30 Ağustos 2026 00:15

Birkaç yıl önce konuk olduğumuz bir evde hiç beklemediğimiz bir sürpriz ile karşılaştık. Evin üst katında, hemen pencerenin üzerinde sol köşede bir kırlangıç yuvası vardı ve içi doluydu. Sabahın erken saatlerinden akşam hava kararana dek yavruların nasıl beslendiğini, bu besleme ve beslenme işinin ne kadar müthiş olduğunu daha önce hiç bu kadar yakından izlememiştik.

Gün boyu izlediğimiz kırlangıçların bu yuvayı nasıl yaptığını görebilmek için geç kalmıştık. Bir yuvanın kurulması için kırlangıçların günlerce çalıştıklarını biliyorduk ama araştırınca öğrendik ki, yuvayı kurmak için ortalama 1300 taşıma uçuşu gerekiyormuş. Yuva kurulduktan ve yavrular yumurtadan çıktıktan sonra kaç bin uçuş yapıldığını ise öğrenemedik.

O günlerden bu yana, her yaz kırlangıçları ve yuvalarını izliyorum. Kırlangıçları izlerken bir yandan da kırlangıçlara ilgi gösteren insanları gözlemeye çalışıyorum. Ara ara çocuklarını büyük bir heyecanla kırlangıç yuvalarına götüren ve onlara yavru kırlangıçları gösteren ana babalara denk geliyorum; içten içe seviniyorum. Çocukları ile bir konuyu güzel güzel konuşan, çocuklarına doğanın olağan ama çok çarpıcı özelliklerini tatlı tatlı anlatabilen ana babaları dinlemek her zaman büyük bir keyif. Çocukları ile sohbet etmeyi beceremeyen o kadar çok insan var ki...

Kırlangıçları izleyenleri izlerken bir yandan onlara yüklenen anlamları düşünüyorum. Kırlangıçlar birçok yerde birden fazla nedenle sadakat simgesi olarak görülüyorlar. Kırlangıçlar kendilerini yavrularına adamaları ile biliniyorlar. Göçmen kuşlar oldukları için binlerce kilometre uzaklara uçsalar da ertesi yıl yuvalarına dönüyorlar. Yuva iyi durumdaysa ve başkaları tarafından kullanılmıyorsa, aynı yuvada defalarca kalabiliyorlar.

Kırlangıçlar azim ya da kararlılık ve belki de alçak gönüllük gibi kavramları da çağrıştırıyorlar. Bunların dışında bir de hayranlıkla izlenen uçuşları var. Kırlangıçların uçuşları özgürce hareket edebilmeyi, akıllara durgunluk veren bir hızla manevralar yapabilmeyi, göklerin verdiği özgürlüğün tadını çıkararak delice oyun oynayabilmeyi akla getiriyor. Bütün bunlar özgürlüğü çağrıştırıyor ve bu konuda kırlangıçlardan öğrenebilecek çok önemli bir ders var.

Kırlangıçlar yavrularını çok büyük bir emekle büyütüyorlar. Yavruları beslemek için yapılan uçuşların sonu yok. Herhangi bir tehlike belirdiğinde yuvayı korumak ya da yavrulara uçmayı öğretmek için başka türlü uçuşlar yapılıyor. Verilen emek müthiş ama yavrular bu emeği hiç bilmeyecekler. Kendilerine yetmeye başladıktan sonra ana babalarıyla bir ilişkileri kalmayacak. Bir sonraki yıl ana babalarının kendilerini beslemelerini beklemeyecekler. Ana baba kırlangıç yaz geldiğinde kendilerini yeni yavrulara adayacaklar.

Kırlangıçlardan alınacak ders açık. Çocuk yetiştirmek büyük bir emek, içten gelen sevgiyle beslenen bir adanmışlık gerektiriyor. Çocuk yetiştirmek çok boyutlu bir süreç: Çocuğu sevmek, ona bakmak ve onu korumak yeterli değil. Bunların yanında bir de çocuğun kendi kendisine yetmeyi, özerk olabilmeyi ve giderek özgür ufuklara açılmayı becermesini sağlamak var. Çocuklar ana babalarının dizlerinin dibinde kalmak, onların görüş ve inançlarını tümüyle içselleştirmek, “yerli ve milli” kalıpları bellemek ya da militarist bir rejim veya tek derdi para olan bir patron istediğinde ölmek için doğmuyorlar. Çocuklar “milli güvenlik” veya “birlik ve beraberlik” değil; yükseklere uçmak, sınırsız göklere tırmanmak, göklerin verdiği özgürlüğün tadını çıkararak delice oyun oynayabilmek, kendileri olabilmek adına özgürleşebilmek için doğuyorlar.

Çocuklara türlü çeşit kalıplar ve dayatmalar dışında bir gelecek sunmayan, tutucu toplumların çoğaldığı kabuslu bir çağdayız. Oysa çocuklar tıpkı kırlangıç yavruları gibi göklere yükselmeyi, yükseklerden kuşbakışı dünyayı inceleyebilmeyi ve ufukların ne kadar geniş olduğunu keşfedebilmeyi istiyorlar. Kırlangıçlar kadar özgür çocukların daha özgür, daha adil, daha eşit ve daha barışçıl bir dünya kurabileceklerini kavramak hiç zor değil. Çocuklar kırlangıçlar kadar özgür olmayı hak ediyorlar.

Dayanışmaya çağrı!

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.

Serdar M. Değirmencioğlu

Kırlangıçlar kadar özgür!
0:00 0:00
1.00x
0:00 / 0:00
1.00x

Evrensel'i Takip Et