talebini "men-i muhakeme" olarak değerlendirirken, gardiyan ve cezaevi müdürleri için de takipsizlik kararı verdi. Operasyona katılan polisler hakkında soruşturma dahi açılmadı.
Katılım çağrısı
Emeğin Partisi (EMEP) Ankara İl Örgütü de dava dolayısıyla yazılı açıklamada yaparak, katliamdan sağ kurtulan tutuklu ve hükümlülere idama varan cezalar istenmesinin kabul edilemez olduğunu bildirdi. Kamuoyunun tüm yargı sürecine ilgi göstermesi gerektiği kaydedilen açıklamada, devletin tutukluları düşman olarak gören yaklaşımı eleştirildi. Açıklamada, "Devlet dava açarak, tutuklulara adeta 'Niçin ölmediniz, benim operasyonumdan nasıl sağ kurtulursunuz' demektedir. Biz bunu kabul etmiyoruz. Cezaevinde savunmasız insanları katledenler şimdi de, 'Verin bakalım sağ kalmanın hesabını' diyor. Demokratik kamuoyu buna karşı tepkisini, davaya göstereceği ilgiyle ortaya koyacaktır" denildi.
Ankara Haklar ve Özgürlükler Platformu tarafından yapılan açıklamada ise Ulucanlar'da katledilenlerin halkın evlatları oldukları ve hesap sorma sırasının şimdi kendilerinde olduğu ifade edilerek, "5. Ağır Ceza Mahkemesi önünde, gözyaşlarımızı ve duygularımızı kine dönüştürmek için tüm halkımızı bekliyoruz" denildi. İnsan Hakları Derneği Ankara Şubesi de yaptığı yazılı açıklamada, insan hakları savunucularına davaya katılım çağrısında bulundu.
Grup Yorum, Özgürlük Türküsü, Kültür Sanatta Tavır dergisi, Fotoğraf ve Sinema Emekçileri, Ayşe Gülen Halk Sahnesi ve İdil Kültür Merkezi tarafından ortak yapılan açıklamada ise, Ulucanlar katliamı davasına katılım çağrısı yapıldı. Yazılı açıklamada, infaz ve katliamların bir politika haline getirildiği belirtilerek, haklı ve mağdur durumda olan tutukluların yargılanması protesto edildi. src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


Yeter davası için, Tantan'a mektup
DİSK/Limter-İş Sendikası Eğitim Uzmanı Süleyman Yeter'in gözaltında işkence edilerek öldürülmesi üzerine açılan davaya bugün saat 09.30'da İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam edilecek.
Süleyman Yeter Cinayeti Davasını İzleme Komisyonu, duruşmaya katılım çağrısı yaptı. Komisyon'un dünkü yazılı açıklamasında, "Geleceği muştulayan umutlarımız hep taze olsun. Yaşanacak bir dünya uğruna kavgamız umudumuzun adı olsun. Kara günler bizi kovalayadursa da, biz karanlıkta ışık olmaya devam edelim, ama hep birlikte" denildi. Açıklamada, işkencenin bir insanlık suçu olduğuna dikkat çekilerek, davaya güç verilmesi istendi.
Dayanışma gazetesi tarafından yapılan yazılı açıklamada ise, Yeter'in gazetelerini ziyarete geldiği gün gözaltına alındığı belirtilerek, "Bu davaya sahip çıkmak kendimize sahip çıkmaktır. O halde gelin 22 Şubat'ta birlikte olalım. Birlikte işkenceye ve işkencecilere dur diyelim" görüşüne yer verildi. İHD İstanbul Şubesi Yönetim Kurulu üyeleri ve Süleyman Yeter'in yakınları, Süleyman Yeter'i işkenceyle katleden polislerin hâlâ yakalanamamış olmalarını kınamak amacıyla İçişleri Bakanı Sadettin Tantan'a mektup gönderdiler. Dün, Sirkeci Postanesi'nde bir araya gelen İHD İstanbul Şube Başkanı Av. Eren Keskin, İHD İstanbul Şubesi Yönetim Kurulu üyeleri Av. Gülseren Yoleri, Doğan Genç, Şen Süer Kaya ile Yeter davasının müdahil avukatı Keleş Öztürk ve Yeter'in eşi Ayşe Yumli Yeter, Tantan'a mektubu göndermelerinin ardından postane giriş kapısı önünde basın açıklaması yaptılar. Eren Keskin, Yeter'in ölümünden sorumlu gösterilen üç polis hakkında açılan davada mahkemenin gıyabi tutuklama kararı verdiğini hatırlatarak, bu polislerin halen yakalanamamasının hiçbir inandırıcılığı olmadığını söyledi. İnsan hakları savunucularının ve demokratik kamuoyunun 'gıyabi tutuklu polislerin korunduğu' inancında olduğunu belirten Keskin, "Bakan Tantan'ın üzerine düşeni yaparak suçlu polislerin yakalanmasını ve yargı önüne çıkartılmasını sağlamasını istiyoruz" dedi. Keskin, Süleyman Yeter'in işkence ile öldürüldüğünü belgeleyen rapora imza atan Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı hakkında da İstanbul Valiliği'nin soruşturma açtığını hatırlatarak, "Bu da yönetenlerin işkence gerçeğine nasıl yaklaştığını göstermektedir" dedi. Postane önünde yapılan basın açıklamasında polis ekiplerinin de yoğun yığınak yaptığı gözlendi.
Öte yandan İstanbul Üniversitesi Merkez Kampüsü'ünde bir araya gelen öğrenciler de, Ulucanlar katliamı ve sendikacı Süleyman Yeter'in işkencede öldürülmesi davalarının bugün devam edecek duruşmalarına katılım çağrısı yaptılar. Öğrenciler, dia gösterimi ve müzik dinletisi sundukları, şiirler okudukları forumda, sistemin cezaevi politikalarını ve hücre tipi cezaevi uygulamasını protesto ettiler. 200 öğrencinin katıldığı forumda, "Hücre tipi yaşama hayır" pankartı açıldı.
www.evrensel.net