22 Mayıs 2026 00:15

Okulun, özgürlük zamanının karşıtına dönüştürülmesi: Boş zaman, tatil ve turizm

Okul kökü ve kendisi Eski Yunanca ‘skhole/okul” kavramından geliyor: Serbest zaman denebilir belki ama zaman kişinin dışında bir şey olmadığından kişinin özgür olduğu zaman yani özgürlük zamanı. Okulun en iyi tanımı özgürlük zamanı olması olabilir.

Okulun okul, zamanının özgür olması: Sorabilme, araştırabilme, düşünebilme/teori yapabilme zamanı

Özgür olabilmenin zamanı “boş” zaman değil, fizikçilerin iddiası ile zaten boşluk kavramı boş bir kavram olabilir, gönderimi olmayabilir, boşluk hiç olmayabilir. Skhole, özgür zümrelerin özgürlük zamanı.

İşçilerin işçilik zamanı, esnafın esnaflık zamanı, askerlerin askerlik zamanı, memurun memurluk zamanı olur, kölenin zamanı ise Aristoteles’in Politika [Siyaset, Siyasal Toplum] eserine göre olmaz, bağımlının özgür/düşünme/okul zamanı olmaz, onun neyi ne kadar düşünmesi gerektiği dıştan belirlenmiştir, onun özgür zamanı, başka tarzda düşünme ve eyleme zamanı yoktur.

Özgür olma ile okulun aynı kökten oluşu içeriğinin ne olduğu sorusu içeriğinin ne olduğu sorusudur Antik Yunan’da bunun içeriği bilgi araştırmaları peşinde olmaktır. Özgür kişi kendi kararlarını kendisi verebilen, iradesi kendinde olandır. Hüküm hikmetten gelmektedir. Hikmet bilgiden, bilemiyorsa araştırma bilme yetisi ve hakkından gelmektedir. Bilgiyi ve bilme yetisini kaldıralım, özgürlük diye bir şey kalmaz, ne yapacağını bilememe hali kalır, mevcut iç biyofizyolojik akışa veya dış akışa uyma “kitle/sürü” hali kalır.

Okulların temel dersleri “Liberal Arts” yani “Özgürleştirme Sanatları” olarak anıldı, hala da öyle anılıyor. Yani özgürlük/kişi özgürlüğü ile bilme yetisi/özgürlüğü, eğitim olarak da okullarda en çok da bilme sanatlarının, düşünme yaratma sanatlarının geliştirilmesi gerekiyor, bunlar özgürlüğün ayrılmaz parçalarını oluşturuyor. Göreceği araştıracağı şeyi de bilebilme kararlaştırabilme yetisi.

Canetti: Karşıtına dönüştürme ezberletme, yedirttiğine razı hale getirme

Tevrat’taki Hava’nın bilgi meyvesinden yemesi temeldir, kişi olmasının, kendi iradesiyle, kendi merakıyla hareket etmesinin başlangıç noktası sayılabilir ancak inançlar bu merakı, bilme arzusunu “şeytanlaştırmaktadır”, bunu olumsuzlamaktadır.  Bu olumsuzlamada da bir fenomen bulunmaktadır. Bir şeyler yerseniz yediğinize dönüşürsünüz. Paradoks yediğinize de dönüşmemektir, özgür kalabilmektir.

Bir de bizlere yedirilenler var. Okul boş zaman Araçsal aklın en büyük başarısı iyi bir şeyi bulup kendine çıkarına yontmasıdır.  Canetti “Kitle ve İktidar’da , araçsallaştırmaya, bizzat araç olmaya razı olmaya, rıza üretimine, “karşıtına dönüşme” diyordu. Yani fırsatını bul sen de araçsallaştır veya araçsallaştıran mevkisine geç. Otoriteye boyun eğmenin, boyunduruk altında olmaya rıza göstermenin en geçerli yolunun bir gün öküzün sahibi olma mertebesine geçme hayalidir. Canetti, özellikle faşizm döneminde askerlerin her tür emre itaatini bir gün emir veren olma hayali olduğunu iddia ediyordu: Karşıtına dönüşme veya başkalaşıma uğrama.

Dahası okulun resmi kurumsallaşması, Foucault’ya da gönderme yaparsak, zaten karşıtına dönüştürme aracı haline mi geldi, getirildi.

Kant’ta heteronomi otonomi farkı 

Kant, bir bireyin eyleminin/hayatının diğer bir şeylerde olmasına heteronomi diyor. Belki çocuklukta destek gerekiyor ancak bu desteğin amacı; heteronomiyi aşılması gereken bir eksiklik, olgunlaşmamışlık saymadır, amaç heteronominin aşılması, bireyin kişi olması, otonomisini/özerkliğini kazanmasıdır. Kant’ta “Aydınlanma nedir?” sorusunda heteronomi, “Başkasının kılavuzluğunu kullanma cesaretsizliği”dir. Eğitim, heteronomi ile başlar ama onu ortadan kaldırmak için vardır.

Okulun, özgür düşünmenin karşıtı: Metalaşan hiçbir şey özgürlükten değil

Antik Dönemde bazı Antik Özgürlerin özgürlükleri vardı da burjuvazinin özgür zamanı var mı, yapısal bakımdan dikkate alınırsa, burjuvaziye paranın peşinde olmak, artık birikiminin peşinde olmak düşüyorsa, Marx’ın metafetişizm dediği en yabancılaşmış en kendisi olmadığı hale düşüyor olabilir, parasının miktarı ile özgürlüğünün derecesi ters işliyor olabilir. Marcuse’un ifadesiyle ileri işleyim/endüstri toplumunda kişi olabilme yerine işletmeciliğe takılıp kalmış olabilir.

Melih Cevdet Anday’ın “Defne Ormanı” şiirinde ifade ettiği üzere, “Felsefenin ekmeği yoktu, ekmeğin /Felsefesi. Ve sahipsiz felsefenin/ Ekmeğini, sahipsiz ekmeğin felsefesi yedi. / Ekmeğin sahipsiz felsefesini/ Felsefenin sahipsiz ekmeği. / Ve yıkıldı gitti Likya. / Hala yeşil bir defne ormanı altında.”

Metalaşma düzeyi arttıkça, hele de bunlar yapılandıkça, 

Bayram zamanı nedir? Kişilik, toplum olma, düşünme, dayanışma zamanı mı? Yoksa?

Okullar yapılaştırıldıkça özgür zaman olmaktan çıkıyor, yapılaştırılmış zaman oluyor. Kant’ın paradoksu bu. Canetti bu paradoksu görüyor ama Kant’a göre daha spekülatif kalıyor.

Öğrenci ve kamu çalışanlarının bayram tatili hangi zamana karşılık geliyor acaba?

Bayram zamanı hiçbir şeyin ölmediği bir zamana dönüştürülebilir mi?

İyi bayramlar

Adnan Gümüş

Okulun, özgürlük zamanının karşıtına dönüştürülmesi: Boş zaman, tatil ve turizm
0:00 0:00
1.00x
0:00 / 0:00
1.00x

Evrensel'i Takip Et