23 Haziran 2026 00:13

Başlıktaki harflerin açılımı Beyaz Kanat Örgütü. Tavuk üreticisi patronlar suç işlemek için örgüt kurmuş. İstanbul savcıları durumu fark etmişler ve operasyon yaptılar. Gözaltına almalar, kayyım atamalar uygulandı. Kapitalizm savunucuları insanlar mal üretip satamayacak mı, üretim yapmak ve serbest pazarda satmak suç mu diye feryat ettiler. Ticaret ve sanayi odaları, rekabet kurulları, Ticaret Bakanlığı gibi kurumlar İktidarla aralarını bozmamak için sessiz kaldılar. Muhalefet ekonomik başarısızlıklarını iktidar bütün sorunlarını çözmek için kullandığı aynı aletle, yargı sopasıyla çözmek istiyor dediler. Komplo teorisyenleri iktidar ülkeniz asıl sorunlarını kitlelerin gözünden kaçırmak için böyle operasyonlara başvuruyor dediler. Sözleri açıktan duyulmayan birileri ne yapıyorsunuz, tavukçuların içinde AKP’liler de var, hatta AKP yönetiminde görev almış patronlar da var dedi ve herkesin duymadığı bu son itirazla birlikte suç örgütü operasyonunda geri adımlar atıldı, gözaltına alınanlar serbest bırakıldı, kayyım kararları kaldırıldı.

Tavukçular suç örgütü var mıdır? Savcılığın dediği şekilde yoktur muhtemelen. Ama patronların halka karşı örgütlenmesi açısından değerlendirirsek bütün patronlar halka ve işçilere karşı örgütlüdür. Bunların bazıları özel örgütler de kurarlar. Peki bu örgütlerin yaptıkları suç mudur? Elbette suçtur. Ama bizim ve diğer kapitalist ülkelerin kanunlarında bize göre suç olan işçi sınıfını sömürmek, örgütlenmesini engellemek, kölelik koşullarında çalıştırmak, açlığa ve yoksulluğa mahkum etmek suç değildir. Kapitalistler ve onların savunucuları serbest piyasa, rekabet, işgücünün serbestçe pazarlanması vs. denilerek bu suçları özgürlük gibi tarif ederler ve savunurlar.  Bunlar sosyalist ülkelerde suçtur.

Fakat, kapitalizmin hüküm sürdüğü ülkelerde serbest piyasa hikayesini halka yutturmak için tekel oluşturmak, kartelleşmek, ücret ve fiyatları topluca belirlemek gibi davranışlar kapitalist rekabete aykırıdır diye güya yasaklanmıştır. Fakat bu yasaklara tekeller uymaz. İktidarı kullanan tekeller iç ve dış piyasada tekel ve kartel oluşturma işini sürekli yaparlar. Rekabeti engellerler. Büyük kapitalistler küçük kapitalistleri yutar. Kendileri ile rekabet etmek isteyen küçüklere karşı önce fiyatları düşürüp onları iflas ettirirler, sonra onları satın alıp düşürdükleri fiyatları aşırı arttırarak fiyat düşürmekle kaybettiklerinin iki mislini kazanırlar. Piyasaları üç, dört firma ile sınırlayıp, ortak fiyat belirleyip tüketiciyi soyarlar. Telekomünikasyon firmaları, şehirlerarası otobüs firmaları, büyük market zincirleri, havaalanlarındaki yandaş firmalar, büyük konfeksiyon firmaları, otomobil firmaları, lastik firmaları say sayabildiğin kadar. Hepimiz dünyanın en pahalı internetini kullanıyoruz diye yakınırız. Doğrudur. Üç firma ile sınırlanan firmalar ortak fiyat tespit edip dünyanın iki üç misli fiyatlarla bize interneti satarlar. Futbol maçlarını yandaş bir firmaya verip sahada izleyenlerin ödediği bilet fiyatına evde maç seyretmenizi zorunlu kılarlar.

Rekabet Kanunu’na göre bunlar suçtur ama cezası trafik cezalarından daha düşük olduğu için hiçbir etkisi olmaz.

Evet beyaz et fiyatları yüksektir, kırmızı et fiyatları da, sebze ve meyve fiyatları da yüksektir ve bütün bu alanlarda tekelleşme, kartelleşme vardır. Bunlar suçtur. Bunları savunacak halimiz yok. Sorunun çözümü için elli beş sene önce Ecevit üretici ve tüketici kooperatifleri modelini öneriyordu. Sosyalistler ise devlet çiftlikleri ve devlet satış mağazaları ile gıda sorununu çözmeyi vaat ediyor halk iktidarında. Ama günümüzde en azından kartelleşmenin önlenmesi lazım. Bunun için de mevcut yasalar titizlikle uygulanmalı, gerekli yasal düzenlemeler yapılmalı. Bire üretip, beşe satanlara izin verilmemelidir.  

Kamil Tekin Sürek

BKÖ
0:00 0:00
1.00x
0:00 / 0:00
1.00x

Evrensel'i Takip Et