Bir işçi direnişi tüm kenti etkiledi
İlke Işık
Ülkenin çeşitli yerlerinde devam eden direnişlerden biri Tokat’ta Şık Makas işçilerinin sürdürdüğü direniş. Sendikalı bir iş yeri olmasına karşın asgari ücret ödenen iş yerinde ücret ödemelerinde yaşanan sorunlar, aksamalar üç aylık ücret ödememe biçimine dönüştüğünde yıllardır biriktirdikleri, direnişe dönüştü. 2025 yılı ekim ayında sorunları ile hiç ilgilenmeyen Öz İplik İş Sendikasından istifa ederek BİRTEK-SEN’e üye olmaları işten çıkarma ile sonuçlandı ve o günden bu yana mücadele sürüyor.
Kadın işçilerin çoğunlukta olduğu bir fabrika burası. Tokat’ın en büyük fabrikası. 2019 yılında Tokat Organize Sanayi Bölgesi’nde teşviklerle kurulan fabrika dünyanın önemli markalarına üretim yapıyor. ISO 500’ün içinde olan Şık Makas şirketinin İstanbul ve Çorlu’dan sonra açtığı bu fabrikanın ardından Mısır’da da bir fabrika açarak giderek büyüyen bir şirket olduğunu da belirtmek gerekli.
Tokat’ta binlerce kadın işe giriyor bu fabrikada. Çoğunluğu hayatında ilk kez çalışmaya başlayan kadınlar. Düzenli yatan sigorta, belirli denilebilecek çalışma saatleri ücretlerin asgari ücret düzeyinde olmasına karşın çok cazip geliyor kadınlara. Patron da bunun farkında, üretimi arttırıyor, kadınların çalıştığı bir fabrikada kârına kâr katıyor. Ücretlerin ödenmediği dönemde ek işlere girme tavsiyesi veren, sürekli işvereni “anlayan” ise Öz İplik İş yöneticileriydi.
Sendikalaşma hakları ve insanca çalışma koşulları için gerçekleşen direnişi en başından itibaren örgütleyen, yaşanan sorunları çözmeye çalışan, etraflarındaki baskılara karşın en güçlü duranlar kadınlar oldu. Küçük bir kentte, herkesin herkesi tanıdığı ve kentin en büyük fabrikasında çalışanların başkaldırısı kadınlarla birlikte kenti de etkiledi. Davaların açıldığı dönemde gitmeye başladığımız adliyeden çay içtiğimiz kafeye, yemek yediğimiz esnaf lokantasından fotokopi çektirdiğimiz kırtasiyeciye kadar Şık Makas işçilerinin haklılığı gündem oldu bir şekilde.
Hayatlarında ilk kez çalışan ve yıllarca çalışmayı sürdüren kadınların çalışmaya başladıktan sonraki değişimi direnişle bambaşka bir aşamaya geçti. Patronun direnişi bölme çabalarına karşı dik duran, işçi arkadaşları ile birlikte kazanmak için bıkıp usanmadan çalışan kadınlar hiç yapmadıkları şeyleri yaptılar bu süreçte. Bildiriler dağıttılar, kitle önünde konuşmalar yapmaya başladılar. Hayatlarında ilk kez 8 Mart ve 1 Mayıs’a katıldılar, kendilerini destekleyen birlikte mücadele edenleri tanıdılar bildiler.
Çalışmadan önceki hayatlarını büyük çoğunluğu evden bile çıkamadıkları, en küçük bir sosyal hayatları olmayan, kendilerine hiç güvenleri olmayan kadınlar olarak tanımlıyor Şık Makas işçisi kadınlar. Çalışmaya başlamaları ile yaşadıkları değişim AKP’nin kadınlara ısrarla tarif ettiği esnek yarı zamanlı güvencesiz çalışma hayatının ne büyük bir kötülük olduğunu gözlerimizin önüne seriyor.
Kadınların evden çıktığında yaşamaya başladığı hayat, elde ettiği ilk gelir, çocuğunu iş yerinin kreşine göndererek çalışmaya devam edebilmesi önlerine yeni ve kendilerinin değerini de ortaya koyan bir süreç anlamına geliyor. Tek başına yaşayabilme öz güveni bunların en önemlisi. Şimdi iktidar aile ile uyumlu iş hayatı diyerek kadınları evden çalışmaya evden çıkmadan düşük ücretlere razı etmeye çalışıyor.
Kadınlar şimdi fark ediyor ki çalıştıkları sürede bu örgütlülük olsaydı işler çok farklı olurdu. Kadınlar, “İş veriyoruz işte” diyerek onları asgari ücrete razı eden bu düzenle hesaplaşıyorlar şimdi. Görüyorlar ki toplu iş sözleşmelerini işçilerin hazırladığı iş yerleri insanca yaşanacak koşulları sağlayacak.
Şimdi kararları birlikte aldıkları, tüm gelişmeleri birlikte değerlendirdikleri, açık, şeffaf kendilerinin tüm süreci belirlediği, bizzat kendilerinin temsilci olarak yönettiği bir süreci yaşıyorlar. Eksiği ile hatası ile zorlukları ile kendilerinin kararları söz konusu olan. Direnişin hukukunu yaratıyorlar her birlikte bir de birlikte yürümenin kurallarını da oluşturuyorlar.
Evrensel'i Takip Et