26 Ağustos 2026 00:30

Yaşamım boyunca israfı sevemedim. Örneğin serpme kahvaltıyı sevmem. Çünkü masaya getirilen yiyeceklerin tamamını tüketmek mümkün değildir. Çoğu el değmeden kalır, sonunda çöpe gider. Bir insanın kahvaltıda yiyebileceği miktar bellidir. Bunun üzeri bedene de zarar, keseye de…

“İşten artmaz, dişten artar” demiyorum tabii ki. İnsanlar boğazından kısarak değil, emeğinin karşılığını alarak yaşamalıdır. Ancak ihtiyaçtan fazlasını tüketmenin de zenginlik değil, israf olduğunu düşünüyorum.

Ülkemizde kaynaklar hemen her alanda israf ediliyor. Toprak israf ediliyor, su israf ediliyor, enerji, zaman ve ürünler israf ediliyor… En çok da emek israf ediliyor. Üretenin emeği değersizleştirilirken kamu kaynakları çoğu zaman ihtiyaca göre değil, sermayenin tercihine göre kullanılıyor.

Tarımsal GES’lere akmasa da damlayan bir destek var. Kalkınma ajanslarının ve kırsal kalkınma programlarının güneş enerjili sulama sistemlerine verdiği destekler buna örnek verilebilir.

Bu destek enerji giderini azaltmak ve üretimin sürdürülebilmesi için önemlidir. Ayrıca destek vermek kadar, desteğin nasıl kullanıldığı da önemlidir.

Kamu desteği, “Nasıl olsa devlet bir kısmını karşılıyor, şebekeye bağlı sistem yerine şebekeden bağımsız GES kurayım” anlayışıyla kullanılmamalıdır. Kamu kaynağı yalnızca harcanmak için değil, en yüksek toplumsal yararı sağlamak için kullanılmalıdır.

Elektrik şebekesinin bulunduğu bir yerde özel bir zorunluluk yoksa şebekeye bağlı, yani on-grid GES daha akılcı bir tercihtir. Gündüz üretilen elektrik şebekeye verilir; sulama gece yapılıyorsa gerekli elektrik şebekeden alınır. Üretimle tüketim mahsuplaştırılır.

Şebeke burada batarya gibi dengeleyici görev görür. Böylece sistem yalnızca sulama pompasının anlık en yüksek gücüne göre gereğinden fazla büyütülmez. Ek donanım ve fazla panel ihtiyacı azalır. İlk yatırım maliyeti, bakım ve yenileme giderleri de azalır.

Tarımda sulama çoğunlukla yılın birkaç ayında yapılır. Şebekeden bağımsız, yani off-grid sistem yalnızca bu dönem ve pompanın en yüksek güç ihtiyacı dikkate alınarak kurulursa yılın geri kalanında atıl kalır. On-grid GES ise sulama yapılmayan günlerde de elektrik üretmeyi sürdürür. Bu, çiftçi için daha düşük yatırım maliyeti; ülke için daha az panel ve elektronik donanım kullanılması, kamu desteğinin de daha fazla projede değerlendirilmesi demektir.

Ayrıca her off-grid sistemde her zaman akü bulunması gerekmez. Güneş varken çalışan pompa suyu depoya aktarır; ihtiyaç duyulduğunda sulama buradan yapılır. Böylece elektrik yerine su depolanmış olur. Bu da şebekenin bulunmadığı yerlerde oldukça akılcı bir çözümdür.

Ancak böyle bir sistemde kamu desteği yalnızca panel, pompa ve elektronik donanımla sınırlı kalmamalıdır. Suyun depolanacağı havuz ya da depo da projenin ayrılmaz bir parçası sayılarak destek kapsamına alınmalıdır. Çünkü bugünkü maliyetler karşısında pek çok küçük üreticinin kendi olanaklarıyla bir su deposu ya da sulama havuzu yaptırması mümkün değildir.

Bugün yaşanan yanlışların iki temel nedeni var. Birincisi, üreticinin yeterince bilgilendirilmemesi; ikincisi ise on-grid GES için karşısına çıkarılan yorucu bürokrasidir. Proje, izin, bağlantı görüşü, kabul ve dağıtım şirketi işlemleri arasında aylarca uğraşan çiftçi sonunda yılar; daha pahalı olsa da kolay görünen yola yönelir.

Bir başka sorun da projelerin bütünüyle sistemi satan firmaların yönlendirmesine bırakılmasıdır. Böyle olunca çiftçinin gerçek ihtiyacını karşılayan sistem değil, daha fazla panel ve donanım içeren teklif öne çıkabilmektedir. Kamu desteği, satıcının kazancını değil, üreticinin ihtiyacını desteklemelidir.

Çözüm bellidir. Belirli bir gücün altındaki tarımsal GES başvuruları tek birime yapılmalı; standart proje seçenekleri hazırlanmalıdır. İşlem hızlandırılmalı ve bağlantı maliyetleri şeffaflaştırılmalıdır. Kooperatiflerin, sulama birliklerinin ve küçük üreticilerin ortak enerji yatırımları ayrıca desteklenmelidir. En önemlisi de ayrılan toplam kaynak artırılmalı, isteyen her üreticiye ulaştırılmalıdır.

Küçük üretici, enerji şirketlerinin, ekipman satıcılarının ve bürokrasinin insafına bırakılamaz.

Doğru enerji politikası, çiftçiye yalnızca panel kurdurmak değildir. En az yatırımla en yüksek ve en uzun süreli yararı sağlayan sistemi kurmaktır. Şebeke varsa güneşle birlikte kullanmak; şebeke yoksa su depolamalı bağımsız çözümler geliştirmek gerekir. Kamu desteği de yalnızca paneli değil, pompasıyla, deposuyla ve sulama sistemiyle yatırımın bütününü kapsamalıdır.

Akılcı olan da çevreci olan da kamucu olan da budur.

Evrensel 31 yaşında!

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.

Enver Şat

Güneşi de israf etmeyelim
0:00 0:00
1.00x
0:00 / 0:00
1.00x

Evrensel'i Takip Et