Sistemleşmiş gasp düzeni…
Kapitalizm, özellikle merkezileşmenin doruk yapıp siyasal komutanın “tek şef”ler elinde toplandığı rejimlerin geçerli olduğu ülkelerde tam bir gasp düzenine dönüşmüş durumda.
Tabii ki “tek şef” rejimlerinin varlığı mutlak şart değil. Asıl olan, özelikle işçi sınıfının bilinç, örgüt ve mücadele düzeyinin geri düzeyde seyrettiği koşullar dolayısıyla aşağıdan gelen basıncı fazla hissetmeyen kapitalizmin gasbın genelleştiği bir sistem halini alması. Trump örneğin, Maduro ve eşini kaçırıp Venezuela petrolünü düpedüz gasbetti mi -etti! Ardından İran petrolüyle gazına göz dikti mi- dikti!
Biliriz, kapitalizm zaten işçinin ödenmemiş emeğinin gasbı üzerine kuruludur. Kapitalist işçinin iş gücünü belirli bir ücret karşılığı kiralar. Ama işçiye ödediği ücretin birkaç katı ve emek yoğunluğuyla makineleşme artıkça hatta onlarca ve yüzlerce katı değerinde üretilmiş ürüne el koyar. Bir verir, beş, on, hatta yüz alır. Beş almışsa 4 puanlık değere, yüz almışsa 99 puanlık değere, karşılığını ödemeden el koymuş, yani gasbetmiştir. Kapitalistin gasbettiği işçinin ürettiği artı değerdir.
Her işçi şu son derece basit hesabı kimseden yardım almadan yapabilir. Bir fabrikada, örneğin Bursa’da Renault Fabrikasında kaç işçi çalışmaktadır? İşçilerin aldığı ortalama ücret nedir? Ücret aylık alındığına göre, bir ayda üretilen araba kaç adettir? Bir arabanın satış fiyatı nedir? Farklı türden araba üretildiği dikkate alınarak -satış yüzdelerine göre- ortalama satış fiyatı nedir? İşçi sayısıyla ortalama ücreti, üretilen araba sayısıyla ortalama satış fiyatını çarparak toplamları bulup, ücretler toplamını satış fiyatları toplamından çıkarınca kabaca fabrikadaki işçilerin iş güçlerinin ne kadarlık bölümünün karşılığı ödenmeden gasbedildiği görülecek ve “vay be!” denecektir!
Bir de tabii ki enflasyon ve “Emeği enflasyona ezdirmiyoruz” denerek işçi ücretlerinin önemli bir bölümüne el konması var. Giderek işçinin eline geçen paranın sıfırları ne denli çoğalmış olursa olsun paranın bir alım gücü ve alınan ücretle satın alınabilecek ihtiyaç maddelerinin miktarı önemli. Ücretlerin alım gücünü belirten gerçek ücretlerin sürekli düştüğünü her emekçi yaşayarak bilir. Her yıl, hatta her ay işçi ücretiyle bir önceki yıl ya da aya göre daha az şey alabiliyor.
2025’in, hem de TÜİK’in açıkladığı rakamları var elimizde. 2025’in 2. üç aylık bölümünde, yani nisan, mayıs ve haziranda milli gelirde emeğin payı, bir önceki üç aya göre yüzde 4.5 azaldı. 3. üç aylık bölümdeyse 2. üç aya göre emeğin payının azalışı yüzde 3.4 oldu. 4. üç aylık dönemdeki azalışsa yüzde 1’i aşıyor. Şimdi artık milli gelirde emeğin payı yüzde 26.5. İşçi üretiyor, ama ürettikleri gasbediliyor!
Emeklilerin durumu farklı değil!
Ama daha ötesi var. Ankara Kurtuluş Parkı’nda enerji bakanı ile görüşmek için neredeyse on gündür açlık grevi yaparak bekleyen Doruk Madencilik işçilerinin ücretlerinin gasbıysa vahimin vahimi. Yıldızlar Holding gasp üzerine kurulu kapitalizmin “olağan gasbı” ile yetinmiyor, üstüne koyuyor ve aylardır hiç ücret ödemiyor. Artı değerin gasbı kesmiyor beyleri, tümüyle gasp yaptıkları. İşten çıkarıyor, kıdem tazminatı da vermiyor. Bedavaya çalıştırıyor Doruk işçilerini. Hak aramaya geliyorlar. İtiraz ettikleri bu düpedüz gaspçılık, ama görüşecek bir bakan bulamıyorlar! Ve bir artısı var. Bu holdinge verilen maden arama ruhsatı sayısı 2 bin 364. El üstünde tutulan gasp ve gaspçılık genelleşmiş halde!
Ne demek genelleşmiş gaspçılık? Örneğin Akbelen Ormanlarındaki İkizköy. Yıldız Holdingin benzeri bir şirket almış maden arama ruhsatını ve köy arazisini tarumar edip yaşanmaz hale getiriyor. Köy atadan kalma köylülerin. Şirket gasbediyor! Ruhsat almış! Başta muhtar itiraz ediyorlar. Haksız çıkan, tıpkı Doruk işçileri gibi, köylüler, muhtarın kızı Esra hâlâ cezaevinde!
TMSF ülkenin en büyük holdingi haline gelmiş durumda. El konan şirketler ona devrediliyor. El koymanın adı belli. Örneğin TELE-1. Merdan Yanardağ’ın kurduğu TV kanalı. Merdan, E. İmamoğlu ile birlikte casus ilan ediliyor. Yersen! Ve henüz mahkeme kararı filan da olmadan sahibi olduğu TV kanalına el konup TMSF’ye veriliyor. Şimdi TMSF kanalı, babasının malıymış gibi, satışa çıkarıyor!
Evrensel'i Takip Et