29 Ocak 2026 06:06

Bayrak inmez, kışkırtma bitmez

Geçtiğimiz hafta sonunda Sivasspor ile Amedspor arasında oynanan karşılaşma öncesinde, ev sahibi Sivassporlu taraftarların tribünde mehter marşı eşliğinde sergilediği bayraklı koreografi medyada “Amedspor’a gönderme” başlığıyla yer aldı. Yine medyada yazıldığına göre, mehter marşı eşliğinde gerçekleştirilen ve “kızıl elma”lı ırkçı sloganların da boy gösterdiği bu koreografinin amacı, 10 gün kadar önce Nusaybin sınır hattında yaşanan kargaşada Türk bayrağının indirilmesini kınamakmış...

Türk bayrağının indirilmesini Kürtler de dahil olmak üzere herkes bir provokasyon olarak niteleyip kınadığı halde Sivasspor’un bu olayı bahane ederek tribünleri Amedspor’a karşı kışkırtmaya çalışmasına ne demeli peki?

Ülkemizde Kürt nefretini pervasızca ortaya koymanın en kullanışlı yollarından biri Amedspor’a saldırmak.

Amedspor’u bayrak provokasyonunun muhatabı gibi gösterip tribünleri kışkırtmak ve meseleyi çarpıtarak öfkeyi belli bir yere yönlendirmek, galibiyete daha kolay ulaşılacağına inanılan bir atmosfer yaratma çabasından başka nedir ki?

“Karşıda rakip değil, düşman var” algısıyla gaza getirilen taraftarların coşkulu desteğiyle kendi takımlarının şahlanacağına, rakibin ise korkudan elinin ayağına dolaşacağına ve böylece kötü bir performans sergileyeceğine inanıyorlar belli ki…

Benzer ucuzluklar neredeyse Amedspor’un her gittiği deplasmanda yaşanıyor…

Siyasi iktidar, her ne kadar Kürtlerle birlikte barış ve huzur ortamına doğru yol aldıklarını iddia etse de, faşist taraftar grupları Kürt kimliğiyle ilişkilendirdikleri Amedspor’u hedef göstermekten vazgeçmiyor.

Bir spor karşılaşmasında ırkçı sloganlarla, mehter marşıyla, bayrakla şov yapmak, mücadeleyi sportif sınırların dışına taşımak ve rakibi düşmanlaştırmak anlamına gelir. Bayrağı, bir üstünlük ve rakibe gözdağı verme aracına dönüştürerek ayrımcılığı körükleyen böylesi bir şov hangi gerekçeyle olursa olsun kabul edilemez, savunulamaz.

Rakip takımı düşmanlaştırmayı, “Türk bayrağının indirilmesine tepki” şeklinde gerekçelendirerek normalleştirmek, spor ortamını faşizan dayatmalarla ve ayrımcılıkla zehirlemekten başka anlam taşımaz…

Bayrak ulusal bir sembol. Bunun ötesinde bayrağa kutsallık atfetmek, düzen egemenlerinin, “ezen-ezilen” ilişkisini kamufle etmek amacıyla bayrak üzerinden kurguladığı “birlik, beraberlik” manipülasyonuna teslim olmak anlamına gelir. Düzenin kaymağını yiyen tuzu kuruların kendilerini bu manipülasyona eklemlemesi doğal. Ezilenlerin ve yoksulların, bayrağın “kutsallığı” üzerinden estirilen hamaset rüzgarına kendilerini kaptırıp saflarını şaşırması ve düzenden yana tutum alması ise hazin bir durum…

Gelişkin zihinler bayrak hamasetine kapılıp toplumsal pozisyonlarını kaybetmedikleri gibi, bir bayrağı indirmenin eşitlik ve özgürlük mücadelesine katkı sunmayacağını da bilirler…

Sivas’ta faşistler 33 yıl önce kendilerine düşman olarak gördükleri sanatçıları ve aydınları kıstırdıkları otelde yakarak ülke tarihinin en büyük katliamlarından birini gerçekleştirmişlerdi.

Amedspor’a yönelik organizasyonda, Madımak faillerinin kan ve is kokulu zorbalık mirasının izlerini görmek mümkün…

 

Mehmet Özyazanlar

Bayrak inmez, kışkırtma bitmez
0:00 0:00
1.00x
0:00 / 0:00
1.00x

Evrensel'i Takip Et