5 Mayıs 2026 00:13

Yasama, yargı ve yürütme erki

Memlekette çok garip işler oluyor. Adalet Bakanının açıklamasına göre faili meçhul dosyaların aydınlatılması amacıyla Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde Faili Meçhulleri Araştırma Daire Başkanlığı kurulmuş. Faili meçhul dosyaları bu daire inceleyecekmiş. Bu haberi duyanlar çok bilinen birkaç dosyadan söz ediyor. Bakan diye düşünmüştür herhalde.  Aksi mümkün değil. Kaç faili meçhul dosya var biliyor musunuz? On binlerce. O dairenin bırakın bunları incelemesi, okuması bile on yılları alır. Demek ki, birkaç dosyayı alıp Gülistan Doku dosyasındaki gibi gündem yapacaklar, “Türkiye’de adalet yok” fikriyatını seçimler sırasında değiştirmeye çalışacaklar. “Bakan kendini Türkiye Başsavcısı ilan etti” deniyor ya işte Bakan tam öyle davranıyor. Suç dosyaları savcılar tarafından incelenir, faili meçhul dosyalar ya da “soğuk dosyalar” denilen dosyalar için her ilde bir savcı ya da birkaç savcı çalıma yapabilir ama bunu Bakanlıktaki bir daire yapmaz. Ama bu sistemle Bakanlıktaki daire de illerdeki savcılar da bu tür soruşturmaları yapamaz. Yıllardır yazıp söylememize rağmen hâlâ adli kolluk kurulmadı. Her işi yapan polisler 1-2 sene gibi periyodlarla cinayet büroda çalışıyor. Bugün cinayet büroda çalışan polis yarın güvenlik büroya, öbür gün organizeye gidiyor. Bir de işin içinde jandarma var. Kırda yaşayan nüfus yüzde altıya düşmüşken hâlâ jandarma teşkilatı var. Bunlar polis bile değil. Asker. Esas eğitimleri delil toplamak olmayan askerler kırda delil topluyor. Bu da yetmedi artık İstanbul’da dahi jandarma adli polis rolüne geçiyor ve delil toplayıp savcıya dosya hazırlıyor. Oysa savcılığa bağlı çalışan adli polis aynı il ya da ilçede büro büro dolaşmadan yıllarca çalışır, bir cinayet soruşturmasında nasıl delil toplanacağının eğitimini alır, kriminal büro ile birlikte delilleri toplar, analiz eder. Bizdeki sistem delil toplama yerine itiraf alma ve itirafçılık üzerine kurulduğu için, yapılabilenler delil toplama değil; dayak ve işkence ile itiraf alma ya da tehditle itirafçılığa zorlama üzerinedir. CHP’li belediyeler dosyalarında delil toplama konusunda ne kadar yetersiz oldukları ve açtıkları davalarda en önemli delillerinin itirafçılar ve ne idüğü belirsiz gizli tanıklar olduğu görüldü.

Bakan mahkemenin, savcının ve polisin yapması gereken ve resmen yaptığı işleri Bakanlık olarak yaptı diye anlatıyor. Kırmızı bülten çıkardık, iadesini istedik vs.

Çocuklara yönelik suçlarda cezaların arttırılması için çalışmalarımız devam ediyor diyor. Yani TBMM’nin işini de üstleniyor. Veya TBMM’nin yerine geçerek, yetki gasbıyla yapıyor.

Artık Anayasa tarihi geçmiş bir gazete nüshasına çevrilmiş. Anayasa’da kanunlar milletvekilleri tarafından teklif edilir, TBMM tarafından teklifler tartışılarak oylanır ve kabul ya da reddedilir diyor ama yasaları paket paket Adalet Bakanlığı yani yürütme hazırlıyor ve aynen işlevleri sadece yürütmeden gelen yasa tekliflerine el kaldırmak olan milletvekilleri tarafından el kaldırılarak kabul ediliyor.   

Tek adam yönetimi derken bir de ikinci adam uygulaması çıktı. Yargı erkinin, iç işleri (polis, jandarma)nın ve TBMM’nin başındaki adam. Adalet Bakanı Akın Gürlek.

Hayırlı olsun.

Kamil Tekin Sürek

Yasama, yargı ve yürütme erki
0:00 0:00
1.00x
0:00 / 0:00
1.00x

Evrensel'i Takip Et