Şimdi sıra sende
“Susma sustukça sıra sana gelecek” sloganı, her gün hayat tarafından doğrulanıyor. Grevdeki bir işçi, ülkenin en prestijli üniversitelerinden biri, kendini ülkenin sahibi sanan bir politikacı vb. sıra ona geldiğinde belki de bu sloganı içinden sık sık tekrarlıyor pişmanlıkla.
Sıra şimdi CHP’de.
Belediye yasasına, hakkında terör örgütü üyeliği iddiası ile dava açılan belediye başkanı yerine kayyım atanır, belediye meclisi çalıştırılmaz; hakkında örgütlü suç iddiası ile dava açılan belediye başkanı görevden alınır vb. maddeleri eklenirken ses çıkarmayan ya da yeterince muhalefet yapmayan CHP; şimdi bu maddelerle felç ediliyor.
Hukuki bilgisi zayıf ya da olayları çarpıtmayı marifet sanan bazı yorumcular televizyonlarda, ‘Tayyip Erdoğan da belediye başkanı iken yargılandı ama tutuksuz yargılandı, kayyım atanmadı’ falan diyorlar; ama Erdoğan yargılanırken bu yasa maddeleri yoktu. Bunları Kürtlere karşı diye çıkardılar şimdi CHP için uyguluyorlar. Yarın AKP için de uygulanabilir.
‘“Terörsüz Türkiye süreci” sürerken, Ahmet Türk de beraat etmişken niye hâlâ Mardin Belediye Başkanlığına dönemiyor?’ diyorlar. CHP’li belediye başkanlarının görevine dönmesini engellemek için. Çünkü, Ahmet Türk’ ün beraat kararı daha kesinleşmedi. Dönebilmesi için Belediye Yasasına OHAL döneminde eklenen kayyım maddesinin kaldırılması gerekir. Yasa değişikliği gerekir. Yasa değişirse, yukarıda belirttiğimiz iki düzenleme kaldırılırsa sadece Ahmet Türk değil DEM Parti’li ve CHP’li belediye başkanları görevlerine döner. Kayyım kalmaz. Tutuklu belediye başkanı kalmaz. Ahmet Türk’ün göreve dönmesi için Cumhur İttifakı şimdiki baş düşmanı CHP’nin bağladığı elini, kolunu çözemez. Bahçeli herhalde Ahmet Türk ile görüşmelerinde bu durumu anlatıyor ve ‘Kararının kesinleşmesini bekle, biraz daha sabır, yargı kısa sürede sorunu çözecek, senin beraat kararını kesinleştirecek’ diyordur. Basına da ‘Çok samimi bir görüşme oldu, Bahçeli çok olumlu görüşler belirtti’ açıklaması yapılır.
“Mutlak butlan” olayı da aynı.
Şu anda Mecliste üyesi bulunan bütün partiler Siyasi Partiler Yasası ve Seçim Yasası’ndan şikayetçidir. Seçim ve parti programlarında da bu iki yasanın değiştirileceği ve demokratikleştirileceği yazılıdır. Ama 25 senedir bu iki yasa değişmez. Herkes değiştirme sözü verdiği halde değişmez. Çünkü Kürtler ve işçiler, emekçiler güçlü bir şekilde Meclise giremesin diye bu iki yasa değiştirilmez. Şimdi mutlak butlandan, yargıdan şikayet edenler de bu yasaları değiştirmek istememişlerdir.
Şimdi Kürtlere ve emekçilere karşı korudukları yasalar onları vurmuştur. Belki bir süre sonra AKP ve MHP’yi de vuracaktır. Sıra onlara da gelecektir.
Kıssadan bir hisse daha. Örgütlü ve bilinçli işçi ve emekçileri hiçbir yasa, yasak; iktidarı almaktan alıkoyamaz. Bir gün onu da anlayacaklardır.
Evrensel'i Takip Et