28 Haziran 2026 00:09

NATO, ve dönüştürücü yakıt olarak Ukrayna

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte’un vıcık vıcık fetih coşkusu yok mu; sanırım Ukrayna’nın Rusya’yı sağından solundan darbeleyen İHA sürüleriyle mest oluyor, böyle böyle ittifakın kanatlandığını düşünüyor.

Az değil bir gecede 660 İHA. Bu bir rekor. Ukrayna’nın harcı değil; ittifakın cevval üyeleri bütün imkanlarıyla omuz veriyor bu darbelemeye. Rusya vurulacak da CIA, Pentagon, Mi6, AW, BND ya da Batılı özel harp unsurları olmayacak mı bu işin içinde?

Rutte, ABD Başkanı Donald Trump’a da yağcılık yaparak 7-8 Temmuz’daki Ankara Zirvesi’nde transatlantik ittifakının devrim niteliğinde bir dönüşümü yakalayacağını savunuyor. Devrim dediği şey, daha fazla silah alımı ve savunma sanayiine yatırım anlaşmaları. NATO’nun kitabında ‘devrim’ değil ‘darbe’ olur. Evet, kesinlikle Ukrayna savaşı, NATO çeliğinin yeniden dövüldüğü lanet bir örstür. İttifak kendini yeniden kodlayacaksa, genişlemenin Avrupa’nın güvenliği için ne denli kaçınılmaz olduğu martavalına taraftar toplayacaksa ya da geleceğin savaşlarını kurgulayacaksa Rusya’nın yıpratıldığı Ukrayna gibi bir dövüş kafesi bulunmaz bir fırsattır.

Batıda bütün melanetin 2022’de Rus işgaliyle başladığına dair ‘kutsal metinler’ yok satıyor. Film makarasını azcık geriye sarmak bu kutsallığı bozabilir. Moskova’ya ‘doğuya doğru bir santim genişleme olmayacak’ diye verdikleri söze rağmen Ukrayna’yı genişleme stratejisinde oyunun merkezine aldılar. ‘Maidan darbesi’, Neo-Nazilerin bile isteye palazlandırılması, ülkenin Rus nüfusuna sistematik saldırılar, Rus kültürüne ve Sovyet mirasına açık savaş Rusya’yı savaş takımlarıyla Rus imparatorluğunun beşiğine çeken kışkırtıcı faktörlerdi. Pentagon’un Rusya sınırlarına yakın bölgelerde kurduğu biyolojik laboratuvarları uzun süre Rus propaganda aygıtının uyduruk hikâyeleri olarak görüldü.

Unutulan kirli laboratuvarlar

ABD Ulusal İstihbarat Direktörü Tulsi Gabbard geçenlerde görevi bırakırken insanlığa bir iyilik yaptı. 12 Haziran 2026’da ABD’nin dünya çapında finanse ettiği ya da kurduğu biyolojik laboratuvarlarla ilgili bir dizi gizli belgeyi yayınladı. Belgeler ABD’nin 30 ülkede kurduğu ya da finanse ettiği 120 biyolojik laboratuvarın 40’ı için Ukrayna’yı seçtiğini gösteriyor. Resmi izahata göre bu tesislerde şarbon, kuş gribi, ebola, veba ve tüberküloz gibi tehlikeli patojenler üzerinde araştırmalar yapılıyordu. Bu laboratuvarlardan en az 12'sinde biyolojik güvenlik risklerine rağmen insanlarla ilgili araştırmalar vardı. Harkiv Veteriner Enstitüsü'nde tehlikeli biyolojik ajanlar sınıfına giren şarbon ve Brucella bakterisi depolanmıştı. Pentagon ve ABD Tarım Bakanlığı da bu projelere dahildi.

Ruslar burnunun dibindeki bu çalışmaları izliyordu. Bunlar Rus işgalini tetikleyen faktörler arasındaydı. 2022'de askeri harekât başladıktan sonra Rusya Savunma Bakanlığı, laboratuvarlardaki patojen örneklerinin acilen imha edilmesi emrinin verildiğini öne sürmüştü. Moskova’ya göre, Rusya’ya karşı askeri amaçlı biyolojik programın izlerini bu şekilde yok ediyorlardı. Rusya Donetsk, Lugansk ve Herson'daki laboratuvarlardan binlerce sayfalık dokümanı ele geçirdi. Rusya Radyasyon, Kimyasal ve Biyolojik Savunma Kuvvetleri Komutanı Korgeneral Igor Kirillov’e göre bu belgeler biyolojik silaha dönüştürülecek çift kullanımlı araştırmalar yürütüldüğünü ortaya koyuyordu. Kirillov bu laboratuvarlarla ilgili soruşturmadan sorumluydu. 2024’te Moskova’da suikasta uğradı. Amerikan savaşlar ve kirli müdahaleler tarihinde kullanılan kimyasal silahlar ve ajanlar dikkate alındığında dünyaya yayılmış bu laboratuvarların insanlığın hayrına olmadığı ortadadır. 

Cilalanmış yeni sürüm Neo-Nazi aparatlarının Ukrayna’yı NATO’ya sokma yönündeki yasal düzenlemeleri de Rusya için bir diğer kışkırtıcı faktördü. Bunlar NATO’nun genişlemesi konusunda ABD ile Rusya arasında yazılı olmayan mutabakatları yakan şeylerdi. Rusya işgalci olduktan sonra bunlar konuşulamaz oldu.

“ABD tarafsız falan değil”

Hatırlarsanız 2019’da Fransa Cumhurbaşkanı Emmanual Macron Amerikan hegemonyasının müdahale aygıtı NATO’nun olmayan ruhuna fatiha okumuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan buna çok alınmıştı. Nasıl olur da Türkiye’nin ikinci büyük ordusuyuz diye gurur duyduğu NATO’ya densizlik edilebilirdi. Macron, Fransa’daki G-7 zirvesinden beri çocuklar gibi şen. ABD Başkanı Donald Trump’ın Ukrayna için Avrupa ile birlikte saf tuttuğunu düşünüyor.

Trump’ın 2025’te Alaska’da Rusya lideri Vladimir Putin’le buluşmasından sonra ABD’nin Ukrayna’da Avrupa’yı tamamen terk ettiğine dair huzursuzluk vardı. Malum Trump ‘toprağa karşı barış’ diye formüle edilen bir teklifle Ukrayna lideri Volodimir Zelenski’nin ümüğüne binmişti. ABD’nin 40 katır yükü ganimetle kalkacağı bir masada Ukrayna toprağının lafı mı olurdu? Fakat ABD bir yere gitmemişti.

ABD asker çekme triplerine rağmen Avrupa’daki konvansiyonel varlığını ve nükleer caydırıcılık rolünü koruyor. Avrupa’daki Atlantikçilerin ‘Ya hu’ çektiği bir pozisyon bu. Trump’ın yaptığı şey ışığını kaybeden Amerikan emperyalizmini diriltecek bencil tercihleri dayatmaktan ibaretti. ‘Önce Amerika’ için ortakların da ödeyeceği bedeller olmalıydı. Trump’ın ittirmesiyle Ukrayna'ya verilen askeri desteğin finansmanında Avrupa ve Kanada daha fazla yük üstlendi. AB’nin Kiev'e verdiği desteğin tutarı 200 milyar euroyu aştı. Son olarak 2026-2027 dönemi için 90 milyar dolarlık kredi açtılar. Bu desteğin 3.2 milyar euroluk ilk ödemesi yapıldı. 2025'te Roma'daki Yeniden İnşası Konferansı'nda kurulan fon için hedeflenen akış da 1 milyar euro.
Hollanda, Ukrayna için 500 milyon euro değerinde İHA ve hava savunma sistemlerinin alımını finanse ediyor. Belçika Kiev'e 7 adet F-16 göndermeyi planlıyor. NATO, Ukrayna Savunma Bakanlığı ile birlikte 250 bin avro ödülle bir yarışma düzenliyor.  Bu ödül, GPS olmadan Rus hava üslerini ve jetleri, hava ve uzay kuvvetlerini, yakıt ve mühimmat depolarını etkisiz hâle getirecek düşük maliyetli teknolojiler geliştiren kişi veya şirketlere verilecek.
Bu arada ABD, Avrupa’daki Russofobik hezeyanları paraya çeviriyor. Polonya, Yabancı Askeri Finansman (FMF) programı kapsamında ABD'den 15 milyar dolar kredi aldı. Yakında buna 4 milyar dolar daha eklenecek. Bu krediyle ABD’den Apache helikopterleri, Patriot ve HIMARS sistemleri, Abrams tankları ve F-35 savaş uçakları satın alıyor. Görüldüğü gibi ABD açısından maksat hasıl oluyor.

Macron’u sevindiren şey güya ABD’nin kendini tarafsız arabulucu konumundan çıkarması. Berlin’de Ukrayna için beşli çete buluşmasından sonra Macron, “ABD ilk defa, kendisinin tarafsız bir arabulucu olmadığı, Ukrayna’nın toprak bütünlüğünün desteklenmesi meselelerinde askeri yardım, enerji desteği ve Rusya’ya karşı yaptırımlarla bizi desteklediği belirtilen bir belgeyi imzaladı. ABD bizimle aynı yola girdi.” İfadelerini kullandı. 

Avrupalılar ve Amerikalılar arasında fikir birliğinin yakalandığı bir dönemden geçtiklerini savunuyor. Avrupa’nın Trump’tan yediği dayak nedeniyle Fransa’da bazılarının De Gaulle’cü damarı tutmuştu. “ABD karşısında stratejik özerkliğin tam zamanıydı.” Gerçi Macron, De Doulle’cü kumaşın adamı da değil. Onun üzerinde iğreti duruyor. Macron’a göre ABD ile yakalanan uyum, Ankara'daki zirvede daha da pekişecek. Bu istikamet, 13 Temmuz'da Fransa'daki Gönüllüler Koalisyonu Toplantısı'nda devam edecek. Gönüllüler koalisyonunun bir şeye benzeyeceği yok. Fransa AB içinde yegâne nükleer silahlara sahip güç olarak boşluğu doldurmaya çalışıyor, o kadar.

Evet, Trump, Alaksa mutabakatından sapmış olabilir ama özünde Washington hâlâ Ukrayna savaşının orkestra şefi, tarafsız falan da değil. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’ya göre böyle bir mutabakat zaten yoktu; zirvede olan tekliflerin karşılıklı olarak dinlenmesinden ibaretti. Bu nedenle Rus Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov da Alaska zirvesini, Ukrayna’yı yeniden silahlandırmak için zaman kazanma manevrası olarak görmeye başladı.

ABD’nin tarafsızlık pozisyonuna çekilmesi kadar uyduruk bir tespit olamaz. Basitçe bu kadar büyük çapta İHA üretimi ve Rusya’nın enerji altyapısını felç edecek etkili saldırılar ABD başta olmak üzere NATO’daki müttefikler olmadan yürütülemez. Rusya’nın patlayan ve yanan tesisleri Trump’ı da keyiflendirmişe benziyor. Düne kadar şamar oğlanına çevirdiği Zelenski’yi şimdi “Rusya’ya karşı harika iş çıkarıyor. En azından direniyor. İki tarafta da çok insan ölüyor ama bence iyi iş çıkarıyor” diye övmesi, savaş ve barış ilişkisine dair Trump’ın taktik yaklaşımını yansıtıyor. Bunu İran’a karşı savaştan da biliyoruz. Trump, İran savaşı bittikten sonra Ukrayna’ya döneceklerini söylemişti. “Biz İran’la füzelerle müzakere ederiz” diyorlardı. Demek ki Rusya ile de İHA sürüleriyle müzakere edecekler. Zelenski, Batılıların bonkör desteği sayesinde İHA sürüleriyle rüştünü ispatlamaya çalışıyor. 

Kurumsallaşmış tedarik mekanizması

Zelenski, Ankara zirvesine oynuyor. Bir gecede 660 İHA sürüsünden sonra Ukraynalı çoban, SBU’nun Rusya’nın içlerine yönelik 40 günlük yeni bir saldırı dalgası için onay verdiğini açıkladı. Hedefi de “Rusya’yı savaşı son vermeye mecbur bırakacak koşulların oluşturulması” diye koydu. Her kritik zirve öncesi ‘en yetenekli savaşçı’ pozu vererek bir tırmanışa imza atıyor. Eğer bu kapasite gösterisi ikna edici olursa, Ankara zirvesinde Ukrayna’ya yardım vanası daha da açılacak. Hesap bu. NATO da açıkçası sürdürülebilir bir savaş için daimi ve kurumsallaşmış bir tedarik mekanizması hedefliyor. Ukrayna NATO’nun yeniden yapılandırılması ve palazlandırılması için bir yakıt olarak kullanılıyor. Durduk yere Rutte “Ukrayna, Rusya’nın bizi caydıramayacağını gösterdi” demiyor. Neticede bu savaşın gölgesinde Baltık Denizi’ni NATO denizine dönüştürme yolunda önemli mesafeler aldılar. İsveç ve Finlandiya’nın tarafsızlık politikasını terk ederek ittifaka girmesi, NATO’daki fetihçi zırvalığını şahlandırdı.
Dahası da var; Avrupa’nın militarizasyonu için fırsat kollayanlar Ukrayna ateşinde sırtlarını kurutuyor.

Geçen sene Lahey Zirvesi'nde 2035 yılına kadar gayrisafi yuDonald Trump'ın "Önce Amerika" baskısıyla Avrupa, Ukrayna'nın silahlandırılması için kesenin ağzını açtı. Savaşın faturasını müttefiklerine ödeten ABD ise, Avrupa'daki "Rus korkusunu" devasa silah satışlarıyla nakde çeviriyor.rt içi hasılanın yüzde 5'inin savunmaya ayrılması kararlaştırılmıştı. Estonya, Letonya, Litvanya ve Polonya bu hedef çoktan aştı. Nazi döneminin kapanışıyla askeri olarak kelepçelenmiş Almanya en derininden militarist dönüşüme girdi. 2029'a kadar savunma harcamaları ikiye katlanacak. Alman devleri silah üretimine doğru makas değiştiriyor. NATO sadece Avrupa’nın doğu kanadı üzerinden değil Baltık ve Arktik’ten de Rusya’yı çevrelemeye çalışıyor. Bunun için tehdidin canlı tutulması gerekiyor. NATO’yu Çin ve Kuzey Kore’ye karşı daha fazla pozisyon almaya itiyorlar. Tabii önce bu tarafta yeteneklerini test etmesi ve kapasitesini artırması gerekiyor. Zirve yaklaştıkça Erdoğan’a teveccüh artıyor. Elbette taraftarları bundan bir gurur payesi çıkarabilir.

NATO zirvesi öncesi hediye paketi

ABD, Türkiye’den küresel ve bölgesel planlara daha fazla katılım bekliyor. Rus istilası korkusuyla tuhaf bir zehirlenme yaşayan Avrupa da Türkiye’yi yanında görmek istiyor. Bir çakışma var. “23 centlik Mehmetçik iş görür” diyen kafa güncel formuyla geliyor. SİHA’ları da ucuza getiren bir ortaktan evlası yok. Kuru övgüyle de olmaz tabii, KAAN projesini motorlamak lazım. Yani zirveye yetişecek büyük bir hediye paketi yolda.

Ancak övgüler beraberinde Doğu Akdeniz ve Ege’deki Mavi Vatan konseptinden uzaklaşma, İsrail’le hizalanma, Kıbrıs’ta geri vitese takma, Karadeniz havzasında Rusya ile itibarlı mesafeden uzaklaşma gibi taleplerle geliyor. Üstelik ‘emir’ kipinde. Bir ödül üç tavize karşılık geliyor. Demek ki bu oyuna gönüllü olmak aradıkları itibar için değiyor. Ambiyansın bozulmaması için de “NATO’ya hayır” diyenlerin ezilmesi gerekiyor.

Fehim Taştekin

NATO, ve dönüştürücü yakıt olarak Ukrayna
0:00 0:00
1.00x
0:00 / 0:00
1.00x

Evrensel'i Takip Et