Yenilgi mi zafer mi?
SDG ile Colani’nin anlaştığı haberleri tartışılıyor. İktidar yanlısı basın Şam’da Colani’nin zafer kazandığını ilan etti, sevinç çığlıkları atıyor. Gelişmeleri zafer ya da yenilgi olarak değerlendirmek yerine kim ne kazandı, ne kaybetti terazisi ile değerlendirmek daha doğru olur.
Suriye’de Kürtlerin önemli bir kesiminin iç savaş öncesi kimliği bile yoktu. Yirmi küsur yıl önce bir aydın heyeti ile Şam’a gittiğimizde Türkçe konuşan Kürtlere rastlamıştık Şam’da. Bize Kürt olduklarını ama Esad rejiminin kendilerine bir kimlik dahi vermediklerini anlatmışlardı. Bugün Kürtler Suriye’de çoğunlukta oldukları kentlerde yönetme, dillerini resmi dil olarak öğrenme, kullanma, kültürlerini geliştirme haklarını elde ettiler. Güvenlik ve mahkemeleri yerel yönetimler belirleyecek. Merkezi ordu ve yönetimde ayrımcılık olmayacak, Kürtler de kendi kimlikleri ile devlet aygıtında yer alabilecekler.
Bu anlaşmadan önceki pozisyonu SDG koruyabilir miydi? Kuzey ve Doğu Suriye’de federal bir devlet ya da özerk bir yönetim olabilir miydi? Ya da en azından Irak’taki gibi bir yönetim olabilir miydi? Irak Kürdistan Bölgesi ile Kuzey ve Doğu Suriye’de demografik farklılıklar var. Suriye’nin yüzde otuzu civarında toprağını kapsayan bu bölgede Kürt nüfus aslında azınlık. Ya da en iyimser tahminle Kürt ve Arap nüfusu birbirine yakın. Rakka ve Deyrizor’da Kürt nüfus neredeyse hiç yok. Buralarda petrol var.
SDG de Kuzey ve Doğu Suriye yönetimine talip iken muhtemelen belirlenmiş bir yere kadar geri gitme, taviz verme planı ile hareket ediyordu. ABD, Erdoğan İktidarı, SDG ve Colani Yönetimi arasında herkesi tatmin edecek bir orta yol buldu.
PKK’li denilen, Suriye doğumlu olmayan Kürtler nereye gidecek? Irak Kürdistan Bölgesi’ne mi, Türkiye’ye mi? Türkiye’de kendini feshetmiş PKK üyelerinin entegrasyonu nasıl olacak konusu hâlâ çözülebilmiş değil. Bir af yasası ile mi, şartlı tahliye ya da denetimli serbestlik yoluyla mı, yargılanıp ceza verilip, cezanın bir kısmını yattıktan sonra şartlı tahliye ya da denetimli serbestlik ile mi?
Suriye’ den çıkarılacak Kürtleri Barzani yönetimi kabul eder mi? Avrupa seçeneği var mı? Avrupa’nın hızla güvenlikçi politikalara yöneldiği, yabancı düşmanlığının arttığı, teşvik edildiği koşullarda Suriye ve Irak Kürdistanı’ndan mülteci kabul etmesi mümkün mü?
SDG-Colani anlaşması, Erdoğan iktidarının da istediği bir çözüm getirdiğine göre iktidarın “terörsüz Türkiye” dediği sürecin hızlanması ve sonuç alıcı adımların atılması gerekir. Siyasi bir genel af, yerel yönetimlerin inisiyatifinin arttırılması gibi adımlar ilk atılacak olanlar. Valilerin seçimle belirlenmesi, il genel meclislerinin illeri yönetmesi, sağlık-eğitim-yerel güvenlik, yargı erki vb.nin ve bu alanlara ait politikaların (Örneğin eğitim dilinin ve müfredatın) vb. il genel meclisi tarafından belirlenmesi ve yönetilmesi gibi demokratik adımlar barış ve kardeşlik arzusunu güçlendirir.
Gelişmeleri silahların gücü ile yenmek ve yenilmek üzerinden değerlendirmek yerine özgürlük, demokrasi, barış ve kardeşlik üzerinden değerlendirmek daha yararlı olacaktır.
Evrensel'i Takip Et