9 Şubat 2026 08:42

Şirket 'mimledi', SGK maaş kesti!

Türkiye’nin dört bir yanında yaşam alanlarını sermayenin talanına karşı savunanlar, yalnızca biber gazı veya gözaltılarla değil, yaşamları ve en temel haklarının gasp edilmesiyle de sınanıyor. Doğayı koruma mücadelesi verirken katledilen Ali Ulvi-Aysin Büyüknohutçu, Metin Lokumcu, Avukat Cihan Eren gibi isimlerin yanında, evlerine 50 metre uzaklıktaki madene karşı çıktıkları için, maden çalışanlarının silahlı saldırısından yara almadan kurtulan Çine Topçam köylüleri Ali-Cennet Coşkun bir bakıma şanslı sayılırlar.

Yaşam alanlarını koruma mücadelesi verenlere yönelik baskı, sindirme ve ‘burun sürtme’ çabalarının en son örneği, Muğla Çevre Platformu (MUÇEP), Ekoloji birliği, İklim Adaleti Koalisyonu ve Kent Politikaları Derneği gibi ekoloji örgütlerinde aktif olarak çalışan Halime Şaman’ın başına gelenler oldu. Özellikle Marmaris Kızılbük Koyu’nda Sinpaş’ın yürüttüğü usulsüz projelere karşı nöbet alanlarından mahkeme salonlarına kadar uzanan direnişin simge isimlerinden biri olan Şaman, bugün bürokratik bir şiddet sarmalıyla karşı karşıya.

Şirket tehdidinden SGK kararına giden yol

Halime Şaman’a yönelik süreç, ekoloji mücadelesi veren kadınların nasıl özel olarak hedeflendiğini de açıkça gösteriyor. Yaşananlar ve gelişmelere bakıldığında Şaman’ın yaşadığı mağduriyet zincirinin, tesadüfi bir bürokratik hata değil, adeta bir "mimleme" sürecinin sonucu olduğu açıkça görülüyor.

Geçtiğimiz yıl bir çekim sırasında Sinpaş yetkilisinin kameralar önünde Şaman’a, "Sizi tanıyorum, siz malulen emekli bir hanımefendisiniz" demesi, aslında yaklaşan tehlikenin habercisiydi. Bu sözlü tacizin hemen ardından, isimsiz bir CİMER ihbarı devreye girdi ve Şaman’ın 2004 yılından beri sahip olduğu malulen emeklilik hakkı ve maaşı Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından kesildi.

Bürokrasinin labirentinde hak gaspı

Şaman, tıbbi olarak, hücrelerin enerji üretme merkezi olan mitokondrilerdeki fonksiyon bozuklukları veya genetik mutasyonlar sonucu ortaya çıkan bir kas hastalığı, "mitokondriyal miyopati" hastası. İlerleyici, geri dönüşü olmayan ve hastanın yürüme fonksiyonlarından günlük yaşam aktivitelerine kadar ciddi kısıtlılıklar yaşamasına neden olan bu hastalık nedeniyle 2/3 işgöremez raporu bulunan Şaman, bu raporla malulen emekli oldu. Sinpaş yöneticisinin “senin malulen emekli olduğunu biliyoruz” şeklindeki üstü örtülü tehdidinin ardından, isimsiz bir CİMER ihbarı sonrası maaşı kesilen Şaman, sağlık sorununu kanıtlamak için yeniden hastaneye sevk edildi.

Bu noktadan sonra yaşananlar ise Şaman’ın bilinçli bir “cezalandırma”, “burun sürtme” süreci ile karşı karşıya olduğunu gösterirken, hasta bir insanın engelli maaşını kestirme noktasına kadar “düşen” sermaye sisteminin de içler acısı durumuna ışık tuttu. Şaman, hasta olduğunu kanıtlamak için hastaneler arasında mekik dokurken, onun yaşamı savunma kararlılığı karşısında aciz kalan sistem ise 60 yaşındaki, hasta bir kadının işini zorlaştırmak için elinden geleni ardına koymaktan çekinmiyor.

SGK tarafından sevk edildiği Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Hastanesi, 27 Mart 2025 tarihli raporunda Şaman’ın hastalığını ve buna bağlı olarak "üçte iki işgücü kaybı" olduğunu teyit etti. Bu verilen rapor, maluliyet mevzuatına da tamamen uygundu.

Ancak SGK, kendi sevk ettiği hastanenin bu raporunu kabul etmeyerek Şaman’ı bu kez Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne gönderdi.

Ege Üniversitesi’nin 25 Eylül 2025 tarihli raporunda, hastalık açıkça tanılanmış olsa da, bu hastalığın çalışma gücüne etkisine dair bir oran belirtilmedi. Ege Üniversitesi Hastanesinin aynı hastalığı kabul edip, maluliyet oranı vermemesi nedeniyle, raporlar arasında izah edilemeyen bir çelişki ortaya çıktı.

Sonuç olarak Yüksek Sağlık Kurulu, lehe olan ve işgücü kaybını belgeleyen ilk raporu görmezden gelerek, oran belirtilmeyen ikinci raporu baz aldı ve Şaman’ın emekli maaşını bağlamadı. Bu karar, kazanılmış bir hakkın ihlali olduğu kadar, hukuksal denetimden uzak, keyfi bir cezalandırma yöntemi aynı zamanda.

Ekoloji mücadelesini yıldırmak

Halime Şaman’ın yaşadığı bu süreç, yaşam savunucuları için açık bir mesaj barındırmakta: Şirketlerin çıkarlarına çomak sokan, kaçak yapılarla ve doğa talanıyla mücadele eden herkes; "ekmekleri" ve sağlık hakları üzerinden ciddi bir riskle karşı karşıya! İsimsiz ihbarlarla yıllar önce kazanılmış hakları yok ettirerek maaş kestirmek, sermayenin ve onunla işbirliği içindeki mekanizmaların ne kadar "küçüldüğünün" de bir göstergesi aynı zamanda.

Malullük aylığı gibi kişinin yaşamını sürdürmesi için elzem olan, sosyal güvenlik hakkının özünü oluşturan bir hakkın gaspı, sadece hukuki bir uyuşmazlık değil, politik bir baskı aracıdır. Halime Şaman’ın emek verdiği, içinde mücadele ettiği, kimisinde eş sözcü, kimisinde yürütme kurulu üyeliği yaptığı ekoloji örgütleri bu haksızlığa karşı bir kampanya başlattılar. Muğla Çevre Platformu, Ekoloji Birliği ve İklim Adaleti Koalisyonu’nun ilk imzacısı olduğu bir metinle çevre-ekoloji örgütleri Şaman’ın şahsında yapılan bu yıldırma politikasına karşı dayanışma çağrısında bulunuyorlar.

Haksızlıklara ve baskılara karşı ortak duruş

Sermaye iktidarı, yaşam alanlarını koruma mücadelesi içinde çıkarlarına dokunan ‘engellere’ kimi zaman tuttukları kiralık katillerle, kimi zaman orantısızca güç kullandırdığı kolluk güçleriyle, kimi zaman şirketin paralı tetikçileri ile yaşamlarına kastedecek kadar düşmanca ve pervasızca saldırılara yönelebiliyorlar. Bu saldırılar sonrası gelişen cezasızlık iklimi bir sonraki saldırının da azmettiricisi olurken, doğa koruma mücadelesi verenlere yönelik de tehdidin, baskı çemberinin biraz daha artması anlamını taşıyor.

Halime Şaman’ın malulen emekli aylığının kestirilmesi ise onu rantlarının önünde bir engel olarak gören sermaye güçlerinin devletin denetim mekanizmalarını manipüle ederek kişiyi ekonomik ve psikolojik olarak tüketme çabalarının bir sonucudur. Buradaki amaç "haklı çıkmak" değil, doğayı savunan kişi/kişileri baskı altına alarak mücadele edemez hale getirmektir.

Bu baskı çemberini kırmanın yolu ise Şaman’ın uğradığı haksızlığa karşı başta tüm çevre-ekoloji örgütleri olmak üzere, doğadan, emekten, yaşamdan yana olan tüm kesimlerin bir araya gelerek ortak ses çıkarmasından geçiyor.

Özer Akdemir

Şirket 'mimledi', SGK maaş kesti!
0:00 0:00
1.00x
0:00 / 0:00
1.00x

Evrensel'i Takip Et