Avrupa İsrailli ırkçı bakanlara haddini bildirebilecek mi?
Irkçı-faşist İsrail Güvenlik Bakanı İtamar Ben-Gvir’in, “Gazze’de her gece en az 30-40 Filistinlinin öldürülmesi gerektiği”ne dair sarf ettiği insanlık dışı sözler nihayet Almanya’da da tepkiyle karşılandı. Bugüne kadar İsrailli ırkçı siyasetçilerin açıklamalarını duymazdan gelen Alman hükümetleri, basını ve sivil toplum örgütleri, ilk kez bir ırkçı İsraillinin “insanlık düşmanı” sözlerini mahkum etti. Önce Başbakan Yardımcısı Lars Klingbeil sonra Başbakan Friedrich Merz, sözlerin kabul edilemez olduğunu dile getirerek AB’ye yaptırım için harekete geçme çağrısında bulundular.
İsrail hükümeti ve devletinin Filistin halkına karşı yaptığı katliamlar karşısında sessiz kalan, İsrail’in güvenliğini Alman dış politika öncelikleri arasına koyan, ABD’den sonra İsrail’e en fazla silah satan Almanya’dan gecikmeli de olsa gelen tepkilerin bir yaptırım gücünün olup olmadığını zaman gösterecek.
Haziran ayında yapılan AB Zirvesi’nde “İnsan onuruna ve uluslararası hukuka aykırı çağrılarda bulunan radikal politikacılara karşı önlemlerin alınması” kararlaştırılmıştı. Ben-Gvri’in son açıklamalarının eylül başında İrlanda’da bir araya gelecek AB dışişleri bakanları toplantısında ele alınması bekleniyor. AB’nin bir bütün olarak ırkçı bakana seyahat yasağı getirmesi, Avrupa’daki mal varlığına dondurması durumunda sembolik bir adım atılmış olacak.
Avrupalı diplomatlar, AB’nin Ben-Gvir’e karşı alınabilecek olası önlemlerle yetinmeyip, benzer açıklamalarda bulunan aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich’i de hedef alabileceğini de dile getiriyor. 27 AB üye ülkesi arasında oy birliğinin sağlayıp sağlayamayacağı ise belirsiz.
Fransa, Gazze’ye yardım götürmek üzere yol çıkan Küresel Sumud Filosu’nda bulunan Avrupa vatandaşlarına yönelik kötü muamelenin kamuoyuna yansımasının ardından, mayıs 2026’da Ben-Gvir’e ülkeye giriş yasağı getirmişti. Keza İngiltere, Avustralya, Kanada, Yeni Zelanda, Norveç ve Hollanda da benzer yasak kararları almış ve uygulamıştı. Almanya’nın yanı sıra Çekya ve Macaristan ise, ırkçı İsraillilere karşı yaptırım kararlarına yanaşmamıştı.
Almanya, ayrıca Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından hakkında arama kararı çıkarılan İsrail Başbakanı Netanyahu başta olmak üzere, Filistin halkına karşı insanlık suçu işleyen, ayrımcılık yapan ırkçı İsraillilere karşı harekete geçmeye karşı çıkmıştı. Bu tutumu, insanlık suçu işleyen siyasetçileri ve hükümeti cesaretlendirmişti.
Gazze soykırımı ABD ve Almanya başta olmak üzere birtakım ülkelerin ırkçı İsraillilere verdiği tam desteğin eseri. Ben-Gvir’e karşı AB düzeyinde en sert kararın çıkması durumunda bile bu sorumluluklarını gizlemeyecektir.
Üstelik bu son açıklama, Ben-Gvir’in ilk vukuatı da değil. 2023’te katıldığı bir televizyon programında “Benim, eşimin ve çocuklarımın Yahuda ve Samarya’da (Batı Şeria) seyahat etme hakkı Arapların seyahat etme hakkından daha önemli” derken, bir süre sonra İsrail cezaevlerindeki Filistinli tutsakların idam edilmesi çağrısında bulunmuştu.
Gazze soykırımıyla daha da dikkat çeken Ben-Gvir, gençliğinden bu yana İsrail siyasetinde ırkçı ve faşist olarak biliniyor. Haham Meir Kahane tarafından kurulan, İsrail ve ABD’de ırkçı terör örgütü olarak yasaklanan Kach Partisi’nin gençlik lideriydi. Bugün de Kahane’yi övmeye devam ediyor. Avukat ve siyasetçi olmadan önce, ırkçı kışkırtma, terör örgütüne destek verme ve kamu düzenini bozma gibi suçlar nedeniyle İsrail mahkemeleri tarafından sekiz kez mahkum edildi.
Ben-Gvir, 1995’de İsrail Başbakanı İzak Rabin’in suikasta uğramasından birkaç hafta önce Rabin’in aracının amblemini sökerek kameralara “Aracına ulaştık, kendisine de ulaşacağız” demişti.
Kach Partisi, aşırı sağcı, ırkçı ve Arap karşıtı görüşleri nedeniyle 1994’te yasaklanırken, Ben-Gvir’in başkanlığını yürüttüğü “Yahudi Gücü” partisi, onun devamı sayılabilir. Birkaç yıl önce en radikal isimlerinden biri olan görülen bakan, bugünlerde bir diğer aşırı sağcı isim olan Benyamin Netanyahu’nun başbakanlık koltuğunda oturmasının güvencesi haline gelmiş durumda.
Ben-Gvir’in faşistliği sadece Filistinlilere değil. Kudüs’teki Onur Yürüyüşlerini “hayvan alayları”na benzetmiş ve LGBTİ topluluğuyla alay etmek amacıyla eşeklerle karşı gösteriler düzenlemişti.
Buraya kadar olanlara bakıldığında, sadece Avrupa’da değil, dünya genelinde kendisine “demokrat”, “anti-faşist” diyenlerin Ben-Gvir’in bakan olarak atanmasına, partisinin legal şekilde siyaset yapmasına, başından itibaren karşı çıkması gerekiyordu. Bir faşistin önemli görevlerde bulunmasına gösterilen hoşgörü, Gazze’deki soykırımın yolunu açtı.
Bu son açıklamaya kadar Ben-Gvir’e karşı hiçbir şey yapılmadı. Şimdi sadece Ben-Gvir yaptırım listesine alınıp, yükselen tepkilerin geçiştirilmesi en güçlü seçenek olarak görünüyor. En azında Almanya’daki hava kapsamın daha fazla genişletilmemesi yönünde. Ben-Gvir ile aynı zihniyette olan diğer ırkçı-faşist İsraillilere karşı da benzer kararların alınmasını daha yüksek sesle dile getirmek, somut adımların atılmasını sağlamak bundan sonra kaçınılmaz.
Dayanışmaya çağrı!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et