15 Temmuz 2026 00:10

NATO 3.0’a Çin neden sesini çıkarmıyor?

Ankara’daki NATO zirvesi, Soğuk Savaş için kurulmuş bu örgütün varlık amacı sona erdikten sonra yerelleşmiş çatışmalar ve düzensiz göç gibi yeni icat edilmiş güvenlik krizlerini çözmek üzere kendini yeniden var ettiği ikinci versiyonunun da vadesi dolunca, üçüncü bir reenkarnasyonunu açıkladığı için tarihe geçti. NATO 3.0 diye adlandırılan bu döneme ‘NATO’nun Avrupalılaşması’ diyen de var, çünkü Trump NATO’dan çekilmemenin koşulu olarak Avrupalı üyelerin ellerini ceplerine sokma koşulunu dayattı. Trump’ın NATO’nun mali ve lojistik yükünü Avrupalılara bırakmasının nedeni küresel düzeyde Çin’le rekabetine odaklanmak. Fakat zirve öncesi kendi başına ve Rusya’yla zamanlaması manidar tatbikatlar yaparak endişe uyandıran Çin, zirvenin sonuçlarına beklenen şiddette bir tepki vermedi. Trump’ın yakın zamanda Avustralya, Yeni Zelanda, Japonya ve Kore gibi Pasifik ülkeleriyle ‘Asya NATO’su kurmak gibi girişimleri dahi olduğunu düşünecek olursak, Çin’in bu rahatlığı nereden geliyor? Bu rahatlığı NATO’nun bölünmüşlüğüyle açıklamak kolay. Ama Çin’in asıl tedirginliği başka yerde: NATO’nun Avrupalılaşmasında değil, Asyalılaşmasında.

Çin son iki yıldır NATO zirvelerinin sonuç bildirgesinde yok. 2 yıl önceki ‘yapısal sorunlara yol açan büyük güç’ ifadesi hâlâ duruyor ama bu yılki sonuç bildirgesi iç sorunlara ve yeniden yapılanma kararlarına odaklanmış görünüyor. Elbette ki bu iç sorunlar Çin’den bağımsız değil ve bu yüzden, ABD, Pasifik bölgesine odaklanarak Avrupa’yı Rusya’yla ama aslında Çin’le de baş başa bırakıyor. Çünkü yakın zamanda Trump-Xi zirvesinde de gördüğümüz gibi, ABD, AB’nin aksine, Çin’le rekabetinde müttefiklere ihtiyaç duymuyor ve yalnız başına hareket ediyor. Oysa, Avrupa için Rusya’ya karşı askeri kapasitesini artırmak demek, Çin ve ABD’nin hakim olduğu ham madde pazarlarına ve değer zincirlerine daha da fazla muhtaç olmak demek.

Dijital ve yeşil dönüşümlerden sonra kapitalizmin yeni artı değer üretim alanı, ironik bir adlandırmayla ‘savunma sanayi’ denen askeri harcamalar. Artık her sektörün içinde kaçınılmaz olarak var olan dijital teknolojiler askeri ve sivil sektörleri birleştiriyor ve ‘çifte kullanım’ amacıyla yeni yatırım alanları açıyor. Yani, ‘Avrupalılaşan NATO’nun Çin’le sınavı, askeri teknolojilerin Çin’e olan kaynak , teknoloji ve üretim bağımlılığından azade düşünülemeyecek olması.

Ankara’daki NATO zirvesi öncesinde Çin’le AB arasında ticaret görüşmeleri devam ediyordu. Tıpkı NATO zirvesinde askeri harcamalara ayrılan bütçenin artırılması, Pasifik’teki müttefiklerle ilişkilerin derinleştirilmesi gibi konularda Avrupa ülkeleri arasında yaşanan fikir ayrılıkları gibi, Çin’le ekonomik ilişkilere de aynı bölünmüşlük hakim. Çin’e karşı sert yaptırımlar isteyenlerle Çin olmadan yeniden sanayileşemeyeceğini düşünen üye ülkeler arasında AB’nin bir Çin politikası oluşturması neredeyse imkansız. Cin’in rahatlığı da buradan geliyor. Gerek resmi basında, gerekse akademik ve düşünce kuruluşlarının yorumlarında NATO’nun bölünmüşlüğüne çokça atıf var.

Benim dikkatleri çekmek istediğim nokta, Çin’in ‘Avrupalılaşan NATO’ya karşı beklendik sonuç tepkisi değil, kendi tabiriyle ‘Asyalılaşan NATO’yu kendine dert etmiş olması. Çin kamuoyunda ABD’nin NATO’yu Avrupa’ya bırakıp Pasifik’e yönelmesinden çok, ABD’nin yokluğunda Avrupa’nın askeri sanayiler için Japonya ve Kore gibi dijital orta güçlerle ortaklığa muhtaç olacak olması.

Türkiye’nin AB’nin Avrupa Güvenlik Eylemi (SAFE) programına girerek askeri harcamalar için yapılacak kamu ihalelerine girmeye hak kazanmaya çalıştığını biliyoruz. Memleket kamuoyunda çok dikkat çekmedi ama Türkiye’yle aynı durumda olan Kore ve Japonya, AB’yle dijital iş birlikleri ve çift kullanımlı dijital teknolojilere dair ARGE çalışmalarını fonlayan Ufuk Avrupa programına dahil olmalarıyla, an itibarıyla AB’nin odaklanmaya karar verdiği askeri teknoloji değer zincirlerine dahil olmaya Türkiye’den daha yakın. AB’nin ‘küresel ortaklıklar’ dediği bu sistemle Ufuk Avrupa bilimsel araştırma mekanizmasının fonunun çoğunluğu çok yakında AB dışı ülkelerden geliyor olacak. Japonya ve Kore (Ve her ne kadar diplomatik temsiliyeti olmasa da Tayvan), AB ve AB üyesi Avrupa ülkeleriyle kuantum, füzyon, yeşil hidrojen, elektrifikasyon gibi geleceğin teknolojileri üzerinde halihazırda birlikte çalışıyor. Son NATO zirvesinde, Kore, NATO’nun uzay ve gözetleme gibi öncelikli alanlara odaklanan Savunma Sanayi Forumunda yer aldı ve Hanwha gibi firmalar üzerinden Avrupa’da ortak üretim modelleri önerdi. Kore ve Japonya ve ABD’yle yakın zamanda nükleer santrallerin yerini alacak ve küresel enerji güvenliğini dönüştürecek gibi görünen küçük modüler reaktör (SMR) üretimi için bir anlaşma imzaladı. Japonya ve Kore’nin AB’yle de siber güvenlik gibi konulara da odaklandıkları savunma ortaklığı anlaşmaları da var.

Sivil ve askeri teknolojilerin ‘çifte kullanım’ adı altında birleştirilmesi, AB’nin Asya’daki teknoloji orta güçleriyle Çin’e alternatif oluşturabilecek sanayi ve ARGE ortaklıklar kurma sürecini hızlandıracak bir gelişme. Aslında, her ne kadar Avrupa kamuoyu NATO zirvesini ABD’ye boyun eğmek olarak yorumlamış olsa da, AB’nin planı da, askeri sanayi harcamalarını hem Çin’den hem ABD’den bağımsızlaşarak kendi iktisadi ve sanayi özerkliğini yeniden elde etmek için kullanmak. Üye ülkeleri sivil teknolojiler için ikna edemediği ortak sermaye havuzuna, Rusya tehdidini kullanarak ikna edebilirse, içinde bulunduğu açmazdan bir çıkışı olabilir.

Çin’in derdi de tam bu aslında. Yoksa, Trump’ın Japonya’nın desteğiyle kurmaya niyet edip vazgeçtiği ‘Asya’nın NATO’su’ ya da Pasifik’te daha aktif olma niyetlerini açıklayan Avrupa devletleri, Çin için bu aşamada ciddiye alınacak bir güvenlik açığı oluşturmuyor. Çin için tehdit, Pasifik’te bir askeri kuşatma değil; geleceğin çift kullanımlı teknolojilerinin değer zincirlerinde vazgeçilmez tedarikçi konumunu kaybetmek. NATO’nun Asyalılaşması dediği şey, aslında Avrupa’nın sanayi bağımsızlığını Çin’e olan bağımlılığını tasfiye ederek kurmaya çalışması.

Evrensel'e Abone Ol

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.

Ceren Ergenç

NATO 3.0’a Çin neden sesini çıkarmıyor?
0:00 0:00
1.00x
0:00 / 0:00
1.00x

Evrensel'i Takip Et