06 Mart 2015 12:41

Erdoğan, 'Kabataş yalanı'nı sürdürüyor

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kabataş'ta başörtülü bir kadının taciz edildiği iddiasını ortaya atan; ancak iddia doğrulanmayınca eleştirilere maruz kalan gazetecilere sahip çıktı. Kabataş iddialarını da sahiplenmeyi sürdürdü.

Paylaş

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bir kez daha Kabataş saldırısı iddialarını savundu. Gezi eylemlerine katılanların ‘başörtülü hanımefendiyi’ taciz ettiğini iddia ederek “Hani tacizde esas olan kadının beyanıydı” diye sordu. Görüntüleri ortaya çıkan, Kabataş saldırısı iddiaların savunucularından Gazeteci Elif Çakır’ın avukatı Fidel Okan’ın “Kabataş saldırısı kurgu ve düzmeceydi” diyerek yalanladığı ‘Kabataş saldırısı’ olayı iki yıl sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından yeniden dile getirildi.  

Cumhurbaşkanı Erdoğan  yalanlanan iddiaları Türk Metal İş Sendikasının Kadın İşçiler Kurultayında sürdürdü. “ Gezi olayları yaşadık değil mi? Gezi olayları sırasında bir genç kadın. Bir belediye başkanının gelini. Bir anne yanında çocuğu olduğu halde Kabataş’ta tacize maruz kaldı. Kimse o kadını taciz edenleri kınamadı, peşine düşmedi. Tacize uğrayan kadına ise etmediklerini bırakmadılar. Terbiyesizce ahlaksızca o kadının üzerine gittiler. Hatta o hanımefendiyle ilgili yazılar yazan 4 tane bayan köşe yazarına da olmadık hakaretler ettiler. Şimdi de sosyal medyada üzerine gitmeye devam ediyorlar. Hani tacizde esas olan kadının beyanıydı. Çarşaflı kadınlara rozetler takarken diğer tarafta çarşaflı kadınları köle olarak gösteren sergiler açtılar. Benim annem de başörtülü edebiyatı yaparken elleri öpülesi anaları evlatlarının mezuniyetlerine almadılar. Demek ki bunlar için önemli olan kadının kendisi değil sadece bazı kadınlar” ifadelerini kullandı.

KADINLA ERKEK ARASINDAKİ FITRİ FARKLILIK

Erdoğan kadın sorununa dair konuşmalarında sık sık tekrarladığı “Kadın ve erkek eşit değildir” sözlerini de şöyle yineledi: “Birbirlerinden yaradılış, güç kuvvet bakımından çok farklı olan kadınla erkeği aynı yarışa sokmak asla eşitlik değildir. Kadını Allah’ın emaneti olarak görmek, ayrımcılık değil kadını baş tacı etmektir, kadını yüceltmektir.”

Kadının toplumsal rolüne dikkat çekerek ‘Anne, eş, değil kadınız’ ifadelerini kullanan kadınları da eleştiren Erdoğan “Ayaklarının altına cennet serilen kadının analık vasfına vurgu yapmak kadına ayrımcılık değil ama tam tersine ona karşı sonsuz bir hürmetin ifadesidir. Bazıları diyor ki bize ana demeyin, biz kadınız. Ben diyorum ki doğuran, doyuran, yetiştiren… Ben anasının ayaklarının altını öpen bir evladım... Kadınla erkek arasındaki fıtri farklara işaret etmek ayrımcılık değil, onun haklarının korunmasının kollanmasının garantisidir” dedi. 


KABATAŞ’TA NE OLMUŞTU?

Gezi eylemleri esnasında dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından başörtülü bir kadının İstanbul Kabataş’ta tacize uğrayıp dövüldüğü iddiası Kanal D’ de yayımlanan görüntülerle yalanlanmıştı. O görüntülere göre; 1 Haziran 2013 tarihinde saldırıya uğradığı söylenen başörtülü kadın, tramvay durağında beklerken, yanından 8-10 kişilik bir grup geçiyor. Kalabalık, kısa süre içinde genç kadının yanından uzaklaşıyor. Çevrede de olağandışı hiçbir hareketlilik gözlenmiyor.Beş dakika sonra 10-15 kişilik bir başka grup geliyor ve bir süre sonra görüntüden uzaklaşıyor. Çevrede yine bir olağanüstülük gözlenmiyor. Kabataş iskelesinin güvenlik görevlileri de normal işlerine devam ediyor. Ardından eşi gelen kadın hiçbir saldırıya uğramadan görüntüden uzaklaşıyor.
Erdoğan Gezi eylemleri sırasında bulunduğu her ortamda, TV kanalında, mitinglerde “Benim başörtülü kızlarıma, başörtülü bacılarıma saldırdılar” diyerek Kabataş yalanını ortaya atmıştı. Erdoğan’ın iddiasına göre; Belden yukarıları çıplak, ellerinde deri eldivenler, başlarında siyah bandanalar bulunan 80-100 kişilik bir grup, bebeğiyle durakta bekleyen başörtülü kadını dövmüş ve üzerine idrarlarını yapmışlardı.

AVUKAT DÜZMECE DEMİŞTİ

Kabataş yalanını haberleştirerek kamuoyuna sunan isimlerden biri olan Gazeteci Elif Çakır’ın avukatı Fidel Okan da geçtiğimiz günlerde ‘Kabataş yalanı’nı savunan isimleri eleştirmiş, olayın düzmece olduğunu söylemişti. Kendisinden ‘özür’ beklenen Star Gazetesi Yazarı Elif Çakır ise iddiasını bir kez daha savunarak, ”Niye özür dileyecekmişim?” diye sormuştu. Bütün bu tartışmaların ardından dün 15 gazeteci “Diliniz KABA Vicdanınız TAŞ” başlığı ile yalanı sürdürmüşlerdi. (HABER MERKEZİ)

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

Mustafa Karasu: AKP tüm kirli işleri Arınç'a yaptırıyor

SONRAKİ HABER

Bazı atama kararları Resmi Gazete'de yayımlandı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa