14 Haziran 2015 05:34

Tek Bir

Paylaş

Arte MİSİA

Kimileriniz için ilk kez, kimileriniz için son kez, kimileriniz içinse birçok kez karne zamanı geldi. MUŞ stili eğitim sisteminin zirvesi bu karnelerdi. Bir yıl boyunca öğretiyorMUŞ/anlıyorMUŞ/ölçüyorMUŞ gibi yapıp elimize geçen tek şey bu kağıt parçası olduğu için önemi büyüktü. Geçmiş zaman kullanıyorum zira e-okul çıktı çıkalı mertlik bozuldu. Artık ne karne heyecanı var, ne sürprizler... Zaten her şey karneyi çamaşır suyuyla düzelten öğrencilerin nesli tükendiğinde samimiyetini kaybetmişti kanımca. Ama bu konumuz dışı. Neyse sevgili okur ben konuya girene kadar tonla laf etmeyi severim bilirsin. İdare et.
Okullar kapanınca, eğitim öğretim yılını değerlendirme yazıları yazılır, bol istatistik soslu haberler yapılır. Hükümete karne verilip, sınıfta bırakılır. İşte bu ciddi görevi Evrensel Pazar adına bana verildi.

İNSAN HAKLARI VE DEMOKRASİ HAZIRLIĞI

Kalabalık sınıfların bir türlü atanmayan öğretmenleri, müfredatın altı üstüne gelmiş hali gibi tonla süregelen derdin arasında 5. sınıfların yabancı dil hazırlık sınıfına dönüştürülmesi yeni bir gelişme olacak. İngilizce hazırlık sınıfı imam hatip ortaokullarında Arapça hazırlık olarak da okutulabilecek. Bunun artısı eksisini bir yana koyarak bu kalbiniz kadar temiz sayfadan başka bir şey önereceğim, çoluğu çocuğu formalı okur. İnsan Hakları ve Demokrasi dersi hazırlık sınıfı.
“Ne TEOG’da soru çıkar ne LGS ya da LYS de öğrenciler sorumludur, atsan atılmaz satsan satılmaz bir ders bu, hazırlığı da nerden çıktı” demeden hele bir dinle.
Dünyanın yetişkin kanunlarından tamamen habersiz bu nedenle tamamen mutlu bir bebenin önce tek bir insana (anne baba ya da bu ikilinin birlikte olan anne baba haline) koşulsuz biat etmesi gerekir. Annenin sözünden çıkma, babana karşı gelme bir insan evladının “tek güçle” imtihanının ilk adımıdır. Sonra bir yaratıcı güç çıkagelir-küçük oğluma sorarsanız adını söyleyince ışınlanıp geliyor ama görünmüyor- ona kayıtsız şartsız biat etmek gereklidir. Kuralları çok kesin ve nettir. Değil karşı çıkmak sorgulamak dahi onun inanç sisteminden aforoz edilmenize yeterlidir ki tek derdi “kabul görmek”, “onaylanmak” olan bir çocuk için bunun bile nasıl bir ceza olduğunu siz bir ara ayrıca ele alın.

TEK BİR DİYECEĞİM VAR

Sonra okullu olunur, sınıflar doldurulur... Burada anne babanın ve hatta yaratıcı gücün yerini tek güç olarak öğretmen alır. Bana inanmıyorsan öğrencilerime sor. Geçen hafta ödevini hiç görmeden bir öğrenciye 100 verip “Var mı itirazı olan” diye sınıfta kükrediğimde tek bir ağızdan “Estağfurallah  hocam” cevabını aldığım öğrencilere. Olayın hemen akabinde benim haksız tavrıma destek vermelerinin demokrasiye karşı işlenmiş bir suç olduğunu anlattım elbet, adalet vaazına dönüşmeden konuyu noktaladığımı umarak.
Bir de bebeklikten ergenliğe uzanan bu eğitim hayatında tek güç, tek aşk olarak vuku bulur. Hayatının aşkını arayan öğrenciler iyi “bir eş” bulabilsin diye Milli Eğitim, 12. sınıf rehberlik müfredatında bu konuyu işler açık açık. Tek aşk, sorgulanamaz, vazgeçilemez, karşı konulamazdır. Bunu bulamadıysan hele hele bulup vazgeçtiysen vay senin halinedir.
Tek bayrak-tek dil-tek vatan üçlemesini ise hepsinin arasında tek geçerim.
Anne babaya, bayrağa, yaratana ve hatta aşka biat esastır “tek-bir”lerle büyüyen gencimizin hayatında.
“Ah Arte Ah.. Memlekette barajlar yıkılmış, koalisyonlar havada uçuşuyor hadi onu geçtim eğitim, katı gıdaya başlayan bebeğin mama tabağı gibi, sen tekbir getirip aşktan meşkten bahsediyorsun” diye söylenmeden ben şöyle özetleyeyim: İşte onu diyorum. Tek bir güce koşulsuz biata koşullanan kişi, birey olamadan tüm insani haklarını bir kenara bırakıveriyor. Aylık maaşıyla iki kişilik bir kadeh takımını bile satın alamayacağı sarayın, tek bir kişinin hizmetinde olmasını adalet valizine itiş kakış sokuşturabiliyor. Tek gücün hakiminin, eşitlik ilkesine tabi tutulmasını hakaret addedebiliyor. Bazılar diğerlerinden daha eşit olabiliyor. Eğer o bebekliğimizden beri bize öğretilen tek güç ise, yasalar hiçe sayılabiliyor, azarlar ardı arkası kesilmeden yağabiliyor, o güç BEN-BEN-BEN diye ortalarda naralar atabiliyor. Tek güç, adaleti de eşitliği de alaşağı edebiliyor. O yüzden İngilizce’den önce demokrasi ve insan haklarına hazırlanalım biz. Sen sayır okur, kendini tek güç ilan edene geçtiğimiz hafta bu saatlerde insan hakları ve demokrasi dersini verdin de o biraz zor anlar, çift dikiş gitmekte fayda var.

ÖNCEKİ HABER

Türk Traktör işçileri: Bir hamle geride kaldık

SONRAKİ HABER

Suudi Arabistan'da Baytur firmasının şantiyesinde çalışan işçiler greve çıktı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa