Spor kumarı pandemisi
NBA’de 30 yıllık tarihi saltanatının ardından David Stern’ün koltuğunu devralan Adam Silver’ın yeni ünvanıyla ulusal medyada kaleme aldığı ilk makalelerden biri spor bahislerinin Nevada eyaleti (Las Vegas) dışında da serbest bırakılmasını teşvik ediyordu. Silver’a göre ülkede yıllık yaklaşık 400 milyar dolarlık bir yasa dışı bahis hacmi vardı ve spor kumarını Avrupa’da olduğu gibi yasallaştırmak sektörü kontrol altına alacak, denetimi kolaylaştıracak, olası saha içi manipülasyonlarının önüne geçecek ve tabii ki -hiç bahsedilmese de- bunun üstünden kazanılan paraya yeni ortaklar katacaktı. Tahmin edersiniz ki hikaye, Silver’ın propaganda ettiği gibi gelişmedi. Yani tabii ki sektör tüm evrak işleriyle birlikte “aklandı” ama sporların dürüstlüğünü tehlikeye atacak eylemlerin önüne geçilemedi. Daha önce bu köşede de hatırlattığımız “Kara Çorap (Black Sox) Skandalı” başta olmak üzere tarihin en meşhur spor kumarı odaklı şike skandallarına ev sahipliği yapan ABD sporları, benzer iddialarla gündeme gelmeye devam etti. NBA’de bizim sözde “temizlik” operasyonumuzla aynı dönemde patlak veren yasa dışı bahis operasyonunda Şöhretler Müzesi mensubu ve Portland Trail Blazers Koçu Chauncey Billups, Eski Oyuncular Damon Jones ve Terry Rozier’nin de aralarında olduğu 34 kişi gözaltına alındı; iddialar arasında mafyanın NBA maçları ve kapalı poker oyunlarında kurduğu manipülasyon şemalarına yardımcı olmak da vardı. Bunun dışında geçen hafta ortaya çıkan bir başka skandal da yine bir Amerikan sporları klasiği olarak “Handikap manipülasyonu yani point-shaving” üzerineydi. 17’si Division 1’den 39 NCAA oyuncusunu kapsayan soruşturmada, 2023/24 ve 2024/25 sezonlarında bahis çetesiyle bağlantılı olarak onlarca maçta skorun, bahis merkezlerinin belirlediği farkta bitirildiği iddia ediliyor. Kısacası yasal ya da yasa dışı, bahis sektörü tüm dünyada sporun “dürüstlüğünü” tehdit ediyor ve iddiaların aksine sektörün legalize edilmesi bunun önüne geçemiyor. Çünkü çevrim içi bahiste sınırsız sayıda seçenek ve kombinasyon mevcut ve yasallaşan platformlar da rekabet edebilmek, kârlarını artırabilmek için bu seçenekleri barındırıyor. Buradaki bahisler üzerinden çevrilemeyecek fırıldak yok.
***
Spor endüstrisinin dürüstlüğü tartışması bir kenara sporla kendini çok daha masum ve meşru gösteren kumarın sıradan insanların hayatına vurduğu darbe daha büyük bir sorun. Son dönemde Türkiye’de çok “kumar borcu intiharı”na tanıklık ettik. Sosyal medyada yaptıkları paylaşımlarla yaşadıklarını anlatan, hepsi pişmanlık, çaresizlik, sorumsuzluk ve utançla bezeli hikayeleri ülkenin başa çıkılmaz hale gelen hayat pahalılığıyla doğrudan bağlantılı.
Danny Funt’ın, yeni çıkan Everybody Loses: The Tumultuous Rise of American Sports Gambling (Herkesin Kaybettiği Oyun: ABD’de Spor Bahsinin Çalkantılı Yükselişi) kitabının bir bölümü Vanity Fair’da yayımlandı. Funt ayrıca Truehoop’ta Henry Abbott’a konuştu, sektörün açmazlarından mağdurların yaşadıklarına kadar gerçek sorunlara parmak bastı ve tam olarak mağdurları av, bahis şirketlerini/ağlarını avcı olarak tasvir eden bir tablo çizdi. Türkiye’nin büyüyen kumar borcu intiharları sorunu da asla ana akım medyanın yapmaya çalıştığı gibi temel olarak bireylerin sorumsuzluğuna ve “yasa dışı bahis”e indirgenerek tartışılamaz. Çünkü Türkiye’de intihar edenlerden birinin de dediği gibi aslında bu işin yasalı, yasa dışısı yok. Çünkü yasal bahisle de bir bağımlılığın pençesine düşebilir, her şeyinizi kaybedebilirsiniz. Türkiye’de “yasa dışı bahis”in tek sorumlu ilan edilmesinin nedeni basit. Yasal bahis, ülkeyi ve sporu yönetenler, sermaye sınıfının ağır topları tarafından sürekli teşvik ediliyor. Hep vurguladığımız üzere bu ülkede Eski TFF Başkanı Demirören, koltuğunu (ve siyasi bağlantılarını) İddaa’yı satın almak için kullandı ve ancak işini hallettikten sonra görevini teslim etti. Ekonomisiyle, sporcu eğitimindeki eksikleriyle ve en tepeden devamlı yapılan yasal bahis propagandasıyla bu ülkede sporcuların da halkın da kumar sektörünün eline düşmemesi beklenemez. Dolayısıyla size bu işi sadece “yasa dışı bahis” krizi olarak anlatanlara inanmayın. Elimizde bizzat sistemin açık, meşru, yasal yollarıyla dayatılan bir pandemi var.
Evrensel'i Takip Et