31 Ocak 2026 06:10

Torik parıltısı

Bastıran kış

Kış yeniden bastırdı, yeniden yeniden bastırıyor. Bilmem anlatabiliyor muyum yazı yaşamadan kışı görene kışın ne olduğunu?

Her sabah

Aydınlık düşlerden karanlığa uyanıyorsun her sabah. Güneşin doğmasını bekleyerek. Günün gün olmasını.

Hangisi

Pazılı tamamlamanın yolu eksik parçayı koyarak işi bitirmek mi yoksa yeni yerler açarak, parçalar üretmek mi?

Ağlatı

Kış geldi. Ağlatıp duruyor doğayı, beni. Ağlandıkça yaz gülüşlerine sayın diyorlar. Bile bile hiç güldürmediklerini.

Görmeden

Nereden bileyim ağlıyor musun, gülüyor musun, göstermiyorlarsa bana yüzünü.

Yüz yüze

Herkes kendi derdinde. Kimse kimseyi tanımaz, bilmez bir araya gelmedikçe. Televizyonların aktardıkları resimden öte gitmez, yüz yüze gelmedikçe.

Kapanmadıkça

Her soru bir kapı açar. Verilen karşılıklar o kapıları kapatmadıkça.

Dönüşü yok

Dönüşü yok dört nala gitmenin. Ufukta varken bekleyenlerin. Koşunun rüzgarından uşuşurken atların yeleleri.

Yaz yaz bitmez

Öyle çok kağıt var ki masamda, yaz yaz bitmiyor. Yok yoksulluk, savaş, zulüm bitmedikçe. Öldürülmedikçe insanlar.

Karalı dünya

Boş bir kağıt değil ki dünya. Çoktan karalanmış, çizilmiş her yeri. Karalanıp durdukça her gün, kalmıyor kimseye verecek bir şeyi.

Torik parıltısı

Yoksulun ağız tadı, bereketiydi torik. Kar suyu kaçtı mı kulağına yüzeye çıkardı. Elle toplandığı olmuştur kıyıdan. Yıllar yılı yata kalka yorulan palamut inince dibe torik çıktı yüze. Kar suyuna bakmadan. Parıltısını artırarak denizin. Geleceği güneşli günlerin.

Adnan Özyalçıner

Torik parıltısı
0:00 0:00
1.00x
0:00 / 0:00
1.00x

Evrensel'i Takip Et