Düziçi’nden ülkeye giden bir tramvaydayız…
Osmaniye 1. Amatör Lig playoff maçlarında Düziçi Belediye Spor, Osmaniyegücü’nü konuk ediyor. Maç konuk takımın 1-0’lık üstünlüğüyle devam ederken uzatma dakikalarında Osmaniyegücü orta sahadan bir gol daha atarak üstünlüğünü pekiştiriyor. Ve ardından yeşil sahalarda benzerini hiç görmediğimiz bir şey yaşanıyor.
Stadyum anonsçusu, bu golün ardından “Hakem bu gol ananın ….. girsin” diyerek (Tahmin edebileceğiniz üzere benim sansürlediğim yeri olanca sinkafıyla esirgemeden) anons yapıyor. Bu anlar ise yerel bir kanal olan Sabır gazetesinin maç yayınına yakalanıyor. Üstüne üstlük bir de TFF gözlemcisinin resmî tutanağına geçiyor.
Ardından, saha karışıyor. Düziçili taraftarlar sahaya giriyor, maçı takip eden bir basın emekçisi (Aykut Daban) taraftarların attığı taşlardan maalesef nasibini alıyor ve yaralanıyor.
Bütün bunlar aslında her gün karşımıza çıkan ülke gerçeklerinin futbola bir yansıması.
Stadyumda, tek görevi alt tarafı bir anons yapmak olan kişiler bile tamamen liyakatten uzaklaşmış, sahip oldukları tek görevi bile hakkıyla yapamayan; oraya toplanmış kalabalığı galeyana getirmeyi kendilerine hak bilen kişiler olarak borazancılık ve tabiri caizse bozgunculuk yapmaktan geri kalmıyor artık. Çünkü…
Neden olmasın?
Çünkü yaptığının bir cezası olmayacağını biliyor.
Bir belediye takımının anonsçusu ve belediyenin başına bir şey gelmeyeceğinden ne hikmetse çok emin, bu nedenle de kendisinin de başına bir şey gelmeyeceğini çok iyi biliyor. Nitekim gelmeyecek de… Göreceğiz.
Cemal Süreya’dan ilhamla, dizelerle bitirelim bu hafta…
Düziçi’nden ülkeye giden bir tramvaydayız
Birden nasıl oluyor anonsçu, hakeme sövüyor
Ama nasıl oluyor anonsçu, hakeme söver sövmez
Cezasızlık kavramı bir kere daha yürürlüğe giriyor
Bütün ülke sathında Düziçi dahil
Evrensel'i Takip Et