31 Ocak 2026 06:05

‘TÜİK, enflasyonu gel de bu pazarda ölç!’

Şubat ayının gelmesiyle, milyonlarca asgari ücretliye ve emekliye verilmeyen zamlar, başta temel tüketim olmak üzere her alanda yağmaya başlayacak. Zaten şubat ayında beklenen enflasyon da aralık ve ocak ayından epey yüksek olacak. Zira iktidar temsilcileri de bu yönde açıklamalar yapıyor. 

Demem o ki, iktidar kurumları elinde oyuncak gibi oynatıyor; TÜİK’e “Enflasyonu aralık ve ocak aylarında düşük hesapla ki maaş zamları enflasyon oranında olsun, biz de rahatça ‘Vatandaşımızı enflasyona ezdirmedik, enflasyon oranında zam verdik’ diyelim” talimatı veriyor. Belki TÜİK aranıp, “Enflasyonu böyle hesapla, düşük tut” denmiyor her seferinde, ama zaten bunu dedirtmeyecek bürokratlar atandığı için, “kraldan çok kralcı”lar da emre amade, çarşıdan pazardan, vatandaşın alım gücünden ‘bihaber’ hesaplıyor enflasyonu!

Ankara Dikmen ve Çankaya’nın çeşitli semt pazarlarında bir pankart, TÜİK’in bu kurnazlığının görüldüğünün mesajı. EMEP Çankaya İlçe Örgütü imzalı pankartta TÜİK’e sesleniliyor ve “TÜİK, enflasyonu gel de bu pazarda ölç!” çağrısı yapılıyor. TÜİK bu çağrıya uyup, enflasyonu çarşı pazar fiyatlarına göre hesaplar mı? 

Elbette hayır!

TÜİK’in hesaplama yönteminde baz aldığı kalemlerin çoğu belki vatandaşın ne olduğunu bile bilmediği adını hiç duymadığı şeylerden oluşuyor. Konunun uzmanı Gazeteci Alaattin Aktaş, “TÜİK enflasyonda öyle tuhaf bir hesaplama yapmış, yine hayatın gerçekleriyle hiç mi hiç örtüşmeyen öyle verilerle yola devam etmiş ki bu hesaplamaya nasıl bir açıklama getirileceğini ya da getirilip getirilemeyeceğini merak etmemek mümkün değil” diyor. Elbette açıklama getirilmeyecek, öncekilerde olduğu gibi…

TÜİK bu kalemleri sır gibi sakladığı için bir dönemler kalemler arasında yer alan pinpon topu vs. hâlâ var mı ya da hangi kalemleri dikkate alıyor bilmiyoruz.

***

Asgari ücretlilerden sonra milyonlarca emeklinin de ‘beklentisi’ boşa çıktı. CHP günlerce emekli maaşlarının 30 bin liradan az olmaması için Meclisi terk etmedi, konuya dikkat çekti. Emekli örgütleri her gün bir alanda sesini yükseltti, yükseltmeye de devam ediyor. 

Peki ne oldu? 

AKP Grup Başkan Vekili Özlem Zengin’in itirafında olduğu gibi, “Garipler oylarını hep AKP’ye verdiği için” maaş artış talepleri de görülmedi! Niye dikkate alsınlar ki, nasılsa o ‘garibanların’ oylarını her şartta alıyorlar. Onun için de “Bekleyin, sabredin” mesajı ile  “Türkiye’nin şartları en müsait olduğunda tekrar gözden geçirilecektir” deyiverdiler.

Şartlar da seçim olmadan ‘müsait’ olmayacak. Bunu herkes biliyor.

Onun içindir ki emekliler sokaklardan çekilmiş değil, hep bir ağızdan “Geçinemiyoruz” diye haykırıyor, “sabretmek istemediklerini” söylüyorlar.

AKP’li Şamil Tayyar emeklilerin öfkesini görmüş olanlardan ve “Ekonomik zorluklar karşısında en çok bunalan kesimlerin ilk sırasında 17 milyon civarındaki emekliler yer alıyor. Bu öfkeli kitle, öyle kolay yatışacak gibi de gözükmüyor” diyor X hesabından.

Milletvekili olarak da içinde yer aldığı iktidarı uyarıyor ve ekliyor; “…Kaldı ki 24 yıldır iktidarız. Siyaset, bahane bulma yeri değil, çözüm üretme adresidir. AK Parti 2002’de iktidara geldiğinde askeri vesayet, 2001 ekonomik krizi gibi yakın tarihin en ciddi sorunlarıyla karşı karşıyaydı. Enkaz edebiyatı yapmadı, çözdü, çözdükçe güven arttı, arttıkça oylar yükseldi, 24 yıllık başarı hikayesi böyle başladı. Bugün şartlar ne kadar ağır olursa olsun, emeklilerin gelir sorunu hiçbir mazeretin arkasına sığınmadan çözülmelidir…” 

***

Asgari ücret rakamları belirlenirken, Türk-İş komisyon çalışmalarına katılmamıştı hepimiz hatırlarız. Komisyonun yapısının adil olmadığı vb. gerekçeler sunmuş ve sanki komisyonun adaletsiz olduğunu ilk kez görmüş gibi yapmıştı. Oysa komisyonun yapısı yıllardır aynı ve Türk-İş de yıllardır komisyonda…

Ancak milyonlarca asgari ücretli gerçekten yaşamını sürdürebileceği, insanca yaşayacağı rakam istemekte ısrar edince de “komisyonun adaletsiz yapısı” gündeme getirildi. Yüzde 27 zam oranı ile asgari ücret rakamı 28 bin 75 lira 50 kuruş olarak belirlendi, sonra da sanki “Güllük gülistanlık bir ortam var” gibi herkes köşesine çekildi.

Neden bir ay sonra bunları gündeme getiriyorum?

MESS ile yapılan toplu sözleşmede zam oranı yüzde 28.1 oldu. Yani asgari ücret zam oranının bir tık üzeri… Türk-İş eğer mücadele edip, asgari ücret zam oranını en azından yüzde 30’a artırtsaydı, metal işçilerini yüzde 28 ile susturamayacaklardı.

Zaten konfederasyon içerisinde “Asgari ücretin çok yüksek belirlenmemesi” için bir direnç olduğundan da söz ediliyor. “Asgari ücret çok yüksek belirlenirse, sendikalı işçilerin sözleşmelerinde daha yüksek alamazsak, üyelerimize ne deriz, nasıl açıklarız” direnci bu. Sadece Türk-İş’te değil, Hak-İş’te de bu direncin olduğu yönünde bilgiler geliyor.

***

Son sözü kapitalistlerin telaşından verelim. Dünyanın en büyük varlık yöneticisi BlackRock’ın CEO’su Larry Fink, Davos’ta, “Berlin Duvarı yıkıldığından beri tarihin en büyük serveti yaratıldı ama bu para, toplumsal barışı bozacak kadar küçük bir azınlığın cebine girdi. Bu kadar adaletsiz bir dağılımı hiçbir toplum uzun süre kaldıramaz, sonunda sistem çatırdar” uyarısı yaptı. Bu adaletsizlik tüm dünyada var, ama ülkemizde daha da büyük! Bu adaletsizliği giderecek olan da işçi ve emekçilerin birleşik gücü, mücadelesi!

Sultan Özer

‘TÜİK, enflasyonu gel de bu pazarda ölç!’
0:00 0:00
1.00x
0:00 / 0:00
1.00x

Evrensel'i Takip Et