Süper Kupa finali: ‘Safi rüzgar’
Mevsim kış, hava soğuk, yağmurlu ve rüzgarlı. Bu koşullarda Türkiye’nin neresinde top oynanmamalı sorusunun yanıtı herkes için aynı ama burası Türkiye olduğu için maçın oynandığı yer de tam olarak orası! Bu akşam Atatürk Olimpiyat Stadında hangi senaryolar öne çıkacak, havayı görmeden bilemeyiz ama şunlardan eminiz: Taraftarlar donacak, kaleciler, şutörler ve pasörler rüzgar hesabı yaparken beyin yakacak, kim kazanırsa kazansın maç bitimi eve dönüş yolu çileli olacak.
Yine de tüm bunlar Süper Kupa finalinin keyifsiz geçeceği anlamına gelmiyor. Atatürk Olimpiyat Stadı sıradan fikstürler için bir kabus olsa da buradaki büyük finallerin sansasyon üretme yüzdesi de yüksek. Bu kategoride akıllara gelen ilk maç tarihin en heyecanlı Şampiyonlar Ligi finallerinden Liverpool-Milan (2005) elbette. Galatasaray-Fenerbahçe arasında da sarı-kırmızılıların 5-1 kazandığı 2005 Türkiye Kupası finali unutulmazlar arasında.
40 gün önce Kadıköy’de oynanan maç Jhon Duran’ın son dakikada attığı golle 1-1 bitmişti. O maç öncesi bu köşede son yıllarda Fenerbahçe’nin stadında ilk yarıda oynanan müsabakaların sezonun geri kalanının seyrini belirlediğini öne sürmüştük. Bu derbide Fenerbahçe, formsuz, eksik ve deplasmandaki Galatasaray karşısında bekleneni veremedi ama Duran’ın son anda takımının namağlup ünvanını koruması büyük moral sağladı ve momentumun tamamen Galatasaray’a kaymasını engelledi.
Fenerbahçe ligin ikinci yarısına şampiyonluk yarışının ortağı olarak başlıyor ve derbide de açıkça görülen zaaflarını gidermek için kesenin ağzını açmaktan çekinmediğini gösteriyor. 30 milyon avroluk Guendouzi transferi bunlardan biri. Guendouzi hem yetenekleri hem de karakteriyle tam bir büyük takım oyuncusu. Bu anlamıyla yeni takımını güçlendireceği kesin ama en büyük zaafı oyunu geriden kurmak olan Fenerbahçe orta sahasının tam olarak ihtiyaç duyduğu isim de değil. Çünkü aslında Fred ve İsmail Yüksek’e benzeyen bir profile sahip. Bence Fenerbahçe’nin esas ihtiyacı ise transferinden vazgeçilen PSV’li derin oyun kurucu Joey Veerman’dı. (Bu profile cuk oturan isim Hakan Çalhanoğlu) Oynaması hâlinde Guendouzi’li orta sahanın derbide nasıl bir fark yaratacağını göreceğiz. Ortaya çıkacak tablo transfer döneminin kalanında her iki takımın da önceliklerini değiştirebilir.
Örneğin ben Galatasaray’ın Lemina’dan daha kaliteli bir oyuncu bulmasının zor olduğunu, bunu bulmak adına da basında konuşulan 30-40 milyon avroluk bonservis bedellerinin asla ödenmemesi gerektiğini savunuyorum. Lemina’daki sorun onun sakatlık ve devamlılık problemleri. Hem bu problemin şiddetini azaltan hem de Lemina sonrasına hazırlık yapan bir genç oyuncu transferi sarı-kırmızılıların hedefi olmalı. Fakat hazırlıkların pek de bu yönde yapılmadığı, Galatasaray yönetiminin medyaya farklı profillere sahip isimler servis edip hangisi alınırsa oyunun o yönde şekillendirileceği görülüyor. Zira bizde “futbol aklı” böyle çalışıyor.
Süper Kupa finaline Galatasaray az da olsa favori çıkacak ama Okan Buruk’un en önemli oyuncusu Victor Osimhen’den yoksun olduğunu da unutmamak lazım. Osimhen’in yokluğunda Mauro Icardi bambaşka bir santrforluk hizmeti sunuyor. Bu, takımın oynama biçimini de ciddi şekilde değiştirmesi gerekliliğini beraberinde getiriyor. Çünkü Icardi’nin Osimhen’in sahaya koyduğu fiziksel ve atletik caydırıcılığı sürdürme ihtimali yok. Galatasaray, Icardi’yle oynarken daha kompakt durmak, topa daha dikkatli hükmetmek zorunda. Icardi de mutlaka buna uygun olarak “ceza sahası tilkiliği ”nden feragat edip stoperini orta sahaya çekmeli, arkadaşlarına servis yapmalı ve Skriniar’la vücut vücuda çarpışamasa da sırtı dönük top dağıtması gerektiğinde ezilmemeli. Bunu ne kadar yapabileceği, Galatasaray’ın bundan sonra Icardi’yle ne kadar devam etmesi gerektiğinin de yanıtını verecek.
Netice itibarıyla hava şartlarının başrolde olacağı, dolayısıyla oyun kurmanın zorlaşacağı, ön alan baskısının önem kazanacağı, hataların artacağı, özellikle orta sahada iyi/sert mücadele etmenin fark yaratacağı bir final izleyeceğiz. Her sezon devasa paralar harcayan ama performansları uluslararası arenada “safi rüzgar”ı geçemeyen iki “dev”imiz bu kez hakiki “safi rüzgar” altında kozlarını paylaşacak. Fenerbahçe’de Guendouzi, Kerem ve Duran’a, Galatasaray’da Lemina, Barış Alper ve Sane’ye dikkat; maçı tribünden izleyecek 80 bin yarı-deliye de kolay gelsin!
Evrensel'i Takip Et