ABD’de göçmenlere kapsamlı yönelik saldırı sürüyor. Doğrudan ABD başkanına bağlı olan ve bir çeşit özel saldırı birimine dönüştürülen göçmenlik ve gümrük muhafaza (GGM) polisleri aracılığıyla yaratılmak istenen dehşet iklimine geçtiğimiz ay yakından bakmıştık. GGM birimleri, göçmenlere yönelik düşmanlık siyasetinin sokaklara yansımasını ve sağcı seçmenlere yönelik propaganda malzemesi üretilmesini sağlıyorlar.

GGM yöneticisi olarak seçilen kişiler, acımasızlıkları ile tanınıyorlar. Bu yöneticiler, GGM polislerine sürekli olarak “Arkanızda başkan var, size kimse dokunamaz,” diyerek şiddete yöneltiyorlar.

GGM birimleri acımasız görünmeye ve dolayısıyla sınırsız güç kullanmaya teşvik ediliyorlar. Acımasızlık “tek adam” iktidarının sınırsız gücü olduğunu gösteriyor. Acımasızlık faşizmin çok önemli bir göstergesi.

Acımasız saldırı birimlerine katılmak şaşırtıcı denli kolay. GGM ilanlarında şiddete eğilimlilere, aşırı sağcılara, Irak ve Afganistan gibi yerlere gönderilmiş eski askerlere sürekli göz kırpılıyor. ABD federal devleti, artık topluma yararlı olabilecek birimlere iş gücü aramıyor. En çok para getiren, en bol bulunan işler acımasızlık birimlerine katılmayı gerektiriyor.

Ocak ayında babasıyla birlikte gözaltına alınan ve apar topar Teksas’a gönderilen beş yaşındaki Liam Ramos gibi daha çok çocuk var. Gözaltında tutulan çocukların yaşadıkları, büyük medya kuruluşları tarafından bilerek göz ardı ediliyor. Çocuklara yapılanların ortaya çıkması ve görünür olması istenmiyor. Görünürlük kazanan acımasızlıklar, Liam Ramos örneğinde olduğu gibi kamuoyu baskısına yol açabiliyor.

Araştırmacı gazetecilik yapmak üzere kurulan ve oldukça başarılı işler çıkaran ProPublica, göçmenlerin çocuklarına yönelik acımasızlıklara ışık tutan az sayıdaki kuruluştan biri. ProPublica, gözaltına alınan ve Teksas’taki bir tesiste tutulan sekiz çocuğun yazdığı mektupları yayımlayarak önemli bir iş başardı. Bu tesiste, 750 kadar aile (bunların neredeyse yarısı çocuklu aileler) ve yaklaşık 370 bekar yetişkin kadın tutuluyordu. 

Çocukların yazdığı mektuplardan ikisini sizler için Türkçeleştirdim.

Toplam 50 gün boyunca gözaltında tutulan, Venezuela kökenli 9 yaşındaki bir çocuk şöyle yazıyor: Merhaba, benim adım ... ve 9 yaşındayım. Venezuela’dan geliyorum. Dilley Göçmen İşlem Merkezinde 50 gündür kalıyorum. Ülkemize dönmek istiyorum. Ama okulumu ve arkadaşlarımı özlüyorum. Buraya geldiğimden beri kendimi kötü hissediyorum, çünkü burada çok uzun süredir kalıyorum. 2 yıl 6 aydır ABD’de bulunuyorum. Okulda arkadaşlarımla mutluydum ama şimdi onlardan ayrılmam gerekiyor. Ülkemdeki ailemi özlüyorum, bu yüzden şimdi Venezuela’ya gitmek istiyorum. Ama annem benim için daha iyi bir gelecek istediği için gitmek istemiyor. Benim gibi göçmenlerin nasıl muamele gördüğünü görmek, ABD hakkındaki bakış açımı değiştirdi. Annem ve ben, yaşamak için iyi ve güvenli bir yer ararken ABD’ye geldik. Annem iyi bir iş arıyordu.

Toplam 70 gündür gözaltında tutulan, Venezuela kökenli 7 yaşındaki bir çocuk ise şöyle diyor: Merhaba, benim adım ... Venezuela’dan geliyorum. 3 yıldır ABD’de yaşıyorum. 7 yaşındayım. 70 gündür buradayım. Burada olmak istemiyorum, okula gitmek istiyorum. Büyükannemi ve büyükbabamı özlüyorum, arkadaşlarımı özlüyorum. Buradaki yemekleri sevmiyorum. Okulumu özlüyorum. Burada olmaktan hoşlanmıyorum. Çok sıkılıyorum. Bu yerde kendimi pek iyi hissetmiyorum. Buradan bir an önce ayrılmak istiyorum. Amcalarımı özlüyorum. Umarım yakında buradan ayrılabilirim.

Bir acımasızlık tellalı olarak bilinen, yakın zamana dek GGM yöneticisi olan Greg Bovino geçtiğimiz günlerde Avrupa’daki faşist parti ve hareketlerin temsilcileriyle bir araya geldi. Portekiz’de yapılan toplantıda Avrupa’da yaşayan ama Avrupalı olmayanların, ABD’de yaşayan ama oraya yakışmayanların nasıl kitlesel olarak “geri göç” ettirilebilecekleri konuşuldu. Artık çok açık ki, göçmenlere yönelik nefret günümüzde faşizmin en sağlam göstergesi.

Serdar M. Değirmencioğlu

Suçları göç etmek
0:00 0:00
1.00x
0:00 / 0:00
1.00x

Evrensel'i Takip Et