Silkme
Silkme
Kış geçtiğinde
Otlar yeşerdiğinde yeniden çiçekler açacak, meyveye duran ağaçlarla. Sıcaklık sarmaştırdığında insanları. Bahar gelecek, kış geçtiğinde.
Kıştan korkmadıkça
Bahar hakkımız. Her zaman geri aldık. Şimdi de alırız. Kıştan korkmadıkça biz.
İnsan olmak
İnsan insan olabilir mi olmadıkça insanlık?
Gelişme
Bacalar eğri de olsa dumanı doğru çıkardı. Şimdi bacalar yükseldi. Gökdelenlerle falan. Dumanı doğru çıkmaz oldu o zaman.
Kül ve duman
Yananlardan/yakılanlardan alınıp götürülenlerden, yenilip yutulanlardan ne kalıyor bize? Kül ve duman!
Silkme
Sofraların örtüleri silkeleniyor her sabah balkonlardan. Yemek artıkları yenilip yutuluyor anında. Billur kadehlerin parıltısını yansıtan gökyüzünün altında.
Davacı ile davalı
“Davacı zengin, davalı yoksulsa/Zenginden yana işler yasa/Davacı yoksul, davalı zenginse/Davalıda kalır yine nizalı arsa/Davacı da davalı da zenginse davada/Özür diler çekilir aradan kadı/Davacı da davalı da yoksulsa bak/Sade o zaman işte yerini bulur hak”
Bir Çin şiiri (Çeviren: Can Yücel)
Gül ile bülbül masalı
Gül açtı mı bülbül öter. Gül açmazsa, bülbül de ölmez. Bülbül ötmezse gül de açmaz. Ne bülbül, ne gül kaldı. Parsellendiğinden bütün bahçeler.
Kaçamazsın
Kalabalığın ortasında tek başınasın. Ya üstüne basılarak ezilip geçiliyorsundur ya da kurşunlanıyorsundur dört bir yandan. Arkanı yaslayacağın ne bir duvar, ne bir ağaç ne de sığınacağın bir ara sokak...
Evrensel'i Takip Et