Halka tasarruf NATO’ya makyaj bütçesi
Elif Turgut
[email protected]
Ankara’da gerçekleşecek NATO Zirvesine az bir zaman kala, Ankara bürokrasisi bir telaş içerisinde. NATO Zirvesi için gelen devlet temsilcilerinin, başkanlarının gözüne ‘aman şehrin kaosu batmasın’ diye. Bunun için ise kamu bütçesinden harcanan para T24’ün haberine göre 11 milyar lirayı geçti.
Neye harcanıyor bu paralar? Estetik görüntü için dikey bahçe inşasına, zirve güzergahları üzerindeki bina cephelerinin bakımına, protokolün inişi sarsıntısız olsun diye havalimanın yol yenilenmesine... Hatta Sol Haber’e göre, Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un sabah saatleri için koşu pisti talep ettiği haberlerinin ardından iktidarın Dikmen Vadisi ve Botanik Parkı’nda Macron için koşu parkurları ayarladığı iddiası da gündemde. Bu sırada kentte sıkıyönetim ilan edildi. Mezuniyetler ertelendi, güzergah yolu üzerindeki esnafa genelgeler ulaştırıldı, kapatılacak yollar açıklandı, sınav tarihleri değiştirildi, zirve öncesi 209 kişi sabah baskınıyla gözaltına alındı.
Elbette bu 11 milyar liralık bütçe NATO için kamu bütçesinden yapılan harcamanın sadece makyaj kısmı. Ankara’da yapılacak NATO Askeri Komite Başkanı Giuseppe Cavo Dragone A Haber’e verdiği röportajda, zirvede “savunma” yatırımlarının ve silah sanayisinin üretim kapasitesinin artırılmasının ele alınacağını söyledi. Türkiye halihazırda askeri harcamalara yüzde 2 oranında bütçe ayırıyor. NATO'nun yüzde 5 hedefi gerçekleşirse bu, yaklaşık 82 milyar dolarlık bir askeri harcamaya denk gelecek.
Ekmek ve Gül dergisinin haziran sayısında “Bir silah kaç kreş eder?” yazısıyla Nuray Öztürk hesaplamıştı, bir savaş uçağına harcanan 8 milyar lira ile 520 kreş açılabileceğini, 52 bin çocuğa hizmet verebileceğini. NATO makyajı için 11 milyar lira harcanırken Ankaralıların payına bunca zamandır bütçeden ne düşüyor? Tasarruf bütçesi... Kemer sıkma politikası...
Kamu bütçesinin halk için harcanmadığının örneklerine her geçen gün daha çok şahit oluyoruz.
Ankaralı gençlerin vakit geçirebileceği sosyal kültürel alanların zenginleştirilmesi için ayrılmıyor bu bütçe; sokakların aydınlatması, ulaşımın artırılması için harcanmıyor.
Öğretmenler taban maaş ücretleri için mücadele ederken çok sert polis müdahaleleriyle karşılaşıyorlar. Sanayi Bakanlığı teşvik belgelerini göremeyelim diye artık açıklamasa da bir sürü vergi teşviklerinin özel okul patronlarına verildiğini biliyoruz.
Ankara’da Tuzluçayır Kadınları Dayanışma Derneği uzun süredir kadın sığınmaevi açılması için çalışma yürütüyor. Aile Bakanlığının ise 2026 yılında sığınmaevi açma hedefi koskoca ülkede sadece 1 tane.
Kadın istihdamının önündeki en büyük engellerden birinin çocuk bakımı olduğu Çalışma Bakanlığı verileriyle ortaya konmuş olsa da mahallelerde nitelikli, güvenli, ücretsiz ya da uygun fiyatlı kreşler bulunmuyor, açılmıyor. Kayseri Şehir Hastanesinden sağlık emekçilerinin anketi de gösteriyor ki pek çok sağlık emekçisi kadın çocuğun bakımı sebebiyle işi bırakmayı düşünüyor.
Ankara’nın sokaklarında NATO için yapılan makyajın faturası, aslında yıllardır emekçilere çıkarılıyor. Açılmayan kreşlerde, kapatılan okullarda, yetersiz sığınmaevlerinde, bakım yükü nedeniyle işinden ayrılmak zorunda kalan kadınların yaşamlarında görüyoruz bunu. Mamak İlkokulunun kapatılmasına karşı çıkan velilerin talebi de, kadınların kreş ve sığınmaevi talebi de aynı gerçeğe işaret ediyor: Kaynak var, yok değil. Mesele kimin için nasıl kullanıldığı...
Evrensel'i Takip Et