Venezuela saldırısının ardından dünya nereye gidiyor?
Başında pervasız Trump olan Amerikan emperyalizminin Venezuela’ya yönelik saldırısının niteliği üzerine konuşmak gereksiz. Venezuela’yı hedef alan saldırı tam bir haydutluktur.
Amerikan emperyalizmi kendisini ulusal ve uluslararası hiçbir yasayla bağlı saymamaktadır. Ne zamanında kendisinin düzenleyicilerinden olduğu uluslararası hukuk normlarına ne de kendi iç hukukuna aldırmaktadır. Amerikan dayatmalarını kabul etmeyen örgüt ve ülkeleri haydutluk ve terörizmle suçlayan ABD, artık dünya halklarının çoğunluğunca görülmektedir ki, tartışmasız bir haydut devlettir ve dünyada terör estirmektedir.
Kendi yasalarına uymamak, “Köşeye sıkışmış” hisseden ve başka türlü yönetemez olan burjuvazinin karakteridir. Başta Trump olmak üzere Amerikalı emperyalist şefler de, on yıl kadardır gerileme sürecinde olan ve mevzi kaybeden, bir zamanlar her istediğini yapabilen ve sözü kanun olan bir “imparatorluk”un yeniden aynı konumu elde edebilmek için uğraşan öfkeden gözü kararmış kudurmuş temsilcileri olarak, çözümü pervasızlığı tırmandırmakta görmektedir. Eskisi gibi olağan koşullarda egemenliğini sürdüremez olanlar için hiçbir yasayla sınırlanmamış pervasız saldırı tek yol sayılmaktadır.
Terör şiddete dayalı olarak korku yayma politikasıysa, bunun baş uygulayıcısı Amerikan emperyalizmidir.
Venezuela’ya saldırıp başkanı Maduro’yu “uyuşturucu patronu” ve hele “ABD’ye karşı silah bulundurmak” türünden saçma sapan gerekçelerle suçlayıp düpedüz kaçırmış, egemen bir ülkeye karşı güç kullanıp şiddet uygulamıştır. Bu saldırının Venezuela’ya yönelik güç kullanmanın yanı sıra tüm dünya halklarına ve çıkarlarını Amerikan emperyalizmiyle uyumlandırmayan ülkelere yönelik eylemli bir tehdit ve gözdağı olduğu açıktır. Dişinden tırnağına kadar silahlı olduğu bilinen ve silahlanmaya kendisinin ardından gelen belli başlı rakiplerinin dokuzunun toplamından fazla harcama yapan bu saldırgan emperyalist gücünü gösterip korku yaymaktadır.
Başkanlığa geldiği ilk günlerde Panama ve Grönland üzerinde hak iddia ettiği, Kanada’nın ABD eyaleti olmasını istediği, İran’ı bombalayıp Gazze’yi sonunda dünyaya dayatarak gerçekleştirmekte olduğu gibi Filistin’sizleştirerek bir “tatil beldesi” yapmayı hedeflediği bilinmektedir. Nitekim Venezuela saldırısının hemen ardından, vakit kaybetmeden, Panama, Küba ve Kolombiya’yı tehdit edip Grönland’a yönelik “talebini” yinelemiştir. İran’a ise, sanki İran halkı umurundaymış gibi ülkedeki gösterileri bahane ederek, Venezuela saldırısının hemen öncesinde “parmağımız tetikte” diyerek silahlı saldırı tehdidinde bulunmuştu.
Gözünü diktiği yerler ya Panama gibi siyasal stratejik olarak önemi büyük ya da petrol, doğal gaz ve nadir toprak elementleri vb. türünden devasa rezervlere sahip ülkelerdir. Bir diğer özellikleriyse, önde gelen rakibi Çin’in ekonomik yayılmasıyla kendisini geride bırakarak stratejik mevkileri ele geçirme hesabı yaptığı yerler olmalarıdır. Amerikalı emperyalistler gerek bu özellikleri gerekse ham madde rezervlerinin rakibi Çin’in eline geçme ihtimali dolayısıyla bu ülkeleri egemenlikleri altına alamamalarını dünya hegemonyası adlı stratejik “oyunu” geri döndürülemez şekilde kaybetmekte oldukları şeklinde değerlendirmekte ve buralara el koyarak özellikle Çin karşısındaki gerilemelerini durdurmak üzere şiddete başvurup güç politikası izlemektedir. Öyle ki Amerikalı emperyalistler gözdağı verme politikasını koruyucu “şemsiyeleri”nden yararlandırmama tehdidi ve Ukrayna’nın yeniden paylaşılmasında “Çırak çıkarma” tutumuyla müttefiki ama aynı zamanda rakibi Avrupalı emperyalistlere karşı da izlemektedir.
Amerikan tehditleriyle güç politikasına Venezuela direnememiş ve öyle görünmektedir ki geri adım atmıştır. Ama örneğin İran hâlâ direnmektedir. Kendi ordularını kurmaya girişen ve silahlanmaya ciddi bütçe ayıran Avrupalı emperyalistler direnme tutumu almaktadır. Rusya Ukrayna’da savaştan kaçınmayarak karşı koymaktadır. Çin güçlenmek amacıyla zaman kazanma çabasındadır ve Ukrayna savaşında “tarafsızlık” türünden alttan alıyor görünmekte ama hesaplaşmaya hazırlanmaktadır.
Amerikan emperyalizmi dünyayı yeni bir büyük savaşa sürüklemektedir!
Evrensel'i Takip Et