7 Haziran 2026 00:35

Ücret gasbı sıradanlaştı

Doruk Madencilik işçileri, ödenmeyen ücretleri ve diğer hakları için ikinci kez Ankara’ya yürüdü, direndi ve nihayet kazandı. Madencilerin tüm alacakları banka hesaplarına yattı. Ancak ücretleri sürekli eksik ödenen, geç ödenen ve hatta ödenmeyen işçiler sadece Doruk Madencilik işçileriyle sınırlı değil. 

Bunu sadece haberlerden, çevremizden duyduklarımızdan hareketle söylemiyoruz. Resmi veriler de durumun vahametini gösteriyor. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı verileri işçilerin en az yüzde 62.6’sının ücret, fazla mesai ücreti ve diğer alacaklarının ödenmediğini ortaya koyuyor.

Bakanlığın teftişlere ilişkin yayımladığı son veriler 2024 yılına ait. 2024 yılında işin yürütümü bakımından programlı teftişler kapsamında sekiz sektörde 2 bin 293 iş yeri denetlenmiş. İşin yürütümü yönünden yapılan bu programlı teftişler ulusal market, restoran, konaklama, tekstil, maden, çağrı merkezi, geri dönüşüm ve tarım olmak üzere sekiz farklı sektörde gerçekleştirilmiş.

Bakanlık verilerine göre denetlenen bu iş yerlerinde 411 bin 558 işçiye ulaşılmış ve 257 bin 656 işçiye çeşitli alacakları kapsamında ödeme yaptırılması sağlanmış. Denetim kapsamındaki 411 bin işçiden 257 bininin alacakları olduğu resmi verilerle ortaya konulmuş.

Teftişler haberli

Şu bilgiyi de verelim. Bakanlığın teftişleri, programlı ve program dışı olmak üzere iki ayrı şekilde ve işin yürütümü ile iş sağlığı ve güvenliği yönünden olmak üzere iki farklı başlık altında yapılıyor. Programlı teftişler, planlama doğrultusunda belirli sektörler hedeflenerek gerçekleştirilirken, program dışı teftişler ise kamu kurum ve kuruluşlarından gelen talep veya ihbarlar ile Bakanlığa doğrudan yapılan ihbar ve şikayetlerden, “uygun görülenler” esas alınarak planlanıp yapılmakta.

Programlı veya programsız teftişlerin tamamında işverenlere 15 gün öncesinden tebligat yapıldığını, çat kapı yapılmadığını da hatırlatalım. Önceden bilgi verilerek, işverene hazırlık yapma ve eksikliklerini giderme imkanı verilerek gerçekleştirilmesine rağmen ulaşılan sonuç, işçilerin hangi koşullara mahkum edildiğini gösteriyor.

Bakanlık ödevlerini isteyerek yapmıyor

İş Kanunu’nun 91’inci maddesiyle çalışma hayatı ile ilgili mevzuatın uygulanmasını izleme, denetleme ve teftiş etme görevi devlete verilmiş ve bu ödevin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına bağlı iş müfettişlerince yapılacağı belirtilmiştir. Doruk Madencilik işçileri, Bakanlık ödevini yapmadığı için Bakanlığın da kapısına dayanmakta hukuken de son derece haklıdır.

Yine yasaya göre Çalışma Bakanlığı ve devlet “İhtiyaca yetecek sayı ve özellikte teftiş ve denetlemeye yetkili” iş müfettişi istihdam etmekle yükümlüdür. Ancak Emek Araştırmaları Derneğinin (EMEK-AR) raporuna göre teftiş yetkisi bulunmayan müfettiş yardımcıları da dahil toplam müfettiş sayısı 2017’de 1019 iken 2024 yılı itibarıyla 917’ye gerilemiştir. Aynı dönemde polis sayısı 260 binden 305 bine; bekçi sayısı 4 bin 600’den 30 bine; Diyanet İşleri Başkanlığı personeli sayısı ise 109 binden 143 bine çıkmıştır. EMEK-AR’ın araştırması müfettişler yönünden bir kıyası da içermekte. Buna göre Türkiye’de her 100 bin çalışana sadece 2.8 müfettiş düşerken, bu rakam Almanya ve Bulgaristan’da 14, Güney Afrika’da 11’dir. 

Özetle rakamlar devletin ödevini yapmadığını anlatmaktadır.

Hatta bu iktidar ödevini azaltmak için 2017 İş Kanunu’nun 91’inci maddesinde değişiklik yapmış ve işçilerin “Kanundan, iş ve toplu iş sözleşmesinden doğan bireysel alacaklarına ilişkin” başvurularının “İş sözleşmesinin devam etmesi kaydıyla” işleme alınmasını yasaya eklemiştir.

Yasayı şikayetleri azaltmak üzere değiştiren iktidar, caydırıcılıktan uzak tutardaki idari para cezalarını artırmak için kılını kıpırdatmamaktadır.

Yani devletin, AKP iktidarının ödevini yapmaması tembellikten kaynaklanmamaktadır. Bilakis bile isteye teftiş görevi yerine getirilmemekte; iş cinayetlerinden, yaralanmalara, ücretlerin ödenmemesinden, uzun çalışma sürelerine kadar birçok ihlale yol verilmektedir.

İktidar; ücret alacağı olan, yasal sınırların üzerinde çalıştırılan, yıllık izin hakkı gasbedilen işçilere sadece “Gidin dava açın” diyemez. İşçilerin dava açmak kadar Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının veya bakanlık il müdürlüklerinin kapısına dayanmak da hakkıdır.

Ahmet Ergin

Ücret gasbı sıradanlaştı
0:00 0:00
1.00x
0:00 / 0:00
1.00x

Evrensel'i Takip Et