Gezi’dir adı
Kara gölge
Yaz geliyor. Ne bir ağaç var, ne gölgesi kaldı. Yerini beton yollar boyunca uzayan betondan evlerin kara gölgeleri kapladı.
Yerinden oynadı
Yıldızlarla ay, güneş yerli yerinde, yer yerinden oynuyor yine de. Aç açlık yok yoklukla altı kazınarak.
Yankısı
Bulutlar geçiyor, yanan/yakılan kentlerin savrulan dumanı üstümüzden. Yakılan ağızlarla atılan çığlıkların acısıyla ağusu yankılanan gökyüzünden.
Aşarak
Akan bir ırmak gibi önünde yığılı taşların/başların üstünden aşarak geçiyor kalabalık. Ufalayarak taşları. Çiçekler açtıracağı toprakta.
Gezidir adı
Adı Gezi’dir, gezilir kol kola, yürüyüşte yan yana. Oturulur banklarında. Caddeyi tutan gürültülerle mazot kokusundan uzak. Ağaçların kuş kanatları gibi ipildiyen yaprakları göze de, gönle de ferahlık verir. Kim ne zaman, nerede, nasıl tek bir ağacını verebilir?
Erken bahar
Uçan kuşu izle. Kışın çerinden çöpünden kalanlarla bir yuva kuracaktır önce kendine. Sonrası, yün yumağı, ipek topu civcivleriyle erken bahar.
Gelen yaz
Bahar açtı, gül kokulu çiçekleriyle güneş kokulu meyvelerini verecek elimize. Sular akıyor, yollardaki beldelerdeki kalan artıkları önüne katıp süpürerek. Gönle ferahlık veren su, akışı durdurulamayan.
El birliği
Benim yaşadığım 90 yıllık kışlara -cumhuriyetin 100 yıllık kışlarını eklersek- açtığı yaraları yazın iyileştirici gücü sarmıştır zaman zaman. Bugün de saracaktır. Yeryüzünün cömertçe sunduğu güzelliklerle zenginlikleri el birliğiyle paylaştığımızda.
Evrensel'i Takip Et