23 Mayıs 2026 00:10

Özgürlük bayrakları

Ölümsüz zafer

“Alışkın değilim kulakları sözcüklerle okşamaya / yarım açık-saçıklıklarla da okşanmaz kıvrımlı saçlı bir genç kızın kulağı / Sayfalarımın askerlerini geçit töreninde sıralar / satır satır ön saflarda yürürüm. / Dizelerim kurşun gibi ağır / hem ölüme / hem de ölümsüz zafere hazır.”

(Mayakovski, Olanca Sesimle, Çeviren: Oktar Türel)

Sabah olunca

Meyve bahçelerine ulaşacak yolumuz. Açlığa, yokluğa, yoksulluğa inat olgunlaşan meyvelere. Acılara inat güller açacak gül bahçelerinde. Sabah olunca...

Toplu yürüyüş

Yürürsen yolu bulursun. Teperek karanlığı. Ne duvar, ne parmaklıklar. Açılır önün, yürüdükçe ışıldayarak. Kuşlar döner, çiçekler açar yaz bahar olur.

Ateşkeste

Güneş çıksın, ay parlasın, yıldızlar ışıldasın diye kuş uçurur füze yerine askerler boş kalınca ateşkeste. 

İlk çiçek

İlk açan çiçek rüzgarı keser, ılıtır havayı. Güneş, ay, yıldızların ışığında parıldar. Renklendirir çevreyi. Solup geçse de kokusu kalır ötekiyle.

Ölümsüz

Çiçekler ölmez, solup geçer öteki mevsime.

Dumanı üstünde

Her gün, yeni bir gün olmalı baharda. Bir yandan çiçekler açarken binbir renk, ekmek pişer, kazan kaynar öte yandan. Dumanı üstünde.

Çıkış

Çıkmaz yolun sonunda da çıkışı bulursun. Demir kapıları kırıp duvarları yıkarak. Parmaklıkların arasından.

Özgürlük bayrakları

Hapse atıyorsun ya onları. Keserek yollarını. Düşünmeden arkada biriken kalabalıkları. Asıl taşıyacak olan özgürlük bayraklarını.

Adnan Özyalçıner

Özgürlük bayrakları
0:00 0:00
1.00x
0:00 / 0:00
1.00x

Evrensel'i Takip Et