Uslu:

Uslu: 'Sistem enkaz altında kaldı'

Yaratılan gerilimlerin, krizler, kaosların kendilerini yorgun düşürdüğünü belirten Uslu, Türkiye'nin bozuk demokrasi sicili ve insan hakları listelerinde yer aldığını söyledi.

Uslu: 'Sistem enkaz altında kaldı'
Hak-İş'e bağlı Öz Gıda-İş Sendikası'nın 9'uncu Olağan Genel Kurulu'nda, sistem eleştirilerek, sistemin, ilkel kurumlarıyla birlikte depremde enkaz altında kaldığı değerlendirmeleri yapıldı. Genel kurulu çok sendikacı ve siyasetçinin yanı sıra Moskova ve Özbekistan'dan da sendikacılar izledi.
Dedeman Oteli'nde 236 delegenin katılımıyla başlayan genel kurulda konuşan Öz Gıda-İş ve Hak-İş Genel Başkanı Salim Uslu, sistemi, parlamentoyu ve siyasileri eleştirdi. Uslu, sendikada görevde bulunduğu 4 yıl içinde iki genel seçim, iki Meclis, altı hükümet, siyasi bunalımlar, ekonomik krizler, reform diye sunulan harikalar, hasır altı edilmeye çalışılan ve af kapsamına alınan yolsuzluklar, çeteler ve 28 Şubat'ta bildik Türkiye klasiğini yaşadıklarını söyledi.
Yaratılan gerilimlerin, krizler, kaosların kendilerini yorgun düşürdüğünü belirten Uslu, Türkiye'nin bozuk demokrasi sicili, insan hakları ve hukuk ihlalleri listelerinde yer aldığını söyledi. İyiniyetli adımlarla imzalanmış uluslararası sözleşmelerin bile iç hukukta karşılığının olmadığına değinen Uslu, Takrir-i Sükûn, sıkıyönetim, olağanüstü hal, darbe ve muhtıra geleneği ve kültürü ile taleplerin ezilmesinden, es geçilmesinden vazgeçilmesini istedi.
Türkiye'nin deprem felaketine maruz kalanların yaralarını sarması gerektiğini hatırlatan Uslu, bu depremin yalnızca boyutuyla ve kaybedilenlerle değil, enkaz altında kalan sistem boyutuyla da unutulmayacağını ifade etti. Uslu, "Deprem sonrasında, yaraları sarmada, önlem almada ve çözüm üretmede beceriksiz ve mecalsiz, ancak hantal ve inatçı tavır sergileyen sistem, ilkel kurumları ile enkaz altında kalmıştır" dedi.
Hükümetin 100'üncü gününü doldurduğunu ve bu süre içerisinde toplumdaki hoşnutsuzluğun iyice arttığını belirten Uslu, reform adı altında vergi sisteminin bozulduğunu, SSK'nın, bankaların batırıldığını, KİT'lerin yağmalanıp satıldığını, KİT ürünlerine peş peşe zam yapıldığını, rantiyeye teşvik yapılırken, üretimsizlikten şikâyet edildiğini, kayıtdışının teşvik edildiğini hatırlattı.
100 saldırı günü
Sosyal Güvenlik Reformu diye geri ve ilkel bir yasayla çalışanların emeklilik ve sigorta haklarının gasp edildiğini de vurgulayan Uslu, çözüm olarak yasanın sosyal devlet anlayışıyla yeniden ele alınmasını, işgüvencesi yasasının ILO normlarına çıkartılmasını, kayıtdışı yönetim ve ekonominin önlenmesini, sendikal haklar ve özgürlükler önündeki engellerin kaldırılmasını istedi.
Jeologların, kıtaların birbirini sıkıştırmasının enerji patlamasına ve bunun de depreme yol açacağını söylediklerini hatırlatan Uslu, bütün bu önlemlerin alınmaması halinde ise; "Türkiye'de de toplum mühendisleri, toplumu sıkıştırıyorlar. Oysa toplumsal enerjinin sıkışması, sosyal depremlere neden olacağını" söyledi.
Deprem düzeni de yıktı
Fazilet Partisi Genel Başkanı Recai Kutan da, depremle birlikte bozuk düzenin, sistemin yıkıldığını, sadece jeolojik deprem değil, ekonomik, siyasi, sosyal depremin de olduğunu söyledi. Türkiye'de gerçek demokrasinin olmadığını, bunu kurumların üst kademelerinde bulunanların da dile getirdiğini kaydeden Kutan, toplanan verginin yüzde 96'sının rantiyeye gittiğini, Hazine'nin ihale açtığını ve faiz hadlerinin yüzde 8 artırılarak, 50 trilyonun rantiyerlere aktarıldığını dile getirdi.
Sosyal Güvenlik Yasası için Anayasa Mahkemesi'ne başvuracaklarını ve iptal edilmesini umduklarını belirten Kutan'dan sonra konuşan DYP Genel Başkan Yardımcısı Ali Şevki Erek, BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve CHP Genel Başkan Yardımcısı Cevdet Selvi de hükümete ve sisteme eleştirilen yönelttiler. Yapılan konuşmalarda hükümetin ve Meclis'in bu kadar kısa sürede yıpranmasına ve güven kaybetmesine dikkat çekildi. Selvi, sistemin sorgulanması ve bu çarpık, yozlaşmış düzenin değiştirilmesi gerektiğini dile getirdi.
www.evrensel.net