26 Haziran 2026 00:04

Emek ve demokrasi mücadelesinde öfke ve direniş kararlılığı

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) 36. Hukuk Dairesinin CHP için “mutlak butlan” kararı ile Kılıçdaroğlu ve ekibinin CHP’nin başına atanmasından beri siyaset ve medyada Kılıçdaroğlu tartışılıyor.

CHP genel merkezine polis zoruyla giren Kılıçdaroğlu ve ekibi, CHP’nin seçilmiş genel başkanı Özgür Özel’in en yakınındaki milletvekillerinin MDK’ye sevk edilmesi ve ihraçlarıyla başlayan icraatları İstanbul, İzmir, Bursa, Antalya, Kayseri gibi illerin il başkanı ve yönetimlerini görevden alınmasıyla sürdürüyor.

Kılıçdaroğlu ve ekibinin burada durmayacağı, Kılıçdaroğlu yönetiminin tuttuğu çizgiyi aşarak, kendisini oraya getirenlerin istekleri doğrultusunda 2024’te yerel seçimi kazanan Özgür Özel ve ekibini tasfiye etmeyi sonuna kadar sürdüreceği anlaşılıyor. Nitekim Kılıçdaroğlu ve ekibi; Özel’in seçilmiş yönetiminin “en kısa zamanda olağanüstü kurultay” isteğini umursamıyor ama Eylül ayından itibarını “olağan kurultay” çalışmasını başlatacağını söylüyor ama olağan kurultayı ne zaman yapacağını söylemeye bile yanaşmıyor.

Kılıçdaroğlu bu girişimlerine; CHP’nin rüşvete, yolsuzluğa bulanmış bir parti olduğunu; dolayısıyla “partiyi arındırma” sorumluluğu ile hareket ettiğini iddia ederek, suçlanan belediye başkanları, seçilmiş ve bürokrat yöneticileri için “aklanıp da gelsinler” diyerek, kamuoyu nezdinde çökmüş olan iddianamelere can suyu vermeye çalışmaktadır. Dahası Özgür Özel’in ve yakın çalışma arkadaşlarının dokunulmazlıklarının kaldırılmasına bile çanak tutarken, 10 yıl önce Demirtaş ve HDP-MYK üyelerinin tutuklanmalarına yol açan dokunulmazlıkların kaldırılması tuzağına destek vermesini bugün de doğru bulduğunu söylemekten imtina etmemektedir.

Halkın siyasete müdahalesinde yeni bir safha işaretleri mi?

31 Mart 2024 yerel seçimi sonrasında CHP’li belediyelere yönelik operasyonların başlatılması, özellikle de 19 Mart 2025’te İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun önce diplomasının iptal ettirilmesi, arkasından da tutuklanmasıyla başlayan operasyonlara yüzden fazla mitingle tepki gösterilmişti.

İktidarın CHP’nin bu tutumuna yanıtı Özgür Özel’in CHP Genel Başkanı olduğu Kurultay için “mutlak butlan” verdirmek oldu. 2020 yılı kurultayındaki CHP yönetimi olan Kılıçdaroğlu ve ekibi CHP’nin başına kayyum olarak atandı!

CHP Genel Merkez binasına polis zoruyla girilip Kılıçdaroğlu ekibine teslim edildi.

  • Seçilmiş genel başkan Özel ve binadaki CHP’lilerin binadan çıkarılmasının arkasından TBMM’ye yapılan yürüyüşe büyük bir kitlenin katılması,
  • Kurban Bayramı’nın ilk günü Güven Park’ta yapılan “bayramlaşma”ya ve arkasından Anıtkabir’e yapılan yürüyüşe çok geniş katılım,
  • Özgür Özel’in İzmir, Manisa ve Lüleburgaz’da yapılan buluşmalardaki büyük kitlesellik yanında buluşmaların protesto gösterilerine dönüşmesi, yığınlardaki öfke ve karalılığın çıplak gözle görülebilecek bir düzeye çıkması,
  • CHP’nin seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel’in Ankara Ulus Hali’ne yaptığı “esnaf ziyareti” ve sonrasında Denizli ve Burdur’un bazı ilçeleri ile il merkezlerine, serada çalışan tarım işçileri ve belediye işçilerini ziyaretleri, kahvelere gitmesi ve kentlerin içinde yaptığı kitlesel yürüyüşler ve fiili mitingler, mücadeleye yeni emekçi kesimlerin katılmasının dayanağı olabileceği ve önümüzdeki dönem mücadele zeminin genişleyip yeni bir safhaya geçmesinin işareti olarak görülebilecek gelişmeler oldu.

“İşaretler”in elle tutulur gerçekler olarak yaygınlaşması için elbette sadece Özel’in girişimleriyle kalmaması, tersine yerel demokrasi ve emek güçleri, kadın ve gençlik çevreleri, ileri işçiler ve mücadeleci sendikacıların mücadelenin yaygınlaştırılıp istikrar kazanması için inisiyatif alması mücadelenin seyrinin hangi doğrultuda olacağının da belirleyicisi olacaktır.

Emek cephesinden iki örnek mücadele!

Son haftalarda emek mücadelesi alanında da CHP’ye “butlancı kayyum” atanmasından bağımsız iki önemli gelişme oldu.

Eskişehir’de faaliyet gösteren Doruk Madencilik’te çalışan ve Bağımsız Maden İş Sendikası’na üye işçiler, hak talepleri için direniş başlattı. İşçiler, 13 Nisan’da Ankara’ya doğru yürüyüşe geçti. 9 günlük yürüyüşle Ankara’ya gelen işçiler, emniyet güçleri tarafından pek iyi karşılanmadı!

İşçilerin patron SSS Yıldızlar Holding ve bakanlıklar önüne giderek taleplerini duyurma girişimleri, polis tarafından biber gazı, gözaltına alma, yürüyüşleri engelleme olarak sürdü. Bütün engellere karşı işçiler mücadelelerini sürdürdü. 4 Haziran’da bakanların da katıldığı toplantıda işçilerin talepleri kabul edildi. 4 Haziran’da işçilerin taleplerinin hesaplarına yatırılmasının ardından 51 gün süren direniş bitirildi.

Doruk maden işçilerinin girişimleri Edirne ve Yozgat’ta da maden işçilerini ha-reketlendirdi.

Son dönemin ikinci önemli eylemi ise Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyesi özel okul öğretmenlerinin ücret ve özlük hakları ile mülakat mağduru öğretmenlerin mülakatın kaldırılması için 14 Haziran’da Ankara’da başlattıkları ve halen sürdürdükleri eylemleri oldu.

Öğretmenler de maden işçileri gibi Kurtuluş Park’ında. Ve içlerinden bir grup iki haftadan beri açlık grevinde!

Bu iki eylemin ortak özellikleri çok dikkat çekici.

Bu özellikleri şöyle sıralayabiliriz:

  1.  Nispeten az sayıdaki emekçiye karşı kendilerinden zaman zaman 10 katı büyüklüğündeki bir polis (jandarma) bakısı, her gün, bazen günde bir kez yürüyüşe geçtiklerinde gazlamalar, kalkanla itmeler, yerde sürükleyerek ters kelepçeyle gözaltına alma gibi ağır polisiye uygulamalara ve evinize dönün çağrılarına ve tehditlerine karşın eylemin sürdürülmesi ve taleplerin kabul edilmesine kadar eylemi sürdürmedeki azim ve kararlılığı,
  2. Eyleme işçilerin ve öğretmenlerin çocukları, eşleri, anne ve babalarının da aktif olarak katılması,
  3. Emek güçlerinin, mücadeleci sendikacıların desteği yanında ilerici demokrat kamuoyunun da desteğinin sağlanabilmiş olunması,
  4. Açlık grevini pasif bir eylem olarak değil eylem kararlılıklarının bir ifadesi olarak kullanmayı başarması; önümüzdeki dönemin emek mücadelesinin imkanlarını göstermektedir.

Eylemlere katılan işçi ve emekçilerin sayısının az olması bu eylemlerden çıkarılacak derslerin önemini azaltmayacaktır.

Tıpkı CHP’nin seçilmiş genel başkanı Özel’in yukarıda sözünü ettiğimiz “ziyaret” adı altındaki eylemlerinin birkaç il ve ilçeyle sınırlı olmasının onlardan mücadelenin safhasıyla ilgili ipuçlarına işaret etmemizin önemini azaltmaması gibi!

İhsan Çaralan

Emek ve demokrasi mücadelesinde öfke ve direniş kararlılığı
0:00 0:00
1.00x
0:00 / 0:00
1.00x

Evrensel'i Takip Et