NATO toplantısının eli kulağında. Birileri çıkıp domates, yumurta, boya atmasın diye seracılar gözaltına alındı, tavukçulara kayyum atandı. Horozlardan korkmasalar tavukları da toplayacaklardı ama onlar kendilerinden çıkınca bıraktılar.
30 küsur lider geliyormuş. Yahu bu lider dediklerinin çoğunun, kendi ülkelerinde, kendi vatandaşlarından yemediği kalmadı. Üstlerine boya da atıldı. Hatta biri neredeyse omlet oluyordu da şemsiyelerle zor kurtardılar. Domatesi, biberi, boyayı yiyen Avrupalı lider, “Bizde demokrasi var, eleştiri hakkı var, insan hakkı var.” diye hava bile attı.
Eee, şimdi bizimkilere ne oluyor? Bıraksalar iki genç iki tane bıldırcın yumurtası atsa, Dünyanın içine ettiniz.” diye bağırsa, devletliler, “Bizde demokrasi var, insan hakkı var.” dese fena mı olur. Bunlara numaradan da olsa demokrasi gibi görünmemizi sağlayacak yöntemleri öğreten, öneren bir danışman yok mu? Maaşları 10, 15 emekli maaşı olan bu danışmanlar uçup, uçup ayda bir twit atmakla mı görevliler.
İşin daha garibi gri pantolon, beyaz gömlek üniformalı taksiciler. Şimdi, “Taksi” filmini izlemiş Macron bu numarayı yiyecek mi? Bunların Ankara’da yaşayan temsilcileri hiç mi anlatmadılar Cinderesi’nin arka sokaklarını?
Ama en matrak olanı da boya işi. Tamam, Kayserili eşeği boyayıp babasına satmış ama koskoca Ankara bu. Ya sabah erken kalkan bir lider hele şu ara sokağa bir gireyim derse?
Ben gençken Kenan Paşa da anayoldan görünen evleri beyaza boyatmıştı. Kenan Paşa, önce Kenan Evren, sonra sanık Kenan, sonra hayal oldu.
Boya işine dikkat...
Evrensel'i Takip Et