Parayla saadet olur mu?
Gazeteci-Yazar İslam Çupi zamanında Fenerbahçe’yi, “Fenerbahçe büyüklüğü ne şampiyonluk büyüklüğü, ne kupa büyüklüğüdür. Onun büyüklüğü başka bir büyüklüktür işte, adı konamaz” sözleriyle tanımlamıştı.
Bu etkileyici tanımlama yöneticiler tarafından zaman zaman hatırlanır ve tekrarlanır ancak iş pratiğe geldiğinde şampiyonluk odaklı bakış açısından ve taraftar kitlelerini şampiyonluğa koşullandıran anlayıştan asla vazgeçilmez.
Fenerbahçe’de yaklaşık 10 gün sonra yapılacak başkanlık seçiminde yarışacak Aziz Yıldırım ve Hakan Safi’nin açıklamalarına bakıyoruz. Vaatler yine aynı, yabancı yıldız transferleri ve elbette şampiyonluk…
İki aday da paranın sorun olmadığını, şampiyonluk için ne kadar gerekiyorsa, o kadar harcama yapabileceklerini söylüyor.
Ülkemizdeki tipik yönetici bakışı bu ne yazık ki. “Transfere ne kadar çok para harcarsak şampiyonluğa ulaşmamız o kadar kolay olur” düşüncesi bir türlü aşılamıyor.
Oysa şampiyonluk için transfere büyük bütçe ayırmaktan önce yapılması gereken çok daha önemli işler var ve bunu, bugüne kadar yaşadıkları deneyimlerin ışığında en iyi Fenerbahçeli yöneticilerin bilmesi gerekir.
Başarı için en önemli unsur, etkili ve istikrarlı bir oyun seviyesi yakalamak. Bunun ön şartı da doğru yatırım…
Aziz Yıldırım, 12 yıldır şampiyonluk yaşanmadığı için kulüp içinde ayrışmalar ve küskünlükler yaşandığını söylüyor.
Şampiyon olamamanın küskünlüklere, kırgınlıklara yol açması düşündürücü. Dünya çapında tanınırlığı yüksek pek çok kulübün de şampiyonluktan uzak kaldığı uzun dönemler olabiliyor. Bunu bir takıntı haline getirmek anlamsız.
Sahip olduğunuzu söylediğiniz o büyük maddi gücü doğru şekilde kullanırsanız şampiyonluğa ulaşmak o kadar zor olmaz. Ama paranın çoğunu yıldız kategorisinde yer alan birkaç oyuncunun transferine ayırmak, doğru yatırım yapmak anlamına gelmiyor.
İstikrarlı bir başarı grafiği yakalamak için uzun vadeli düşünmek ve altyapıya yatırım yapmak gerekir. Özellikle zorlu ekonomik koşullar söz konusuyken kulüplerin en önemli güvencesi ve umudu kaliteli altyapı organizasyonlarıdır. Hedeflere ulaşmayı sağlayacak dengeli, uyumlu, sürdürülebilir kadrolar oluşturmanın yolu altyapıdan geçer.
Transfer her zaman büyük risk barındırır. Yüksek maliyetlerle takıma katılan yıldız oyuncular türlü sebeplerden dolayı uyum sorunu yaşayabilir ve gerçek performanslarının uzağında kalabilir. Bu da kulübü, sportif açıdan olduğu kadar mali açıdan da daha zor bir sürecin içine sürükler.
Bu nedenle altyapıdan, A takıma kadar bütün kategorileri kapsayan bir futbol ekolü oluşturmak işin ilk adımı olmalı. Bilgi, emek ve sabır başarıya giden yolun temel taşlarıdır...
Fenerbahçe’de iki başkan adayının saha dışına ilişkin sözleri ise oldukça kaygı verici.
Aziz Yıldırım’ın, hakemleri hedef alan tehdit içerikli sözleri ve Hakan Safi’nin, “Ben varken kimse Fenerbahçe’ye karşı yapı kuramaz, yapı kurarsa bu kardeşiniz kurar, millet de seyreder” şeklindeki açıklaması, daha şimdiden yeni sezonun gergin atmosferine işaret ediyor.
Taraftarları konsolide etmek adına dile getirilen bu tür söylemler ortamı germekten ve provokasyona zemin hazırlamaktan başka bir işe yaramıyor.
Sporu, özüne uygun ve herkese iyi gelecek şekilde icra edebilmek için İslam Çupi’nin sözünü asla akıldan çıkarmamak gerekiyor. Bu bakış açısı hiç şüphesiz hedeflere ulaşmayı da kolaylaştıracaktır…
Evrensel'i Takip Et