Süper Lig’e çıkan Anadolu takımları nasıl hayatta kalıyor?
Bir alt ligden Süper Lig’e çıkmak, Türkiye futbolunun en büyük sportif başarılarından biri sayılıyor. Fakat son yılların tablosu başka bir soruyu daha önemli hale getiriyor: Yükselmek tamam, peki orada nasıl kalınır? 2022-23 sezonundan 2026-27 sezonuna uzanan beş yıllık dönemde İstanbul dışından Süper Lig’e yükselen takımlara bakıldığında, bu sorunun cevabının yalnızca para ya da transfer sayısı olmadığı açık biçimde görülüyor.
Son beş sezonda İstanbul dışından on takım Süper Lig bileti aldı: Ankaragücü, Samsunspor, Çaykur Rizespor, Göztepe, Bodrum FK, Kocaelispor, Gençlerbirliği ve 2026-27 sezonunun yenileri Erzurumspor FK, Amed SFK ile Çorum FK. Yeni sezon henüz başlamadığı için son üç takımın sportif bilançosunu değerlendirmek mümkün değil. Geriye kalan yedi örneğin altısı ise ilk Süper Lig sezonunda kümede kalmayı başardı. Dolayısıyla ilk yılda “hayatta kalma oranı” yaklaşık yüzde 86.
Bu oran ilk bakışta yükselen takımların eskisine kıyasla Süper Lig’e daha hazırlıklı geldiklerini düşündürebilir. Fakat ikinci adımda tablo biraz değişiyor. Ankaragücü ilk sezonunu 11. sırada tamamladıktan sonra ikinci yılında küme düştü. Bodrum FK ise ilk yılında 16. olarak doğrudan 1. Lig’e döndü. Buna karşılık Samsunspor, Rizespor ve Göztepe yalnızca ligde kalmakla yetinmedi; Süper Lig içerisinde yeni bir rekabet düzeyi oluşturdu.
Bu grubun en sıra dışı hikayesi kuşkusuz Samsunspor’a ait. Karadeniz temsilcisi 2023-24’te transferlere yaklaşık 6.35 milyon avro bonservis bedeli harcadı ancak sezonu 13. bitirebildi. Bir yıl sonra ise FIFA kaynaklı transfer yasağı nedeniyle kadrosuna alışılmış biçimde takviye yapamadığı bir dönemde ligi üçüncü tamamlayarak Avrupa biletini cebine koydu. Hatta bununla kalmadı, 2025-26 UEFA Konferans Ligi’nde son 16 turuna kadar ilerledi ve Süper Lig’i de 7. sırada bitirdi.
Samsunspor vakası, yükselen kulüpler üzerine yapılan tartışmalardaki en yaygın varsayımlardan birini ciddi biçimde sorgulamamızı sağlıyor: Görüyoruz ki, Süper Lig seviyesine çıkıldığında kadronun neredeyse baştan kurulması gerektiği düşüncesi her zaman doğru değil. Bazen bir önceki yıl oluşturulan kadronun gelişmesi, oyuncuların rollerinin netleşmesi ve teknik yapının devamlılığı, transfer pazarında harcanacak birkaç milyon avrodan daha değerli olabiliyor. Samsunspor’un üçüncülüğünü yalnızca transfer yasağına rağmen elde edilmiş romantik bir başarı olarak değil, kadro sürekliliğinin ekonomik değerini gösteren bir vaka olarak da okumak gerekiyor.
Göztepe ise bunun neredeyse karşı kutbundaki başarılı örnek. İzmir temsilcisi Süper Lig’e döndüğü 2024-25 sezonunda yükselen takımlar arasında daha yüksek bir bonservis yatırımına yöneldi. Transfermarkt verileri yaklaşık 7.2 milyon avroluk bir gider gösteriyor. Bunun karşılığında takım ilk sezonunda sekizinci oldu, Türkiye Kupası’nda yarı finale çıktı ve Süper Lig’deki ikinci yılında altıncı sıraya yükseldi.
Rizespor ise bu iki uç örneğin arasında, daha sessiz fakat oldukça istikrarlı bir model oluşturdu. Süper Lig’e döndüğü ilk sezonu dokuzuncu, bir sonraki sezonu yine dokuzuncu, üçüncü sezonunu ise sekizinci bitirdi. Büyük bir atılım yapmadı fakat ciddi bir düşme krizine de sürüklenmedi. Üç sezonluk 9-9-8 dizisi, yükselişe geçmeyi hedefleyen bir takım açısından küçümsenmeyecek bir kurumsallaşma göstergesi.
Bodrum FK’nin hikayesi ise aynı verilerin tersinden okunabileceğini gösteriyor. Yaklaşık 2.19 milyon avroluk bonservis harcaması yapan Bodrum, ilk sezonunda 37 puan toplamasına rağmen küme düştü. Fakat sonuç yalnızca bütçe eksikliğiyle açıklanabilecek kadar basit değil. Takım 36 maçta 43 gol yedi; yani savunmada tamamen dağılan bir ekip görüntüsünde değildi. Asıl kritik sayı attıkları 26 golde saklı. Süper Lig seviyesinde verilen mücadelede yeterli hücum üretimi olmayınca, görece kontrollü savunma performansı ligde kalmaya yetmedi. Nitekim Bodrum FK 10 beraberlik elde ederek küme düşerken ligde kalan takımların bir kısmından daha fazla beraberlik elde etmişti! Yani o beraberliklerin çok değil, dört tanesi galibiyet olsaydı muhtemelen Bodrum temsilcisi ligde kalmıştı.
2025-26 sezonunda Kocaelispor ile Gençlerbirliği ise mali açıdan bizler için başka bir pencere açtı. Transfermarkt’ın raporladığı bonservisler üzerinden Kocaelispor’un net harcaması yarım milyon avro civarında kaldı ve takım ligi 10. bitirdi. Gençlerbirliği ise transferlerden yaklaşık 342 bin avro artıda olmasına rağmen 14. sırada kalabildi ve Türkiye Kupası’nda yarı finale kadar çıktı. Kocaelispor’un özellikle deneyimli ve yaş ortalaması yüksek bir kadroyla hareket etmiş olması, bonservis harcamadan da Süper Lig’e uygun bir kadro kurulabileceğinin göstergelerinden biri oldu.
Bir başka ifadeyle, son beş yılın verileri tek bir “başarı bütçesi” tanımı yapmamıza izin vermiyor. Göztepe’nin yatırım yaparak başarılı olduğu bir örneğin yanı sıra, Samsunspor’un transfer yasağı altında üçüncü olduğu bir tablo da söz konusu. Gençlerbirliği transfer geliri elde edip ligde kalırken, Bodrum FK daha fazla para harcayıp düşebiliyor.
Bir başka dikkat çekici veri ise TFF’nin yeni takımlara tanıdığı harcama limitlerinde görülüyor. 2022-23’te Ankaragücü için açıklanan temel limit yaklaşık 187 milyon TL iken, 2026-27’nin üç yeni takımı için başlangıç rakamı yaklaşık 893 milyon TL. Ancak dört yıldaki nominal TL artışını “kulüpler artık beş kat daha güçlü” biçiminde okumak yanıltıcı olur; enflasyon, döviz kuru ve TFF limit hesaplama sistemindeki değişiklikler nedeniyle dönemler maalesef birebir karşılaştırılabilir değil.
Başlangıç düdüğünü yeni duyduğumuz bu sezon ise özellikle ilginç sonuçlara gebe. Süper Lig’in üç yeni Anadolu temsilcisi aynı başlangıç TFF harcama limitine sahip olmasına rağmen transfer pazarında tamamen farklı davranıyor. 10 Ağustos itibarıyla Transfermarkt, Erzurumspor için yaklaşık 400 bin avro, Amed SFK için 4.25 milyon avro, Çorum FK için ise 6.35 milyon avroluk bonservis gideri gösteriyor. Başka bir ifadeyle daha ilk maç oynanmadan üç farklı kadro kurma stratejisi ortaya çıkmış durumda.
Bu nedenle 2026-27 sezonu küçük ama son derece ilginç bir doğal deney sunacak. Bir uçta daha düşük bonservis maliyetiyle ilerleyen Erzurumspor, diğer uçta daha agresif transfer yatırımı yapan Çorum FK ve ikisinin ortasında Amed SFK bulunuyor. Hangi modelin başarılı olacağı yalnızca ligin yeni takımları hakkında değil, Türk futbolunda “Süper Lig’e çıkınca ne yapılmalı?” sorusu hakkında da önemli ipuçları verecek.
Evrensel 31 yaşında!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et