Kedi
Bir yaz gecesi
Yıldızlar mı, ateş böcekleri mi, aydınlanırdı karanlık. Bastıran gece düşlerle dolar bekletmezdi sabahı.
Kedi
Bir bir aldılar herkesi. En sona kalan kedi, selama durdu görünce askerleri.
Vapur düdükleri
Vapur düdükleri titretiyor havayı, dağıtarak zamanı. Toplanması için dağılan kalabalıkları.
İçeride de dışarıda da
Birimiz içeride, birimiz dışarıda. Köprü de yok aramızda. Duvarları aşalım, parmaklıklardan geçelim. Hem içeride, hem dışarıda birleşelim.
Taştan kent
Gölge veren ne bir ağaç, ne bir bulut. Güneş kavuruyor sokakları, sokağa çıkanları. Binaların gölgesine sığınsan da boşuna. Yıkıyorlar birer birer, taştan duvarlara dönüştürülürken kent.
Silinmez
Ak kağıt üstüne yazılanlar da, çizilenler de silinmez. Acıların yaşını bilirsin, yasını tutmak için.
Gülsüz bahçede
Nereye gitsem, nereye baksam yaralı bir manzara. Dumanı tütmeyen birkaç ev, çıplak birkaç ağaç, taşa toprağa kesmiş gülsüz, gülüşsüz bir bahçede.
Aynı denizde
Aynı gemide değiliz artık. Gemi çoktan battı. Aynı denizdeyiz şimdi. Fırtınalı, dalgalı. Kimimiz vut vut duran battı batacak vapurlardayız, kimimiz sandallarda, kayıklarda, kimimiz rıhtımdaki iskelelerin ayaklarına tutunmuş, suyun içinde çırpınıyor, kimimiz dalgakıranın arkasında, siperde bekliyor; kimilerimizse jet motorlarıyla dalgaları aşıyor, yatları, kotraları, yelkenlileriyle dalgaların arasından süzülüyor.
Evrensel'i Takip Et