4 Şubat 2026 00:06

Amerikan emperyalizmi Trump’ın “başkomutanlığında” saldırı üstüne saldırı tazeliyor.

Ukrayna’yı kışkırtarak Avrupa’da bir savaş odağı yaratması Trump öncesine dayanıyor. Sorun, yalnızca Trump ve pervasızlığı, aşırı saldırganlığı, zamanında Hitler’e de yüklenen “delilik” türü özellikleri değil yani. Amerikan emperyalizmi bir süredir Çin’in hızlı gelişmesi ve yükselişinden tedirgindi ve ön almanın yollarını arıyordu. Ukrayna Savaşı, başlıca müttefikini takatten düşürerek Çin’i zora sokma amacıyla kurgulanmıştı. Nitekim şimdi Trump, Rusya’yla ayrı barış arayarak nadir toprak elementlerine “çökme”nin yanı sıra yine Çin-Rus ittifakına “çomak sokma”yı deniyor.

Çin fazla ileri giderek, ticari ortaklıklar, kreditörlük ve yabancı yatırımlarda geride bıraktığı ABD’yi “arka bahçesi”nde bile etkisizleştirmekteydi. Monroe Doktrini’ni hatırlayan Trump Panama’yı tehdidinin ardından Venezuela’yı hedefe koydu. Trump için epey kolay oldu ve şimdi bu ülke Çin’in yanı sıra Küba’ya ihraç ettiği petrolü de keserek ABD’ye yakınlık politikasına geçti. Venezuela’ya yönelik güç politikası Trump’ın tehdit edegeldiği Kolombiya üzerinde de etkili olmuş görünüyor. Şimdilik kıtada aykırı duran sadece Brezilya kalmış gibi, ki o da ABD karşısında ılımlı bir politika izliyor.

Ortadoğu, 7 Ekim Hamas saldırısı fırsat bilinip Amerikan karşıtlarından temizlenmek üzere yeniden dizayn masasına yatırılmıştı. Önce İsrail silme emperyalistlerin desteğinde “toprağı” iyice düzledi. Artık ne Lübnan eski Lübnan ne de Suriye eski Suriye! Türkiye de öyle. Kendi Kürt sorununu “çözmeye” zorlanırken Suriye’de Kürt silahlı güçlerinin tugaylar halinde entegrasyonunu ya da varlıklarını korumalarını kabule mecbur edildi.

Peki, İran eski İran mı? Tabii ki değil! İlk söylenebilecek olan, “Şii Hilali” olarak tanımlanan bölgede birlikte politika yaptığı müttefiklerinin hemen tamamını kaybetmiş olduğu. Hamas ve Hizbullah ciddi darbeler alırken, Esad rejimi devrildi, Irak’ta Haşdi Şabi oldukça zorda ve hatta topun ağzında. Bir ölçüde Yemen’de Ensarullah’ın varlığını koruyabildiğinden söz edilebilir.

Geçen yıl İsrail’in başlatıp gücü yetmeyince ABD’nin dahil olduğu 12 günlük hava savaşıyla yoklanmıştı. Çin ve Rusya tarafından silah ve mühimmat açığının kapatılmakta olduğu söyleniyor, ancak yine de son çatışma öncesiyle karşılaştırıldığında askeri bakımdan zayıfladığı düşüncesi yaygın. Siyasi olarak da öyle. Aralık sonuna doğru patlak verip ocakta da süren son gösterilerin molla rejimini şimdiye kadar hiç olmadığı ölçüde zorladığı görülüyor. Bu, protestolarda 3 bini aşkın kişinin öldüğünün rejim tarafından resmen kabul edilmesiyle kanıtlı. Rejim protesto gösterilerini hep kanla bastırma yoluna gitmişti, ancak kayıplar hiç bu denli kabarık olmamıştı.

Şimdi Trump, rejimin göstericileri öldürmeyi ve nükleer yakıt üretimini durdurmasını, elini tetiğe götürmekten vazgeçmesinin koşulu olarak ileri sürüyor. Amerikan emperyalizmi bölgeye biri uçak gemisi olmak üzere ciddi bir donanma sevk etti ve bölgede çeşitli ülkelerdeki üsleriyle birlikte 60 bin kişilik bir askeri güç topladı. “Ya saldıracağım ya da müzakere masasına gel ve koşullarımı kabul et” şantajı yapıyor.

Bölgenin son Antiamerikan gücü olan İran’ın, ABD’nin masaya yatırdığı Ortadoğu’da direncini kırma amacıyla hedef tahtasına oturttuğu başlıca güç olduğu şüphesiz.

İran’a zaten insafsız bir ambargo uygulanıyor. ABD, ambargonun delinmesini önlemek amacıyla İran’la ticaret yapacak ülkeleri gümrükleri yükseltmekle tehdit etti. Bölgeye İran’ı hedef alarak küçümsenmez bir silah yığınağı yapıldı. Ve Trump’ın savurduğu “Müzakere masası ve boyun eğme ya da vurma” tehdidi... Trump’ın “müzakere” hamlesini sözde ara buluculuk yapıyormuş görünüp destekleyen Türkiye ve Katar gibi birçok ülke var. Fidan örneğin, İran Dışişleri Bakanı Arakçi ile görüşüp “Tarafları müzakere masasına çağırıyoruz” açıklaması yaparak, İran’a yönelik Amerikan politikasını seslendirdi.

Tiyatro oyunlarının başında bir sahnede silah görünmüşse sonunda o silah patlar denir. Silahlar kılıflarından çekilmiş halde sahnede ve patlatılarak ya da patlatılmadan ama güç politikasıyla İran sahneden çekilmeye zorlanıyor!

Mustafa Yalçıner

Hedef tahtasındaki İran
0:00 0:00
1.00x
0:00 / 0:00
1.00x

Evrensel'i Takip Et