MHP’de fesih: Peki ama burada bir tezat yok mu?
MHP, “Cumhur İttifakı” ile 2002’den beri süregelen iktidarın yoluna 2016’dan sonra da devam etmesini sağlayan parti. Asla tek başına iktidar olabilecek kadar oy alamayan ancak kolay kolay da yüzde 8-10 aralığından aşağıya düşmeme becerisi ile bugüne gelen Bahçeli’nin CV’sine iki yıldır süreç sayesinde bir de ‘kurucu önder’lik eklendi. Bu şekilde ilerlenmekte iken dün İstanbul il yönetiminin ve 39 ilçe yönetiminin tamamının feshedilmesi ne anlama geliyor?
Partiyi yakından takip edenler için bu durum ‘sürpriz’ değil. Hatta sürmesi bekleniyor. Peki ama neden şimdi?
Çünkü takvim, sürecin başında ağır bir hastalık atlatan Genel Başkan Devlet Bahçeli’nin elinde. O da takvim üzerindeki işaretlemeleri 2027 başındaki parti kurultayına göre yapıyor. Kısa süre önceki bir açıklamasında partideki değişimle birlikte yeni döneme geçileceğini, bu değişimin genel başkanlık makamı için de geçerli olacağını söylemişti. Dünkü fesih kararları işte bu değişimle ilgili ve bu kadarla da kalmayacak gibi. En az 4-5 merkezde daha benzer kararlar alınabileceğini söyleyen de var, 10-15 merkeze kadar çıkılabileceğini öne süren de… Sonuçta 1997’de Alparslan Türkeş’in ölümünün ardından başlayan Devlet Bahçeli döneminin önemli bir değişimin eşiğinde olduğu anlaşılıyor.
Ki geç bile kalınmış bir değişim bu aslında.
Neden mi?
***
İstanbul teşkilatının görevden alınması Ayhan Bora Kaplan davasının başladığı güne denk geldi. Ki malum daha geçen hafta konuşuyorduk, görevden ayrılan Genel Başkan Yardımcısı ve Bahçeli’nin konuşma metinlerinin yazarı İzzet Ulvi Yönter’in gidişinde bu çeteyle ilgili iddiaların etkisini.
Ki zaten MHP’de böylesi ‘bağlantılar’la ilgili iddiaların 12 Eylül’den bu yana en çok konuşulduğu dönemi geride bıraktık herhalde:
- Sinan Ateş cinayeti ile ilgili, özellikle Ateş ailesinin doğrudan parti üst yöneticilerini işaret eden açıklamaları ve dava sürecinde yaşananlar…
- “Altın kaçakçılığı” ile suçlanınca partiden ayrılmaları sağlanan üç milletvekilinin ‘su sızdırılmayan’ yargılama süreçleri...
- Partiye yakınlığı ile bilinen eski Makine Kimya Endüstrisi (MKE) Yönetim Kurulu Başkanı İsmet Sayhan’ın da aralarında bulunduğu çok sayıda ismin tutuklanmasına varan Selahattin Yılmaz suç örgütü dosyası…
Daha da ayrıntılandırılıp uzatılabilecek ve epeydir ‘değişim’ diye bağıran bir tablo değil mi bu?
Hele ki “Bir dönem daha Erdoğan’la yola devam” diyen, Cumhur İttifakı’nın “asıl kolonu” olarak tarif edilen bir parti için…
***
Çalışanları ve emeklileri kast ederek “Şükürsüzlük bu memleketin sonu olacaktır ben ondan korkuyorum” diyen MHP Aydın İl Başkanı Haluk Alıcık yeni yılda görevden alınan ilk MHP’li yönetici olmuştu. Bir kumarhane masasında elinde fişlerle otururken fotoğrafının yayınlanması bu sözlerini daha çok gündem yapmıştı. Ama belki de asıl konuşulması gereken bir gazetecinin Alıcık’ın bunları söylemesine neden olan sorusuydu: “Partiniz emekli maaşlarını eleştiriyor, genel başkanınız 'Sefalet ücreti' diyor ama TBMM’de emekli maaşlarının araştırılması ve artırılması için verilen önergeler MHP oylarıyla reddediliyor, burada bir tezat yok mu?"
MHP için sık sık “Kol kırılır yen içinde kalır” tarifi yapılır ama yeni müesses nizamın kilit partisi için bu durumun da bir sınırı var. ‘İktidar ortağı değiliz ittifak ortağıyız’ diye yapılan tarifle ifade edilen ancak epeyce ağır tezatlar üreten bir sınır bu. Dün yeni bir sayfası açılan ‘değişim’in ne kadar büyüyebileceğini ve kapsamını belirleyecek olan da aynı sınır olacaktır. Hiç beklenmedik isimlere bile uzayabileceğini not düşerek bitirelim şimdilik.
Evrensel'i Takip Et