25 Ağustos 2026 00:05

Doruk Madencilik işçileri: Bunca zulüm Allah’tan reva mı?

Ülkede herhalde Doruk Madencilik işçileriyle Yıldızlar SSS Holdingi duymayan tanımayan kalmamıştır.

Üçüncü kez Ankara’dalar. Çok basit bir nedenle ve bunu da bilmeyen azdır. Doruk Madencilik işçileri alın terlerinin karşılığını istiyor. Hayır, öyle ücret pazarlığı yapıp ücretlerini artırma mücadelesi de değil Ankara’ya gelme ve neredeyse her gün tutuklanma nedenleri.

Neden basit mi basit: Çalışıp üreterek hak ettiklerinin belki de onda, yüzde biri olan ödenmemiş ücretlerini istiyor işçiler.

Şirketin 2 binin üzerinde maden ruhsatı var. Torpilli bir şirket olduğu su götürmez. “Allah yürü ya kulum” demiş Yıldızlar SSS Holdin’le Türk-İş’e bağlı Türkiye Maden-İş sendikası işçilerinin bir bölümüyle sendika yetkililerinin propagandif “sulh olma” toplantısını veren TV ekranlarında müşerref olduğumuz yüzsüz patronuna! Gerçi bu kadar adaletsizlik başkasında olmalı. Bir başkası ya da başkaları “yürü ya kulum” demiş olmalı Holdingle patronuna. Belki “ortakları”, belki komisyoncuları… Artık her kimlerse!

Kim bilir hangi yandaş gazete/TV kanalı patronu ya da ilki 29 bankadan kredi kullanan Lübnanlı Oger grubu olan sıralı Türk Telekom patronları gibi sonunda hazinenin halkın sırtından finanse ettiği hangi bankalardan kredi çekip kullanmış, vergi indirimi ve sair teşvikler türünden hangi desteklerden yararlanmıştır? Ama “yürü ya kulum” dendiği bellidir!

Doruk Madencilikte kömür, başka ocaklarda başka madenler çıkarıp pazarladığını, hiç değilse bir bölümünü yüksek fiyatlardan devletin aldığını tahmin etmek zor değil. Kazancı yerinde olmalıdır Holdingle arsız patronunun. Ama ücretleri bir türlü ödemiyor!

Yıldızlar SSS Holdinge bağlı Doruk Madencilik şirketinden yapılan açıklamaya bakılırsa, sorun kendileri değil iş bırakma eylemleriymiş. Bu nedenle üretemeyip taahhütlerini yerine getiremeyince dış piyasalardan yüksek fiyatla kömür almak zorunda kalmışlar ve zarar etmişlermiş… Yani suçlu ücretlerini alamayan işçilermiş!.. Pazarlık ederek anlaştığı ücretleri ödemeyen şirket ve bağlı olduğu holdingle patronu değil, harcadıkları emeklerinin küçük bir karşılığını isteyen işçiler!

Sen, işçilerin anlaşmış olduğun birikmiş ücret ve sair kazançlarını ödeme, üstüne yat, koy bankaya ya da başka yollarla işletip üstüne faiz ya da kârını ekle, açıktan soygun yoluyla sermayene sermaye kat, sonra kalk suçlu işçiler de! Yüzsüzlüğün böylesi görülmemiştir. Arsızlığın daha ötesi yoktur!

Bağımsız Maden İş’e bağlı işçiler önce nisanda yürüyüp geldi Ankara’ya.

Belki neden üretim sürerken greve çıkıp üretimden gelen yaptırım güçlerini kullanarak birikmiş alacaklarını talep etmedikleri tartışılabilir. Bilmiyoruz, belki de bunu denemişlerdir önce, ama sonunda, yaptırım gücü yalnızca Ankara halkı ve TV vb. yayınları dolayısıyla ülke kamuoyu nezdinde teşhir olacak patronun “utanarak” ve işçilerle halkın tepkilerini dikkate alacak olsa devlet tarafından zorlanarak alacaklarını ödemeye mecbur kalması olabilecek yürüyüp geldikleri Ankara’da çareyi oturma ve açlık grevleri yapmada bulmuşlar.

Kurtuluş Parkı, holdingin ve Enerji Bakanlığı önü oturdukları ve gelip açıklama yapmaya çalıştıkları mekanlar. Sadece Holding ve patronuyla uğraşmak zorunda kalsalar neyse. Emek-güçlerine çöken patronla zaten uğraşıyorlar. Ama karşılarında sürekli polisi buluyorlar. Orada duramazsın, burada oturamazsın, holding ya da Bakanlık önüne gidemezsin… Olmaz da olmaz. Gidip patrona ücretlerini ödeyeceksin diyen yok! Herkesin derdi maden işçisiyle. Köpekler serbest ama taşlar bağlanmış! Alacaklarını istedikleri için durmadan göz altına alınıyorlar.

Madenciler nisanın ardından mayısta bir daha geliyorlar ve en son üçüncü kez hâlâ Ankara’dalar.

Üç kezdir gelip dönüşlerinin nedeni de basit. Patron ödeme sözü veriyor. Biri hem de üç bakanlığın ara bulucu katılımı ve kefil olmasıyla. Çalışma, Enerji ve İçişleri Bakanlıkları. nisanda Ankara’da ağızlarından Allah sözünü düşürmeyen bakanlıkların gözetiminde patron sözde 15 Mayıs’a kadar birikmiş işçi alacaklarını ödeyeceğini söylüyor. Hâlâ ödeyecek! Bakanlarıyla, polisiyle mahkemeleriyle devletin gücü yalnızca işçiye yetiyor. Patronsa işçi alacaklarını iç etmeye devam ediyor…

Evrensel'e Abone Ol

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.

Mustafa Yalçıner

Doruk Madencilik işçileri: Bunca zulüm Allah’tan reva mı?
0:00 0:00
1.00x
0:00 / 0:00
1.00x

Evrensel'i Takip Et