Savaş üniversiteleri kampanyası
Mart 2003’te Irak’a savaş açanlar ABD ve Britanya hükümetleriydi. ABD’de Cumhuriyetçi Partinin savaş başlatması şaşırtıcı değildi. Şaşırtıcı olan, Tony Blair yönetimindeki İşçi Partisi hükümetinin çabasıydı.
Günümüz İşçi Partisi, Keir Starmer ve çevresindekilerin elinde ve 20 yıl öncekinden çok daha sağda. Başbakan Starmer ve hükümeti, içeride ve dışarıda tümüyle militarist bir siyaset güdüyor. Bu siyaset uyarınca, üniversitelerin militarizm hizmetine sokulması için Savunma Bakanlığı girişimiyle yeni bir kampanya başlatıldı.
Nisan ayında başlatılan kampanyanın merkezinde, “Savunma Üniversiteleri İttifakı” (SÜİ) adı verilen bir oluşum yer alıyor. Bu oluşumun üç temel hedefi var. İlk hedef, savaş teknolojisi odaklı araştırmaları çoğaltmak. İkincisi, bu alanda çalışmak isteyebileceklerin sayısını artırmak. Üçüncüsü, savaş endüstrisi içerisindeki şirket ve kuruluşlar arasında iş birliğini güçlendirmek. Özetle, yükseköğretim kurumları ile savaş sektörü arasında stratejik bir ağ oluşturulmak isteniyor.
Bakanlık, “savunma ve akademi arasında daha stratejik bir ilişki” kurmaya yarayacak SÜİ ağını daha güvenilir ve çekici kılmak için 20 kurucu üye aradığını duyurdu. Kurucu üniversitelerin SÜİ için hazırlanmış tüzüğü imzalamaları ve militarizme hizmet edeceklerini taahhüt etmeleri bekleniyor.
Starmer Hükümeti, üniversitelerin “Savunma amaç ve hedeflerini desteklemek için savunma ve ulusal güvenlikle ilgili alanlar ve teknolojilerde araştırma ve geliştirme faaliyetlerini ve kapasitelerini aktif olarak artırmayı” kamuoyuna taahhüt etmelerini istiyor. Bir diğer deyişle, SÜİ ağına katılacak üniversiteler kaynaklarını, araştırma kapasitelerini ve eğittikleri iş gücünü askeri teknolojiye hizmet etmeye adayacaklar. Üniversiteler, öğrencilerini “sağlam kariyer olanakları” sunan savaş endüstrisine yönlendirecekler. Üniversiteler, bu yolla Britanya savaş makinesinin resmi ortakları olacaklar.
Üniversitelerin kendilerini savaşa hizmet etmeye adamalarının ahlak dışı olduğuna ve akademik özgürlüğü yok edeceğine inanan barışseverler, SÜİ kampanyasına karşı çıkıyorlar. Hükümet, üniversiteleri devasa “savunma sanayi” içerisinde, onun ayrılmaz bir parçası olarak görmek istiyor. Kampüslerin bağımsız araştırmalar yapmak ve insanlığa hizmet etmek isteyenlerin bulunduğu özgür ortamlar olmaktan çıkarılması; askeri sanayinin uzantılarına dönüştürülmesi barışseverler açısından korkunç bir çaba.
Üniversitelerin doğrudan militarizme hizmet etmeye zorlanması, aslında sağ siyasetin güdümlü üniversiteler yaratma çabasının bir örneği. Güdümlü üniversite anlayışı, akademik özgürlük ilkesinin ortadan kaldırılmasını gerektiriyor. Sığ militarist anlayış, her zaman “milli güvenlik” ezberine dayalı. Bu ezbere göre, bitmek tükenmek bilmeyen tehlikelere karşı sürekli hazırlık ve sürekli “savunma” gerekiyor. Bu ezbere eklenen görece yeni öge, savunmanın “tüm toplum” tarafından üstlenilmesi. Yani, tüm kurumların militarizme hizmet etmesi. Bu faşizan ilke, Almanya gibi ülkelerde de hükümet tarafından topluma dayatılıyor. Bu çerçevede, üniversiteler kamu çıkarı odaklı hizmet vermekten çıkarılarak, savaş teknolojisinin ve silah ihracatının bir aracına dönüştürülmek isteniyor.
Militarizm karşıtları, SÜİ kampanyasına karşı çok güçlü bir direniş gösterilmesini istiyorlar. Üniversiteleri kurucu üye olmamaya ve SÜİ tüzüğünü kesinlikle imzalamamaya çağırıyorlar. Militarizm karşıtları, tüm üniversite bileşenlerini (öğrencileri, tüm çalışanları ve sendikalarını) ve tüm yerel örgütlenmeleri, SÜİ kampanyasına karşı çıkmaya ve üniversiteleri demokratik araştırma, eleştirel düşünce ve kolektif özgürleşme alanı olarak savunmaya çağırıyorlar.
Günümüzde üniversitelerin korunması büyük önem taşıyor çünkü saldırılar çok ciddi, çok kapsamlı. Üniversiteler bilime, adalet, barış ve kamu yararına adanmış kuruluşlar olarak kalmalılar.
Evrensel'i Takip Et