Özgürlük sorumluluktur
Yakınlaşma
Bakarsın bir karınca yürür, çiçeğin açtığı, suların aktığı, ağaçların örttüğü gür ormanına. Ardından bin karınca yürür, uzağı yakın eden.
Yabancılaşma
Tanıdığımızı sandıklarımız yabancılaşıyor. Acıların sevince dönüşmesini engelleyenlerin yanında yer alarak.
Özgürlük sorumluluktur
Özgür olmak sorumluluk gerektirir. Sorumlulukları yerine getirmekse ağır bir yüktür. Bu yükü taşıyamayan özgürlükten köşe bucak kaçmakla kalmaz, başkalarının da özgürlüğünü elinden alır.
Yel estikçe
Gün doğacak. Gece ne kadar katlanırsa katlansın gün doğar. Karanlığı dağıtacak aydınlığı engelleyemez hiç kimse. Tan yelleri estikçe.
Kirlenmiş kağıtlar
Ak kağıt tez kirlenir, yazarak, çizerek kirlendikçe/kirletildikçe aklanır. Ne kadar çok kirlenirse, ne kadar çok kirletilirse o kadar çabuk aklanır.
“Suçluluk”
“Suçludur erken açan ve erken geçen çiçek. Rüzgâra/sinen koku. Yaban diye adlandırılır utangaçlık/ Hırsızlık yasak ama yağma helâl. Kirletilmiş düşler,/ Parçalanmış yürek... Gülün morardığında menekşe/sayıldığı... Gülün tanınmadığı gerçek...” (Sennur Sezer, Kirlenmiş Kâğıtlar)
İleri
Yürümezsek durup kalırız olduğumuz yerde. Olduğumuz yerse göçüyor her gün batağın içine. Eksilmeden çoğalalım diye yürümeliyiz ileriye.
Değişmesiz
Televizyona bağlandı bütün yaşamımız. Acılarımız, sevinçlerimizle, yoksulluğumuz/yoksullaştırıldığımızla. Siyasal, toplumsal özgürlükten, demokrasiden yoksunluğumuz su götürmez. Hepsi iç içe. Bütün bir gün/gece tartışılıyor ekranda. Değişmeden yaşamımız.
Evrensel'i Takip Et