15 Mayıs 2026 00:13

Çocuk nedir? Eğitimden amaç, iş gücünü mü çocuğun ve toplumun gücünü mü geliştirmek?

Eğitimden amaç iş gücü için mi çocuğun ve toplumun gelişimi, doğayla da uyumlu yaşamak için mi? Eğitimin sağlaması gerekenler neler?

Türkiye’de iktidar ve iş çevreleri hemen her defasında “iş gücü”, “istihdam edilebilirlik” vurgusu yapıyor, bu da mesleki eğitimle ilişkilendiriliyor.

Dahası kendi verileri/istatistiklerinin aksine, yükseköğretimin iş gücüne katılım sağlamadığını iddia ediyorlar, oysa bu yalan, en yüksek iş gücüne katılım yükseköğretim mezunları arasında bulunuyor.

Sadece Türkiye değil esnafın burjuvazinin iktidarların bu söylemi tüm dünyada benzer. Bologna süreci (tüm yükseköğretim de ekonomiye göre) düzenlenmeye çalışılıyor.

Bu hafta Rusya üzerinden bir değiniye değineceğim.

Eğitimin amacı para kazandırıcı iş/kariyer mi olmalı?

Uluslararası tartışmalardan, Rusya’dan aktarılan bir yazıya binaen, gençliğin eğitimden iş ve kariyer yüzünden koptuğuna dair bir aktarım bu hafta t24’te yer aldı: “Diplomanın büyüsü bozuldu: Gençler neden üniversiteden vazgeçiyor?” ana başlığı “Üniversite eğitimi sosyal asansör olma işlevini yitirdi” alt bağlığı ile aktarılan değerlendirmede ana sav ve temellendirme şu şekilde:

“Son yarım yüzyıldır küresel çapta bir patlama yaşayan yükseköğretime olan ilgi hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerde hızla ivme kaybediyor. Eğitim maliyetlerinin her geçen gün artmasına rağmen, üniversite diplomasının kariyer basamaklarını hızla tırmanma garantisi vermemesi gençleri farklı arayışlara itiyor. Günümüzde bir mühendislik ya da işletme mezununun kurye, barista veya satış danışmanı olarak çalışmak zorunda kalması, artık istisnai bir durum olmaktan çıkıp küresel bir norm haline gelmiş durumda.

Rusya’da İzvestiya gazetesinin derlemesine göre, üniversite eğitiminin “sosyal asansör” olma işlevi birçok ülkede durma noktasına geldi.

ABD’de New York Federal Rezerv Bankası verilerine göre, 2025 sonu itibarıyla 22-27 yaş arası mezunların yüzde 43’ü, diploma gerektirmeyen işlerde “yetersiz istihdam (underemployment)” sorunuyla karşı karşıya.

İngiltere’de ise üniversite mezunlarının asgari ücretli çalışanlara göre kazandığı maaş farkı 2007’den bu yana yarı yarıya azaldı. Öğrenci kredileri ve yüksek yaşam maliyetleri eklendiğinde, diplomalı bir gencin harcanabilir geliri 15 yıl öncesine göre yüzde 30 daha düşük seyrediyor.

Eğitimdeki bu krizin temelinde arz-talep dengesizliği ve akademik programların piyasa gerçeklerinden kopuk olması yatıyor. Örneğin ABD’de 2014-2024 yılları arasında bilişim sektöründeki giriş seviyesi pozisyonlar yüzde 6 artarken, mezun sayısı yüzde 110 oranında patladı. Öte yandan sağlık gibi ciddi personel açığı olan alanlarda mezun sayısı sadece yüzde 5 arttı. (…)

Türkiye dahil birçok ülkede gözlemlenen bu “diploma enflasyonu”, eğitim sistemini evrilmeye zorluyor. Üniversiteler finansal bir çöküş yaşamasa da artık piyasa talebine göre kontenjan sınırlamaları ve müfredat güncellemeleri kaçınılmaz birer zorunluluk haline geliyor.”

Burada maalesef varsayılan temel ölçüt; iş gücü piyasası ve emek piyasasında daha yüksek maaş getirisi olan iş/kariyer.

İş gücü mü çocuğun toplumun gücü, doğanın döngüsü mü? Ana ölçütler neler olmalı?

Eğitim gerektirmeyen yüksek ücret kazanılan işleri saysak acaba hangileri?

İş para kazanmak ise bunda eğitimin belli bir payı var elbette, ama bu genel eğilimle ilgili. Tek tek bir kişinin aynı 8 saatte para kazanacağı eğitim gerektirmeyen işler de çok sayıda sayılabilir.

Bu durum değerlendirmenin özünden değildir, ilinektir, talidir. Onun için bu konuya girmiyorum.

Eğitim paraya piyasaya endeksli bir şey değildir.

Ana soru, çocuğun ve eğitimin ne olduğudur.

Çocuk nedir? Eğitimden amaç nedir?

Temel eğitimden amaç da başarı ölçütü de iş gücüne katılım, iş verimliliği ve iş performansı olamaz, bunlar nitelikli bir eğitimde bazı alt boyutlar olarak içerilir ama içerilmese de eğitim için temel kriterler değildir.

Çocuk bir kişidir, kişi olmak kendi eylemine kendi iradesiyle kendi aklıyla karar verebilmektir, eğitim de çocuğun yetiştirilmesi, eyleminin öznesi olmasına yöneliktir.

İş gücü piyasasında çocuk eyleminin öznesi değildir, bu piyasa ana öznedir, piyasayı kontrol edenler ana aktörlerdir, ama çocuklar veya insanlar değil. İş piyasasına uyumu ana amaç haline getirmek çocuğu özne olmaktan çıkarmakta, bir araç bir alet konumunda, makinenin bir dişlisi konumuna düşürmek anlamına gelmektedir.

Üç temel töz/varlık/özne sayarsak bunlar kişi, toplum ve doğadır. Eğitimden amaç, çocuğun kişi olmaya, toplumun toplum olmaya, doğa ile birlikte yaşamaya hazırlanmasıdır, çocuğun ve toplumun kendi yaşamının öznesi olmasının sağlanmasıdır. Bu amaçlara yönelik eğitim de özgürleştirici dönüştürücü etkinliklerdir. Özgürleştirici dönüştürücü yol yordamların başında da bilgi beceri duyarlılık potansiyellerinin geliştirilmesine, gerçekleştirilmesine ortam sağlamak gelmektedir.

Diplomayı işe mesleğe odaklama sağlıklı bir yaklaşım değil. İkisi arasında bağ olsa da farklı şeyler. Ekonomi başka, eğitim sağlık başka. Sağlık örneği verirsek; örneğin iş için mi sağlık olacak yoksa çok daha fazlası insan olmak için mi? Her sağlıklı kişi, örneğin çocuklar da iş mi yapacak, sağlıklı insanın ana ölçütü salt iş mi olacak?

İş ve tüketim malı üretimi zaten böyle olmamalı, insanın yılda 2-3 ayını geçmese daha iyi. Onu da makineler robotla yapay zekalar yapsa daha da iyi.

Bununla beraber ısrarla ileri sürülen bir gerekçe doğru değil, bir kez daha altını çizelim. Tüm dünyada en yüksek iş gücüne katılım üniversite düzeyinde.

Ana Sorun: Mülkiyet ve mübadele biçimleri

Dünyadaki ana sorun iş gücüne katılım değil dünya kaynaklarının mülkiyeti ve paylaşım sorunu. Aile mülkleri üyeleri arasında nasıl paylaşılacak? Ya dünya kaynakları? Benim görüşüm, özel mülke kişinin kendi emeği ile ürettikleri dışındakiler girmemeli. Hiç kimse üretmediğini almamalı. Her çalışan en nitelikli yüksek öğretimden geçmeli ve aynı ücreti/payı almalı.

Sözün özü

Marcuse’un toparlamasıyla; şimdilerde insan olmaktan çıktık, artık biriktirenlerin veya artık birikiminin, tüketimi de buna endeksleyerek kapitalizmin/artık üretim ve tüketim piyasalarının mekanik dişlisi haline geldik.

Eğitimden amaç iş gücü yetiştirmek değil insan ve toplum yetiştirmektir, eğitim bizzat özgürleştirici dönüştürücü etkinlikler örüntüsüdür. Bilim, felsefe, sanat siyasetin kişi ve toplum olmanın ayrılmaz parçasıdır. İş için olanı devede kulak kalır. Artık birikimi tüketim etnosantrizm insanın başlıca müptelalıkları afyonları kimyasal uyuşturucuları haline gelmiş bulunuyor.

Doğa kişi ve toplum olma amaçları, ilkeleri ve yaşam biçimleri neler acaba? 1-İş için, işte, iş/meslek eğitimi ile 2-doğa için, kişi için, toplum için doğa içinde, kişi içinde, toplum içinde eğitim felsefesi, amaçları ve ilkeleri aynı şeyler mi?

Çocuk nedir? Kişi olmak toplum olmak nedir?

Adnan Gümüş

Çocuk nedir? Eğitimden amaç, iş gücünü mü çocuğun ve toplumun gücünü mü geliştirmek?
0:00 0:00
1.00x
0:00 / 0:00
1.00x

Evrensel'i Takip Et