4 Ocak 2026 06:09

Hangi güçlerle ve nasıl bir anayasa?

Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Yeni anayasa, Türkiye için lüks değil, çok geç kalmış bir ihtiyaçtır. Bu yönde atılacak bir adım Türkiye Yüzyılı hedefimize daha kolay, daha hızlı ulaşılmasını sağlayacaktır.” (21 Aralık 2024)

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş: “Türkiye’nin 2. yüzyılına yaraşır, milli, katılımcı, demokratik, kuşatıcı, yeni ve sivil bir anayasanın yapılması, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 28. dönem meclisinin önemli sorumluluklarından birisidir.” (8 Aralık 2025)

Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Şu an itibarıyla da hem sivil hem özgürlükçü hem kuşatıcı bir anayasayı yapma arzusu içerisindeyiz.” (13 Aralık 2025)

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç: “İnşallah Türkiye Yüzyılı’nı yeni bir anayasayla karşılamamız lazım.” (26 Aralık 2025)

24 yıllık iktidarı boyunca Anayasa’da üçü referandum yoluyla olmak üzere 12 kez değişikliğe giden AKP, 177 maddelik Anayasa’nın 134 maddesinde, yani dörtte üçünde değişikliğe imza atılmış olmasına rağmen, değiştirdiği anayasa kendisine dar geldikçe, önce ihlal ediyor, sonra yenisi için ortam oluşturmaya çalışıyor.

Selahattin Demirtaş ve Osman Kavala ile ilgili AİHM kararlarını, anayasanın bir gereği olmasına rağmen uygulatmayan Saray rejimi, TİP Hatay Milletvekili Can Atalay ile ilgili AYM kararını uygulatmamak için Mecliste kan dökülmesini göze almış bir sicille yeniden “sivil anayasa” ihtiyacından söz ediyor.

Bu tablonun oluşturduğu garabete yer yer AKP geleneğinin içinden de itirazlar geldiğini hatırlatalım. TBMM’de oluşturulan Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun 28 Ağustos 2025 günü gerçekleştirilen yedinci toplantısında, eski meclis başkanlarının dinlendiği oturumda söz alan Bülent Arınç, “AİHM ve AYM kararlarının uygulanması gerekiyor. Bunu tekrar hatırlatmak istiyorum” demiş ve şu vurguyu yapmıştı: “Demokrasi ne diyorsa o olması lazım. Bugün Anayasa’daki bazı hükümleri doğru bulmayabilirsiniz, değiştirebilirsiniz, yeni bir anayasa da yapabilirsiniz ama ‘En iyi anayasa uygulanan anayasa, en kötü anayasa uygulanmayan anayasadır.’ Bugünkü Anayasa’nın işimize gelen taraflarını alıp da bu bana yaramaz denilen hükümleri ertelemeye çalışmayı çok yanlış buluyorum.”

12 Eylül Darbe Anayasası, Türkiye’de sendikaları, siyasi parti ve dernekleri kapatarak toplumsal muhalefeti bastırırken, idamlar dahil pek çok faşist uygulamaya imza attı. NATO’cu generallerin iş birlikçi pratikleri arasında, neoliberal ekonomi politikaların önünü açmak için örgütlü emek barikatını ortadan kaldırmak ve toplumu uyuşturmak için de, siyasal İslam’ın palazlanmasını sağlayacak icraatı desteklemek özel bir yer tutuyordu.

Erdoğan siyasal serüveni böylesi elverişli bir zeminde şekillenirken, hocası Erbakan’ın liderliğindeki Refah Partisi ile Çiller’in DYP’nin koalisyonuna son veren 28 Şubat ‘posmodern darbesi’nin de yine kendisine yaradığını ekleyelim. 28 Şubat’ın ardından ‘yenilikçiler’ diye sunularak parlatılan Erdoğan ve arkadaşlarının kurduğu AKP, 2001 krizinin sağladığı ortamın ardından yapılan seçimlerde tek başına iktidar oldu.

AKP’nin tek başına iktidar şansını yitirdiği 7 Haziran 2015 seçimleri ve sonrası, Erdoğan için iktidarını tek elde toplayacağı bir siyasal düzen arayışını da başlattı. Referandum dahil olmak üzere çeşitli anayasa değişiklikleriyle geçirilen son on yıl ise, Nazilere de kaynaklık eden, Anayasa Hukukçusu ve Siyaset Kuramcısı Carl Schmitt’in, “Tüm hukuki kavramlar arasında en çok egemenlik kavramı güncel çıkarların hükmü altındadır” vurgusunun açıklandığı bir düzlemde seyretti. Yine Schmitt’in ifade ettiği üzere, “Egemen, olağanüstü hale karar verendir” düsturu uyarınca, önce Kürt belediyelere kayyımlar atanması, bu uygulamada ‘demokratik sisteme’ yedirildikten sonra da CHP’li belediyelere doğru genişletilmesi olağan hale getirildi. Normalde ‘istisna’ olmasının bile demokratik bir temsil sisteminde kıyametin kopmasına neden olması gereken şeyler, yargı ve zor baskısıyla aşamalı olarak kaide haline getirildi.

Yaptığı her anayasa değişikliğini ‘darbe ile mücadele’ söylemiyle meşrulaştırmaya çalışan ve bazı dönemler, liberal çevreler başta olmak üzere, çeşitli kesimlerin desteğini almayı başaran Erdoğan için iktidar pramidinin tepesinde durabilmesini mümkün kılan hukuki zemini oluşturmak esastı. Yıllar içinde, özellikle işçi ve emekçileri sefalete mahkum eden ekonomi politikalarının kendi kitle desteğini aşındırmaya başlamasıyla birlikte gevşeyen iktidar vidalarını sıkılaştırmak için yeni bir anayasa ihtiyacının pazarlanması, dönemin menüsü olarak önümüze getirildi.

Bu sefer de asırlık Kürt meselesine dair beklentileri istismar etmeyi göze alarak amacına ulaşmayı uman bir cambazlıkla karşı karşıyayız.

Bu zokayı yutma!

Tüm bu nedenlerle, darbe kalıntılarından arındırılmış bir anayasa ile AKP arasında oluşmuş olan asimetriye dair deneyim bize, “Bu zokayı artık yutma” diyor.

Türkiye’nin, askeri darbe etkisinden ve tekelci sermaye iktidarının tek adam versiyonunu mümkün kılan hukuki prosedüre kadar kalıntılardan arındırılmış, demokratik bir anayasaya ihtiyacı olduğu yadsınamaz. Ancak bu, ona uygun bir zeminin üzerinde ve bir kurucu meclisle mümkün olabilir. 15 yıl önce aramızdan ayrılmış olan Anayasa Hukuku Profesörü Server Tanilli, baş yapıtı sayabileceğimiz ‘Devlet ve Demokrasi’ adlı kitabında, bir anayasanın, sınıf ve güç ilişkilerinden bağımsız düşünülemeyeceğini anlatır. Hocanın daha sonraki yıllarda çıkan ‘Nasıl bir demokrasi istiyoruz?’ ve ‘Nasıl bir eğitim istiyoruz?’ adlı kitapları da aynı temel tezin devamıdır. Bu soruların yanıtlarını verirken Hoca, ‘laikliği’ de özellikle vurgular. Ezcümle bugün Hocaya selamla, ‘Nasıl bir anayasa istiyoruz?’ sorusu doğru bir başlangıç noktası olabilir. Bu, en az içeriği kadar, o anayasanın dayanacağı güçler ilişkisini doğru tarif edebilmeyi zorunlu kılar.

Dayanışmaya çağrı!

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.

Fatih Polat

Hangi güçlerle ve nasıl bir anayasa?
0:00 0:00
1.00x
0:00 / 0:00
1.00x

Evrensel'i Takip Et