22 Aralık 2025 06:54

Siyasi partilerin 'süreç' raporları üzerine bir karşılaştırma

Tüm siyasi partiler Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonuna raporlarını teslim ettiler. Bu yazı tüm siyasi partilerin raporlarını karşılaştırmayı amaçlıyor. Karşılaştırmamı demokratikleşme-güvenlik politikaları eksenine yerleştirmeye çalıştım. Tüm raporların soruna bakış/tanımlayışları ve çözüm yolları ile ilgili fark ve benzerliklerini de tablo/grafikleştirmeye çalıştım. Amacım hem bu konuda bir malûmat sahibi olmak isteyen okuyuculara manzara-i umumiyeyi özetleyebilmek hem de bu konuyu yorumlayacak meslektaşlarıma sistematik malzeme sunmak.

Yazının geri kalanında herhangi bir siyasi analiz bulamayacaksınız. Sadece karşılaştırdım, tablolaştırdım. Dedim ya, amacım bu konuyu yorumlayacak meslektaşlarıma —elbette kendime de— somut, sistematik malzeme sunabilmek.

Yine de söylemeden geçemeyeceğim; siyasi partilerin raporlarını TBMM sitesinden indirip daha şöyle bir göz atar atmaz bir kez daha fark ettim ki partiler sorunu (tarihsel perspektifi de içerecek şekilde) nasıl tanımlıyorsa, bu onların çözüme ilişkin argümanlarını da kuruyor. Belki de tam tersi, bilmiyorum: Partinin kısa vadeli çıkarlarına hangi çözüm uygunsa, parti sorunu tarihe öyle yerleştirmeyi ve sorunu öyle tanımlamayı, adlandırmayı seçiyor.

Bu noktada, Fikret (Başkaya) Hoca’mı bir kere, bir kere daha anmadan edemeyeceğim. “Şeyleri adıyla çağırmamak” der neredeyse her yazısında, her sohbetimizde, “… yalan söylemenin bir biçimidir”. Sorunu çözmek için evvel emirde “Şeyleri adıyla çağırmak lazımdır”. Siyasi partilerin raporlarını didiklediğinizde sorunun nasıl tanımlandığının, sorunun adının ne konduğunun (şeylerin adı) raporlar arasındaki temel fay hattını oluşturduğunu görebilirsiniz. Hemen belirtmeliyim ki, siyasi partilerin sorunu tanımlama biçimleriyle (şeyleri adlandırışlarıyla) soruna dair çözümleri de tam bir tutarlılık içindedir. 

A. Raporlarda öne çıkan başlıklar

Partilerin raporlarını karşılaştırmalı olarak incelediğimizde[1] , “Kürt sorunu” (veya Cumhur İttifakı'nın tanımıyla “terör sorunu”) bağlamında öne çıkan başlıklar, sorunun tanımlanması, çözüm yöntemleri ve somut talepler ekseninde keskin bir şekilde ayrışmaktadır.

Raporlardaki veriler ışığında, partilerin öne çıkardığı temel başlıklar şunlardır:

1. Sorunun adı: 'Terör' mü, 'Kürt sorunu' mu?

MHP ve AK Parti: Sorunu kesinlikle etnik bir sorun olarak değil, “terör ve güvenlik sorunu” olarak tanımlar.

  • MHP: Raporunun adını dahi Terörsüz Türkiye Raporu koymuştur. Sorunu emperyalizm destekli bölücü terör olarak niteler ve Kürt sorunu kavramını reddeder.
  • AK Parti: Terörsüz Türkiye ve Bölgesel Geri Kalmışlık başlıklarını öne çıkarır. Demokratik standartların yükseltilmesi ile terörün zemininin yok edileceğini savunur.

DEM, CHP, TİP, EMEP, Yeni Yol: Sorunu Kürt sorunu veya Demokrasi/Haklar sorunu olarak tanımlar.

  • DEM: Doğrudan Kürt meselesi başlığını kullanır ve bunu tarihsel, siyasal bir statü sorunu olarak görür.
  • TİP: Sorunu Kürt kimliğinin inkârı başlığı altında 5 maddede (Ana dili, temsiliyet, ekonomi vb.) özetler.
  • YRP: Sorunu tarihsel bir perspektifle, “Necmettin Erbakan'ın 1994 Raporu” referansıyla ve “İslam Kardeşliği” ekseninde ele alır.
Tablo1: Partilerin öne çıkardığı anahtar kelimeler
Parti grubu Öne çıkan başlıklar / Anahtar kavramlar
MHP ve AK Parti Terörsüz Türkiye, fesih, iç cephe, emperyalizm, beka, TBMM.
CHP TBMM, hukuk devleti, kayyımın kaldırılması, şeffaflık, eşit yurttaşlık.
DEM Parti Kürt meselesi, onurlu barış, tecrit, ana dilinde eğitim, statü.
TİP ve EMEP Kayyım rejimi, siyasi af, ana dilinde eğitim, işçi/emekçi kardeşliği.
YRP İslam kardeşliği, Erbakan raporu, seçmeli ana dili dersi, referandum.

 

2. Ana dili ve eğitim hakkı

Dil meselesi, partilerin çözüm önerilerinde en somut ayrışma noktasıdır.

DEM, TİP, EMEP: Ana dilinde eğitim hakkını savunurlar. Kürtçenin kamusal alanda ve eğitimde tam serbestisini talep ederler.

  • TİP raporu: Kürt kimliğinin inkârı; “en somut yansıması kamusal alan ve eğitim dahil anadilin kullanımının engellenmesi.” (syf. 2)

YRP: Seçmeli ders modelini önerir.

  • YRP raporu: “Türkiye'de yaşayan dillerin devlet okullarında seçmeli ders olarak okutulması.” (syf. 7)

CHP: Dil yasaklarının kaldırılması ve kamusal hizmetlere erişimde dilin engel olmamasını savunur ancak rapor özetinde doğrudan ana dilinde eğitim yerine eşit yurttaşlık ve kültürel haklar vurgusu ön plandadır.

MHP: Anayasa'nın ilk 4 maddesi ve üniter yapı gereği, Türkçe dışındaki dillerin eğitim dili olmasına kesinlikle karşıdır.

3. Kayyım rejimi ve yerel demokrasi

Cumhur İttifakı dışındaki neredeyse tüm partilerin üzerinde en çok durduğu ve en sert eleştirdiği başlıktır.

CHP, DEM, TİP, EMEP, YRP: Hepsi ortak bir dille kayyım uygulamasına son verilmeli başlığını öne çıkarır.

  • CHP: Seçilmişlerin yerine memur atanmasını halk iradesinin gaspı olarak görür.
  • YRP: “Belediyelere yapılan kayyım atamalarının iptal edilip, hukuki zemin hazırlanması” (syf. 7) diyerek muhalefet bloğuyla hareket eder.

AK Parti ve MHP: Bu konuyu terörle mücadele kapsamında, terörle iltisaklı belediyelere devletin müdahalesi olarak meşrulaştırır ve güvenlik başlığı altında tutar.

Tablo 2: Partilerin sorunu tanımlayışları, yöntem ve hedefleri
Parti Tanım (Sorunun adı) Yöntem (Nasıl çözülür?) Kapsam (Hedef)
MHP Terör ve beka sorunu Fesih: Örgüt kendini lağvedecek, devlet hükmedecek. Statüko: Üniter yapı ve Anayasa ilk 4 madde korunacak.
AK Parti Terör / Geri kalmışlık Güvenlik + Hukuk: Terör bitecek, demokratik standartlar artacak. Kısmi Değişim: “Türkiye Yüzyılı” ve yeni anayasa vizyonu.
CHP Demokrasi ve hukuk sorunu TBMM: Şeffaf süreç, kurumların onarımı (Kayyımsız belediye). Restorasyon: Hukuk devletine dönüş, mevcut yapının iyileştirilmesi.
DEM Parti Kürt meselesi / Statü sorunu Müzakere: Tecrit kalkacak, Meclis ve İmralı devrede olacak. Yapısal Dönüşüm: Anayasal vatandaşlık, ana dilinde eğitim.
TİP / EMEP Sınıfsal / İnkar sorunu Yüzleşme: Genel af, kayyımın kaldırılması, tam eşitlik. Yapısal Dönüşüm: Demokratikleşme ve eşit yurttaşlık.
YRP Kardeşlik sorunu Milli Görüş: İslam kardeşliği referansı, 1994 Raporu. Kültürel: Anadilde seçmeli ders, manevi kalkınma.

 

4. Çözümün yöntemi: 'Fesih' mi, 'müzakere' mi?

Sürecin nasıl işleyeceği konusunda iki ana akım vardır:

“Teslimiyet ve fesih” ekolü (MHP, AK Parti, DSP):

  • MHP, örgütün kendini lağvetmesi şartını en başa koyar. Müzakere yoktur, devletin şartlarına uyum vardır.
  • DSP: “Sözde kendilerini feshettiklerini ilan eden PKK...” diyerek bu yöntemi destekler ancak samimiyet sorgulaması yapar.

“Diyalog ve Meclis” ekolü (CHP, DEM, sol partiler):

  • CHP: Çözüm yeri TBMM'dir, şeffaf olmalıdır.
  • DEM: Barış ve Demokratik Toplum Süreci başlığı altında, İmralı (Tecritin kaldırılması) ve Meclisin eşgüdümünde bir müzakereyi işaret eder.

5. Af ve hukuki düzenlemeler

Partiler, çatışma sonrası veya süreç esnasında yapılacak hukuki düzenlemeler konusunda da farklı başlıklar açmıştır.

EMEP ve TİP: Genel Siyasi Af başlığını öne çıkarır.

  • EMEP raporu: “Temiz bir sayfa açılması için genel af ilan edilmesi...” (syf. 20)

MHP ve AK Parti: Eve Dönüş / Pişmanlık Yasası benzeri, örgütün feshinden sonra silah bırakanlar için özel bir hukuki düzenlemeyi (ceza indirimi veya cezasızlık) ima ederler. MHP buna “Güvenlik Mimarisi” başlığı altında değinir.

CHP: Hukuk devletinin tesisi, AİHM ve AYM kararlarının (Can Atalay, Demirtaş, Kavala vb. kastedilerek) uygulanması başlığını öne çıkarır.

Tablo 3: Siyasi partilerin raporlarının isimleri ve insan hakları konusundaki tutumları
Parti Rapor / Konu Önerilen temel reformlar İnsan hakları ve hukuk vurgusu Tarih
AK Parti Terörsüz Türkiye Süreci Müstakil/Geçici Kanun: Tasfiye sonrası sürece özgü yasa.
İdari: Terör kaynaklı idari tedbirlerin kaldırılması.
Seçim: Siyasi Partiler Kanunu revizyonu.
Hukuk Devleti: Tahkim edilmesi.
Eşitlik: Anayasal vatandaşlık.
İşkence: Sıfır tolerans.
19 Aralık 2025
MHP Terörsüz Türkiye ve Teyit Üç Aşamalı Düzenleme: Silahların imhası sonrası teslim, adli süreç, rehabilitasyon.
Yargı: Kamu davasının 5 yıl ertelenmesi.
Umut Hakkı: Örgüt lağvedilirse gündeme gelebilir.
Beka: Milli birlik önceliği.
Anayasa: İlk 4 madde dokunulmaz.
İnfaz: Yaşam hakkı önceliğiyle hasta mahkumlara erteleme.
15 Aralık 2025
CHP Demokratikleşme Paketi 29 Maddelik Paket: TMK terör tanımı değişikliği (şiddetsiz eylem ayrımı).
Kayyım: Bld. Kanunu 45. md. değişikliği ile son verilmeli.
Diğer: TCK 217/A kalkmalı, Nevroz resmi tatil olmalı.

Uyum: AİHM/AYM kararlarının (Atalay, Demirtaş) derhal uygulanması.
Üniter Yapı: Üniter yapıda eşit vatandaşlık.
Zamanaşımı: Faili meçhul ve işkencede kaldırılmalı.

18 Aralık 2025
DEM Parti Barış Yasası Raporu Barış Yasası: "Demokratik Entegrasyon Yasası" çıkarılmalı.
İlga: TMK ve koruculuk sistemi kaldırılmalı.
Kurum: Ayrımcılıkla Mücadele Komisyonu kurulmalı.
Umut Hakkı: Yasal güvenceye alınmalı.
Dil: Ana dilinde eğitim hakkı.
Ceza: Hasta tutuklular serbest bırakılmalı.
10 Aralık 2025
TİP Demokratik Çözüm İlga: TMK ve Kayyım uygulaması kaldırılmalı.
Seçim: Baraj %3'e düşürülmeli.
Hafıza: Hakikat ve Yüzleşme komisyonları.
Siyasi Suç: Kavramın bertaraf edilmesi.
Savunma: Kısıtlamaların kaldırılması.
Umut Hakkı: Yasallaşmalı.
12 Aralık 2025
YRP Kardeşçe Barış Eğitim: Kürtçe seçmeli ders olmalı.
Yöntem: Yasal düzenlemeler referanduma sunulmalı.
Kayyım: Atamalar iptal edilmeli.
Kavramlar: "Millet" ve "Laiklik" tanımları korunmalı.
Eşitlik: Etnisite ayrımı olmaksızın adalet ve İslam kardeşliği.
18 Aralık 2025
DSP Milli Birlik Raporu Tedbir: Üyeler için zorunlu ikamet, yöneticiler için vatandaşlıktan çıkarma.
Eğitim: Müfredatta demokratikleşme.
Adalet: Mağdur adaletinin gözetilmesi.
Af: Doğrudan veya dolaylı affa karşı duruş.
4 Aralık 2025
EMEP Demokratik Düzenlemeler Af: Siyasi genel af ilanı.
Dil: Ana dilinde eğitim güvencesi.
İlga: TMK kaldırılmalı.
Hakikat: Komisyonlar kurulmalı.
KHK: Haklar iade edilmeli.
9 Aralık 2025

 

B. Partilerin uzlaşma noktaları

Siyasi yelpazenin birbirine en uzak uçlarını temsil eden (örneğin MHP ile DEM Parti veya AK Parti ile TİP gibi) toplam 9 farklı siyasi grubun raporları incelendiğinde, üzerinde tam mutabakat sağlanan konular doğal olarak azdır; ancak usul ve nihai hedef konusunda çok güçlü bir ortak zemin mevcuttur.

Tüm partilerin raporları derinlemesine tarandığında, 9 partinin de istisnasız üzerinde anlaştığı en belirgin ortak payda şudur: “Çözümün adresi TBMM'dir ve süreç hukuki/meşru zeminde yürütülmelidir.”

Hiçbir parti, çözümün meclis dışında, kapalı kapılar ardında veya sadece güvenlik bürokrasisiyle yürütülmesini savunmamıştır. Hepsi, farklı tonlarla da olsa, meşruiyet kaynağı olarak Meclisi ve hukuku işaret etmiştir.

Tablo 4: Siyasi partileri sorunun tanımı çözüm yeri muhatap ve yöntem konularındaki farklılaşmaları ve anahtar kavramlar
Eksen Sol Taraf (Demokratikleşme) Sağ Taraf (Güvenlik)
Sorun tanımı Eşit yurttaşlık, statü, demokrasi açığı Terör, beka, dış mihraklar
Çözüm yeri TBMM, toplumsal mutabakat Devlet kurumları, istihbarat
Muhatap Abdullah Öcalan, siyasi partiler Devlet, teslim olan birey
Yöntem Barış yasası, müzakere, reform Tespit-teyit, tasfiye, Pişmanlık Yasası
Partiler DEM, TİP, EMEP, CHP, Yeni Yol AK Parti, MHP, YRP, BBP, DSP

 

İşte tüm partilerin bu ortak noktada buluştuğunu kanıtlayan, raporlardan alınmış birebir alıntılar ve sayfa referansları:

1. Tüm partiler için ortak nokta: Çözümün adresi (TBMM), yöntemi (Hukuk ve demokrasi)

Partiler sorunun adını farklı koysa da (Terör sorunu, Kürt sorunu, Beka sorunu vb.), bu sorunun çözüm yerinin TBMM olduğu ve yasal/anayasal güvencelerle (hukuk zemini) ilerlenmesi gerektiği konusunda hemfikirdirler.

AK Parti Raporu

AK Parti, sürecin keyfi değil, hukuki bir düzenleme silsilesi ile ve siyasal irade (Meclis) ile yürütüleceğini vurgulamaktadır: “Böylece Terörsüz Türkiye hedefi adım adım, sağlam bir hukuki düzenleme silsilesiyle ilerleyecek; hukukun üstünlüğünü ve daha ileri demokratik standartları gözeten bir siyasal olgunlukla sürdürülecektir.” (syf. 59)

CHP Raporu

CHP, komisyonun kuruluş şeklini eleştirse de çözümün yerinin Meclis olması gerektiğini en güçlü savunan partidir. Onlara göre meşruiyetin kaynağı “kanunla” ve “Meclis çatısı altında” olmaktır: “Cumhuriyet Halk Partisi... komisyonun oluşturulma biçimini (Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanının çağrısı ile) onaylamamasına rağmen... Komisyonun kanunla kurulması daha doğru bir yaklaşım olurdu. Böylece çalışma usul ve esaslarıyla birlikte...” (Burada çözümün kurumsal ve Meclis temelli olması gerektiği vurgulanıyor). (syf. 2)

DEM Parti Raporu

DEM, sorunun çözümünü “Barış ve Demokratik Toplum Süreci” olarak tanımlar ve bunun Meclis bünyesinde, şeffaf bir komisyonla yürütülmesini savunur. Raporun genelinde ve giriş bölümünde, Meclis bünyesindeki bu komisyona katılım sağlamaları ve “Süreci Ortaya Çıkaran Küresel...” dinamikleri analiz ederek siyasal bir çözüm arayışında olduklarını belirtmeleri, çözüm adresi olarak siyaset kurumunu gördüklerinin kanıtıdır. (syf. 2, İçindekiler ve Giriş bağlamı)

DSP Raporu

DSP, terör örgütüne karşı sert bir tutum takınsa da Meclis bünyesinde kurulan bu komisyonu “önemli bir zemin” olarak kabul eder ve devletin/meclisin projesi olarak görür: “Milli Birlik, Dayanışma ve Demokrasi Komisyonu, toplumun ortak geleceği için önemli bir zemin oluşturmuştur... Komisyon projeleri için devlet ve özel sektör misyon üstlenmeli, bu konuda yasal alt yapı mutlaka hazırlanmalı...” (syf. 7)

EMEP Raporu

EMEP, sürecin doğrudan Meclis çatısı altında ve tüm partilerin katılımıyla olması gerektiğini savunur: “Meclis çatısı altında tüm partilerin temsil edildiği bir komisyonun oluşturulmasına, komisyonun çalışma ilkelerine ve partilerin bu ilkelere dair değerlendirme ile eleştirilerine ilişkin tartışma ve öneriler yer almalıdır.” (syf. 1)

MHP Raporu

MHP, “müzakere”ye karşı olsa da terörün bitirilmesi ve demokratikleşme sürecinin denetim ve yürütme merciinin TBMM olduğunu açıkça belirtmiştir: “Bu gereklilik, siyaset kurumunun ve onun en büyük-yetkili mercii olan TBMM'nin sürekli gündeminde olması gereken bir husustur.” (syf. 99)

TİP Raporu

TİP, sorunun çözümünde siyasal katılımın ve meclisteki temsiliyetin önemine vurgu yapar. Sorunu “siyasal rejimi ve devleti belirleyen ana faktör” olarak tanımlayarak çözümün de siyasal (Meclis) olması gerektiğini ima eder: “Kürt Sorunu 100 yılı aşan bir sorun olup, tarihte olduğu gibi bugün de hâlâ Türkiye'de siyaseti, siyasal rejimi ve devleti belirleyen ana faktörlerden biridir.” (Bu tespit, çözümün ancak siyaset kurumu/Meclis eliyle olabileceğinin altını çizer). (syf. 2)

Yeni Yol Grubu Raporu

Yeni Yol Grubu, kalıcı barışın ancak hukuki çerçeve ve Meclis iradesiyle (siyasal süreçle) mümkün olacağını belirtir: “...doğru siyasal ve hukuki çerçeve içinde ele alındığında, belirli dönemlerde normalleşme süreçlerini kolaylaştırabildiği de açıktır.” (syf. 33)

YRP Raporu

YRP, yapılacak düzenlemelerin milletin onayı (referandum) ve Meclis iradesiyle yapılması gerektiğini savunarak, çözümün meşruiyet zeminine vurgu yapar: “Yapılması düşünülen her türlü yasal düzenlemenin referanduma sunulması, tarihi sorunun çözümünde kalıcı ve istikrarlı bir barışın tesisi için aziz milletimizin çoğunluğunun onay ve desteğinin alınması.” (syf. 9)

Tablo 5: Demokratikleşme ve güvenlik ekseninde siyasi partiler
Siyasi parti Siyasal eksen
(Demokratikleşme vs Güvenlik)
Çözüm yöntemi
(Teslimiyet vs Müzakere)
Konumlanma kategorisi
DEM Parti Demokratikleşme odaklı Müzakere / Diyalog Demokratik müzakere
(Barış süreci)
TİP / EMEP Demokratikleşme odaklı Müzakere / Diyalog Demokratik müzakere
(Barış süreci)
CHP Demokratikleşme odaklı Kontrollü süreç Demokratik müzakere
(Barış süreci)
Yeni Yol (Gelecek-DEVA- Saadet) Demokratikleşme odaklı Kontrollü süreç Demokratik müzakere
(Barış süreci)
AK Parti Güvenlik / Devlet odaklı Kontrollü süreç Güvenlikçi tasfiye
(Terörsüz Türkiye)
Yeniden Refah Güvenlik / Devlet odaklı Teslimiyet / Fesih Güvenlikçi tasfiye
(Terörsüz Türkiye)
MHP Güvenlik / Devlet odaklı Teslimiyet / Fesih Güvenlikçi tasfiye
(Terörsüz Türkiye)

Özetlemek gerekirse Tüm raporlar karşılaştırıldığında ortaya çıkan tek ve en güçlü konsensüs şudur:

  1. Sorunun Varlığı ve Çözüm İhtiyacı: Hiçbir parti “Statüko devam etsin, çatışma sürsün” dememektedir. MHP “Terörsüz Türkiye”, DEM Parti “Onurlu Barış”, AK Parti “Kardeşlik”, sol partiler “Demokratik çözüm” diyerek çatışmasızlık hedefini ortaklaştırmıştır.
  2. Yöntem Olarak Meclis: AK Parti'den DEM Parti'ye, MHP'den TİP'e kadar herkes, çözüm için atılacak adımların (ister af olsun ister operasyon ister demokratikleşme) TBMM çatısı altında ve hukuk devleti ilkesiyle yapılması gerektiği konusunda hemfikirdir.

Bu durum, geçmişteki çözüm süreçlerinden farklı olarak, bu kez kurumsallaşma ve yasallaşma talebinin tüm siyasi spektrumda ortak bir talep olduğunu göstermektedir.

Tablo 6: 'Silah Bırakma-Demokratik Müzakere' ve 'Demokratikleşme- Güvenlik Politikaları' ekseninde siyasi partiler

Tablo 6: 'Silah Bırakma-Demokratik Müzakere' ve 'Demokratikleşme- Güvenlik Politikaları' ekseninde siyasi partiler

2. Cumhur İttifakı’nın ortak noktaları

Cumhur İttifakı ortakları olan AK Parti ve MHP'nin raporları incelendiğinde, iki partinin Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu sürecine yaklaşımlarında bir stratejik ortaklık ve kavramsal birliktelik olduğu görülmektedir.

Her iki rapor da sorunu “Kürt sorunu” olarak değil, “Terör sorunu” ve “Demokratik standartların yükseltilmesi” ekseninde ele almaktadır. Eski çözüm süreçlerinden farklı olarak, bu kez müzakere yerine devletin kararlılığı ve hukuk vurgusu ön plandadır.

İşte iki partinin üzerinde tam mutabakat sağladığı konular, birebir alıntılar ve syf. referansları:

a. Ortak hedef: 'Terörsüz Türkiye' ve 'Türkiye Yüzyılı' vizyonu

Her iki parti de nihai hedefi, Türkiye'nin ikinci yüzyılına girerken (Türkiye Yüzyılı) terörün tamamen gündemden çıkarılması olarak belirlemiştir. Bu kavram her iki raporda da bir slogan olmaktan öte, stratejik bir hedef olarak tanımlanmıştır.

  • AK Parti Raporu: AK Parti, bu hedefi en büyük eser olarak tanımlar ve Türkiye Yüzyılı'nın olmazsa olmazı olarak görür. “Bugüne kadar en büyük eserimiz Terörsüz Türkiye'yi inşallah çok sağlam bir temel üzerinde yükselteceğiz. Bu eseri de bu ülkenin gençlerine emanet edeceğiz... V. Türkiye Yüzyılı ve Terörsüz Türkiye.” (syf. 63 ve İçindekiler syf. 25)
  • MHP Raporu: MHP, raporunun başlığını doğrudan bu vizyon üzerine kurmuştur. “Milliyetçi Hareket Partisi TERÖRSÜZ TÜRKİYE RAPORU... Hukuk devletini tahkim ve demokrasiyi ilerletme ve geliştirme; sadece terör ve tedhişi bitirme veya Terörsüz Türkiye Projesini hayata geçirme için değil bilakis her Türk'ün hakkı ve talebi olduğu için gündemde olması gereken hususlardır.” (syf. 1 ve 99)

b. Sürecin niteliği: 'Al-ver pazarlığı değil, hukuki/siyasal bir süreç'

İki parti de sürecin eski tip bir “pazarlık” veya “müzakere” olmadığını, devletin terör örgütüyle masaya oturmadığını, aksine devletin koyduğu kurallar çerçevesinde (teslimiyet/fesih) ilerleyen bir süreç olduğunu vurgular.

  • AK Parti Raporu: AK Parti, sürecin bir takas olmadığını net bir dille ifade eder. “Bu süreç bir al-ver pazarlığı değildir; iç cephenin güçlendirilmesi ve emperyalist emellerin boşa çıkarılması ile 86 milyonun tamamının kazanacağı bir süreçtir.” (syf. 63)
  • MHP Raporu: MHP, demokrasi ve terörün yan yana gelemeyeceğini, dolayısıyla terörle bir pazarlık yapılamayacağını belirtir. “Dolayısıyla demokrasimizi geliştirme ve güçlendirme ile hukuk devletini tahkim ve kurumsallaştırma gibi iki önemli hedefi, terör ve tedhişle aynı cümlede kullanmayı kabul etmediğimizi belirtmemiz gerekir.” (syf. 99)

c. Çözümün tek adresi: TBMM ve siyaset kurumu

AK Parti ve MHP, çözümün bürokrasi veya kapalı kapılar ardında değil, milletin temsilcisi olan TBMM çatısı altında ve siyaset kurumu eliyle yürütülmesi gerektiği konusunda hemfikirdir.

  • AK Parti Raporu: Sürecin siyasal bir olgunlukla ve hukuki zeminde yürüyeceğini belirtir. “...hukukun üstünlüğünü ve daha ileri demokratik standartları gözeten bir siyasal olgunlukla sürdürülecektir.” (syf. 59)
  • MHP Raporu: MHP, yetkili merci olarak doğrudan Meclisi işaret eder. “Bu gereklilik, siyaset kurumunun ve onun en büyük-yetkili mercii olan TBMM'nin sürekli gündeminde olması gereken bir husustur.” (syf. 99)

d. Ön şart: Örgütün kendini feshetmesi ve silah bırakması

İki parti de sürecin başarısı veya başlangıcı için PKK'nin silah bırakmasını ve kendini lağvetmesini temel şart olarak görmektedir.

  • AK Parti Raporu: AK Parti, hedefin “Terörsüz Türkiye” olduğunu belirterek, örgütün varlığının sona ermesini nihai amaç olarak koyar. “Terörsüz Türkiye hedefi adım adım, sağlam bir hukuki düzenleme silsilesiyle ilerleyecek...” (syf. 59) (Not: AK Parti raporu daha diplomatik bir dil kullansa da “Terörsüz Türkiye” kavramı örgütün tasfiyesini içerir.)
  • MHP Raporu: MHP bu konuda çok daha net bir teknik tanım yapar ve “Fesih” kavramını kullanır: “PKK'nın ilgili ve ilişkili tüm yapılarıyla birlikte kendini feshetmesi ve silahsızlandırılması sonrası ortaya çıkan döneminin güvenlik mimarisinin çok iyi tasarlanması gerekmektedir.” (syf. 99)

e. İç cephenin güçlendirilmesi ve emperyalizme karşı beka

Her iki parti de bu süreci sadece bir iç güvenlik meselesi değil, bölgesel ve küresel tehditlere (emperyalizm) karşı “İç cephe”yi (Milli birlik) sağlamlaştırma hamlesi olarak görmektedir.

  • AK Parti Raporu: “...iç cephenin güçlendirilmesi ve emperyalist emellerin boşa çıkarılması...” (syf. 63)
  • MHP Raporu: MHP, konuyu doğrudan Beka Perspektifi başlığı altında, küresel tehditler bağlamında ele alır. “1. Terörle Mücadelede Beka Perspektifi... 3. Bölgesel ve Küresel Boyutlar... 3.5. Avrupa ve Küresel Güvenlik Boyutu” (syf. 2, İçindekiler)

Özetle AK Parti ve MHP raporları karşılaştırıldığında, MHP'nin “kırmızı çizgileri” ile AK Parti'nin “yönetim vizyonu”nun birleştiği görülür. İki parti de:

  • Müzakereyi reddetmekte,
  • Meclisi adres göstermekte,
  • Demokratikleşmeyi "terör örgütüne bir taviz" olarak değil, vatandaşın hakkı olarak tanımlamakta,
  • Ve nihai hedefi “Terörsüz Türkiye” sloganıyla ortaklaştırmaktadır.

3. Sol muhalefetin (CHP-TİP-EMEP) ortak noktaları

CHP, TİP ve EMEP raporları karşılaştırıldığında, bu üç partinin özellikle demokratikleşme, hukuk devleti ve yerel yönetimler konusunda çok güçlü bir ortak zemine sahip oldukları görülmektedir.

Her üç parti de sorunun çözümünü salt bir güvenlik meselesi olarak değil, bir “Demokrasi ve Hukuk” meselesi olarak ele almaktadır. İşte bu üç partinin raporlarında yer alan ortak noktalar, birebir alıntılar ve syf. referansları:

a. Kayyım uygulamasına son verilmesi

CHP, TİP ve EMEP; belediyelere kayyım atanmasını halkın iradesine vurulmuş bir darbe, seçme ve seçilme hakkının gaspı olarak görmekte ve bu uygulamanın derhal kaldırılması konusunda tam bir fikir birliği içindedirler.

  • CHP Raporu: CHP, bu yetkinin İçişleri Bakanlığından alınması gerektiğini savunur. “Seçme ve seçilme hakkının güvence altına alınması kapsamında; belediye başkanının görevden uzaklaştırılması kararının İçişleri Bakanı yerine Danıştay tarafından verilmesi ve kayyım uygulamasına son verilmesi...” (syf. 18)
  • TİP Raporu: TİP, kayyım rejimini halk iradesinin gaspı olarak nitelendirir ve anayasal bir suç olarak görür. “Kayyım rejimi, halkın seçme ve seçilme hakkını doğrudan gasp eden, yerel demokrasiyi yok sayan bir uygulamadır... Belediyelere kayyım atanması uygulamasına derhal son verilmeli, görevden alınan belediye başkanları görevlerine iade edilmelidir.” (syf. 8)
  • EMEP Raporu: EMEP, kayyım atamalarını halk iradesinin yok sayılması olarak tanımlar ve çözüm önerilerinin en başına koyar. “Halkın iradesini yok sayan, seçme ve seçilme hakkını engelleyen belediyelere kayyım atanması uygulamasına son verilmeli, seçilmiş yöneticiler görevlerine iade edilmelidir.” (syf. 3)

b. Yargı bağımsızlığı ve AİHM/AYM kararlarının uygulanması

Üç parti de Türkiye'deki yargı krizine dikkat çekmekte, AİHM ve AYM kararlarının uygulanmamasını eleştirmektedir. Siyasi tutuklulukların sona ermesi (Can Atalay, Demirtaş, Kavala vb. örtülü veya açık atıflarla) ortak taleptir.

  • CHP Raporu: CHP, uluslararası hukuka uyumu bir zorunluluk olarak görür. “Hukuk devletinin yeniden tesisi için Anayasa Mahkemesi ve AİHM kararlarının amasız fakatsız uygulanması, yargının siyasetin vesayetinden kurtarılması...” (syf. 8)
  • TİP Raporu: TİP, Hatay Milletvekili Can Atalay örneği üzerinden yargı darbesine vurgu yapar. “Anayasa'nın açık hükmüne rağmen uygulanmayan AYM ve AİHM kararları derhal uygulanmalı, başta Hatay Milletvekilimiz Can Atalay olmak üzere siyasi nedenlerle cezaevinde tutulanlar serbest bırakılmalıdır.” (syf. 12)
  • EMEP Raporu: EMEP, konuyu daha geniş bir “siyasi af” çerçevesinde ele alır ancak temel gerekçesi antidemokratik yargılamalardır. “...siyasi af kapsamına; terör suçluları, devletin güvenliğine karşı suçlar yanında... düşünce ve ifade özgürlüğünün hedef alındığı ve muhaliflerin tasfiyesi için kullanılan suçlar da dahil edilmelidir.” (syf. 20)

c. İfade ve basın özgürlüğü (RTÜK ve sansür yasaları)

Her üç parti de basının üzerindeki baskıların kaldırılması, RTÜK'ün bir cezalandırma aygıtı olmaktan çıkarılması ve Dezenformasyon Yasası (Sansür Yasası) olarak bilinen düzenlemelerin iptali konusunda hemfikirdir.

  • CHP Raporu: CHP, RTÜK'ün yapısının değiştirilmesini ve TRT'nin özerkleşmesini savunur. “RTÜK'ün siyasi iktidarın sopası gibi kullanılan yapısına son verilmeli... Üyelerin seçimi çoğulcu bir yapıyla yeniden düzenlenmelidir.” (syf. 46)
  • TİP Raporu: TİP, RTÜK'ün muhalif kanallara (Halk TV, Tele1 vb.) verdiği cezaları eleştirir. “RTÜK, tarafsız ve denetleyici bir kurum olmak yerine Cumhurbaşkanı veya bakanların talimatlarıyla bir cezalandırma aparatı haline gelmiştir... RTÜK Kanunu'nda yer alan özgür basın iklimini ortadan kaldıran... hükümlerin kaldırılması gerekmektedir.” 
  • EMEP Raporu: EMEP, “halkı yanıltıcı bilgiyi yayma” suçunun kaldırılmasını talep eder. “Ayrıca Cumhurbaşkanına hakaret ve halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma suçları kaldırılmalıdır.” (syf. 20)

d. Ortak nokta: Çözümün adresi olarak TBMM

Üç parti de sürecin şeffaf olması gerektiğini ve çözüm yerinin Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) olduğunu vurgular.

  • CHP Raporu: CHP, komisyonun kuruluş yöntemini eleştirse de çözümün kanunla ve Mecliste olması gerektiğini belirtir. “Komisyonun kanunla kurulması daha doğru bir yaklaşım olurdu. Böylece çalışma usul ve esaslarıyla birlikte...” (syf. 2)
  • TİP Raporu: TİP, çözüm için Meclis bünyesinde bir “Hakikatleri Araştırma Komisyonu” kurulmasını önerir. “TBMM bünyesinde, tüm siyasi partilerin ve sivil toplum örgütlerinin katılımıyla... bir komisyon kurulmalıdır.” (syf. 12)
  • EMEP Raporu: EMEP, sürecin doğrudan Meclis çatısı altında yürütülmesini savunur. “Meclis çatısı altında tüm partilerin temsil edildiği bir komisyonun oluşturulmasına...” (syf. 1)

Özetle, CHP, TİP ve EMEP raporları; devletin güvenlikçi politikalarının terk edilmesi, yargının siyasi bir sopa olarak kullanılmaması ve yerel demokrasinin (belediyelerin) kayyumlarla gasp edilmemesi noktalarında birleşmektedirler. CHP daha çok “restorasyon ve kurumsal onarım” dili kullanırken, TİP ve EMEP daha radikal “hesaplaşma ve tam hak eşitliği” dili kullansa da talep ettikleri somut adımlar (Kayyumun kaldırılması, AİHM kararlarının uygulanması, Sansürün bitmesi) birebir örtüşmektedir.

Tablo 7: Sorunun tanımı ve çözümü ekseninde siyasi partiler
Siyasi aktör / Blok Sorunun tanımı (Teşhis) Çözüm yöntemi ve öncelik sıralaması (Tedavi)
AK Parti Terör ve Güvenlik Sorunu: Mesele bir "demokratikleşme" ve "terörsüz Türkiye" meselesidir. Hedef, 40 yıllık terörün tasfiyesidir. Tespit ve Teyit Mekanizması:
1. Örgüt kendini feshetmeli.
2. Silah bıraktığı devlet istihbaratınca teyit edilmeli.
3. "Müstakil ve geçici bir kanun" çıkarılmalıdır.
MHP Bölücü Terör Sorunu: "Kürt sorunu yoktur, terör sorunu vardır." Sorun, Türkiye'nin bekasına yönelik doğrudan bir tehdittir. 3 Aşamalı Tasfiye (Devlet Refleksi):
1. Silahların tam bırakılması.
2. Teslimiyet ve yargılanma.
3. Rehabilitasyon.
Not: Müzakere reddedilir.
CHP Demokrasi ve Hukuk Sorunu: Sorun, eşit yurttaşlık ve adalet eksikliğidir. Çözüm yeri yürütme değil, yasama organıdır (TBMM). Hukuk Devleti ve Meclis:
1. 29 maddelik "Demokratikleşme Paketi" ile özgürlüklerin genişletilmesi.
2. AİHM ve AYM kararlarının (Demirtaş, Kavala vb.) uygulanması önceliği.
DEM Parti Kürt Meselesi / Statü Sorunu: Sorun; inkar, imha ve statüsüzlüktür. Çözüm "Barış ve Demokratik Toplum" inşasıdır. Müzakere ve Yasal Güvence:
1. Abdullah Öcalan "baş müzakereci" olarak görülmeli, tecrit kalkmalı.
2. "Barış Yasası" ve "Demokratik Entegrasyon Yasası" çıkarılmalıdır.
Yeni Yol (DEVA-Gelecek-Saadet) Çatışma Çözümü: Sorun, salt güvenlik değil, silahsızlanma ve toplumsal bütünleşme ekseninde ele alınmalıdır. DDR Modeli (BM Standartları)
1. Silahsızlanma, Terhis ve Reentegrasyon (DDR) uygulanmalı.
2. "Silahsızlanma ve Toplumsal Bütünleşme Yasası" çıkarılmalıdır.
TİP ve EMEP Sınıfsal ve Siyasal Sorun: Sorun sadece kimlik eksenli değil, aynı zamanda emek ve demokrasi sorunudur. Tam Demokratikleşme:
1. Terörle Mücadele Kanunu (TMK) kaldırılmalı.
2. Siyasi genel af ilan edilmeli.
3. Kayyım rejimi son bulmalıdır.
Yeniden Refah Kardeşlik Sorunu: Sorun iç dinamiklerden ziyade dış güçlerin kışkırtmasıdır. Çözüm "Millî Görüş" ve İslam kardeşliğidir. Referandum ve Kırmızı Çizgiler:
1. Yasal düzenlemeler halka sorulmalı (Referandum).
2. Kürtçe seçmeli ders olabilir ancak anadilde eğitim kabul edilemez.

 

Tablo 8: Sorunun tanımı, çözümü, yasal düzenleme, umut hakkı, ana dilinde eğitim ve kayyım konularında partiler
Konu / Başlık Cumhur İttifakı (AKP- MHP) Ana Muhalefet (CHP) DEM Parti Diğer Muhalefet (Yeni Yol-YRP-TİP-EMEP)
Sorunun tanımı Güvenlik Ekseni: "Kürt sorunu yoktur, terör sorunu vardır." Hedef: Terörsüz Türkiye. Demokrasi Ekseni: Eşit yurttaşlık ve demokratikleşme eksikliği sorunu. Statü Ekseni: Tarihsel bir statü, kimlik ve barış sorunu. Yönetim Ekseni: Hukuk devleti ve toplumsal bütünleşme eksikliği.
Çözüm yöntemi Teslimiyet Odaklı: İstihbarat teyidi ile örgütün bittiğinin ilanı ve teslimiyet. Kurumsal Meşruiyet: TBMM zemininde şeffaflık, AİHM kararlarına uyum. Müzakere Odaklı: Öcalan baş müzakereci, diyalog ve onarıcı adalet. DDR Modeli: Uluslararası Silahsızlanma, Terhis ve Reentegrasyon standartları.
Yasal düzenleme Geçici/Özel: Genel af olmayan, sadece teslim olanları kapsayan sürece özgü yasa. Genel Reform: TMK değişikliği, siyasi etik yasası, demokratikleşme paketleri. Barış Yasası: "Demokratik Entegrasyon Yasası" ve TMK'nin tamamen ilgası. Çerçeve Yasa: "Silahsızlanma ve Toplumsal Bütünleşme Yasası".
Umut hakkı

AKP: Raporda yok.
MHP: Örgüt lağvedilirse Meclis düzenleyebilir (Şartlı).

Gündem Dışı: Spesifik yer verilmedi, odak genel hukuk ve AİHM kararları. Temel Talep: Tecridin kaldırılması ve yasal güvence şart. Yeni Yol: Değinmedi.
TİP/EMEP: İnfaz rejiminde eşitlik kapsamında ele alındı.
Ana dilinde eğitim MHP: Ret (Kırmızı Çizgi).
AKP: Mevcut haklar yeterli.
Kısmi: Resmi dil vurgusuyla birlikte yerel dillerin önündeki engellerin kaldırılması. Tam Talep: Ana dilinde eğitimin anayasal güvenceye alınması. YRP: Seçmeli ders.
TİP: Ana dilinde eğitim hakkı.
Kayyım politikası Destek: Terörle iltisak durumunda müdahale meşru görülüyor. Ret: Seçilmişler göreve iade edilmeli, uygulama sonlanmalı. Ret: "Sömürge hukuku" olarak tanımlanıyor, derhal son bulmalı. Ret: Atamalar iptal edilmeli, yargı kararı beklenmeli.

 

Tablo 9: Siyasi parti raporlarının kapsamlı karşılaştırması
Siyasi Parti Kürt Sorununa Bakış (Temel Yaklaşım) Demokratikleşme ve Reform Önerileri Güvenlik Politikaları ve Terörle Mücadele Yöntemi Ana Dil ve Kültürel Haklar Tutumu Yerel Yönetimler ve Kayyım Politikası Hukuk ve Yargı Süreçlerine İlişkin Talepler Çözüm Mekanizması Önerisi (Mekan/Yöntem)
AKP Meseleyi bir demokratikleşme ve “Terörsüz Türkiye” hedefli devlet projesi olarak görür. Terörün tasfiyesini toplumsal huzur ve “Türkiye Yüzyılı” vizyonu için stratejik bir zorunluluk sayar. Yeni, sivil bir anayasa; Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin iyileştirilmesi, statükocu vesayetin kaldırılması ve seçim kanunlarının demokratik standartlara göre güncellenmesi. PKK, FETÖ ve DEAŞ ile sınır ötesi ve teknik istihbarat odaklı etkin mücadele; savunma sanayisinde tam bağımsızlık (%80+ yerlilik); örgütün silah bıraktığının “Tespit ve Teyit Mekanizması” ile doğrulanması. Kürtçe seçmeli ders, yayın (TRT Kurdî) ve Diyanet faaliyetlerini demokratik kazanım olarak sunar; ancak Türkçenin tek resmi ve eğitim dili olduğu kırmızı çizgidir. Kamu düzeni ve hizmetin aksamaması adına kayyım uygulamasını savunur; ancak yerel yönetimlerin idari kapasitesinin artırılmasını ve bürokratik otoriterlikten kaçınılmasını destekler. Terör örgütünün tasfiyesi sonrası için müstakil ve geçici bir “Özel Kanun” çıkarılması; etkin pişmanlık mekanizmalarının işletilmesi ve bireysel rehabilitasyon odaklı yargı süreçleri. TBMM bünyesinde kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu; devletin politika kurulları ve strateji belgeleri üzerinden yürütülen koordineli süreç.
CHP Sorunu eşit yurttaşlık, hukuk devleti ve demokrasi meselesi olarak tanımlar. 90'lı yılların hak ihlalleriyle yüzleşilmesi gerektiğini savunarak toplumsal barışın inşasını hedefler. Güçlendirilmiş parlamenter sisteme geçiş; seçim barajının %3'e düşürülmesi; Nevroz'un resmî tatil olması, Dersim arşivlerinin açılması ve yerleşim yerlerine eski isimlerinin iadesi. Terörle mücadelenin hukuk sınırları içinde yürütülmesi; savunma projelerinin (ANKA, KIZILELMA) desteklenmesi ancak siyasallaştırılmaması; koruculuk sisteminin kaldırılarak personelin istihdamı. Ana dilin bir hak olarak kabul edilmesi; eğitim dahil her alanda kullanımı ve geliştirilmesinin sağlanması; TRT'de farklı kültürlere yönelik yayınların artırılması. Kayyım uygulamalarına kesinlikle karşı çıkar; Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı'ndaki çekincelerin kaldırılmasını ve yerel yönetimlerin mali/idari yetkilerinin genişletilmesini savunur. AİHM ve AYM kararlarının uygulanması; syf. Demirtaş, O. Kavala, C. Atalay gibi isimlerin tahliyesi; TMK'daki ifade özgürlüğünü engelleyen hükümlerin kaldırılması ve faili meçhul dosyalarında zamanaşımının iptali. Çözümün ana adresi TBMM'dir. Kanunla kurulan, şeffaf, tüm partilerin ve sivil toplumun katılımına açık komisyonlar aracılığıyla toplumsal mutabakat aranmalıdır.
DEM Parti Meseleyi bir “varlık, eşitsizlik ve hukuk sorunu” olarak görür; çözümün “Demokratik Cumhuriyet” ve radikal demokratikleşme temelinde bir toplumsal sözleşme ile mümkün olduğunu savunur. Yeni ve çoğulcu bir anayasa; “Demokratik Entegrasyon Yasası”; yerinden yönetimin güçlendirilmesi, Hakikat ve Adalet Komisyonu kurulması; OHAL KHK mağduriyetlerinin giderilmesi. Güvenlikçi politikaların ve operasyonel yöntemlerin terk edilmesi; koruculuk sisteminin, askeri güvenlik bölgelerinin ve zırhlı araç devriyelerinin sonlandırılması. Ana dilinde eğitimin okul öncesinden üniversiteye kadar kamusal/parasız bir hak olarak tanınması; Kürtçenin resmi hizmetlerde ve yargıda kullanımının önündeki engellerin kaldırılması. Kayyım rejimine “irade gaspı” olarak karşı çıkar; seçilmişlerin iadesini, “Eşbaşkanlık” sisteminin yasal güvenceye alınmasını ve yerel özerklik şartındaki çekincelerin kaldırılmasını talep eder. AİHM 18. madde ihlali uyarınca siyasi tutsakların serbest bırakılması; TMK'nın kaldırılması, “Umut Hakkı”nın yasallaşması; ceza ve infaz mevzuatının demokratikleştirilmesi. Abdullah Öcalan'ın başmuhatap/aktör olarak kabul edildiği İmralı görüşmeleri; Meclis merkezli yasal çerçeve (Barış Yasası) ve şeffaf müzakere yöntemi.
EMEP Sorunu sınıfsal ve ulusal hak eşitliği temelinde görür; Kürt halkının kendi kaderini tayin hakkını savunur. Ulusların tam hak eşitliği; demokratik bir halk anayasası, her türlü milli baskı ve ayrıcalığın kaldırılması. Askeri operasyonların durdurulması; güvenlik merkezli politikalar yerine demokratik çözümün esas alınması. Ana dilde eğitim hakkının yasal güvencesi; tüm yerel hizmetlerin ana dilde verilmesi. Kayyım uygulamasına son verilmesi ve iradesi gasp edilen belediye başkanlarının göreve iadesi. TMK'nın kaldırılması; siyasi genel af ilanı, KHK'lıların haklarının iadesi. Halkların gönüllü ve eşit birliği; şeffaf ve demokratik bir tartışma zemini.
MHP “Kürt sorunu” ifadesini reddeder; meseleyi bölücü terör ve beka sorunu olarak görür. Üniter yapının, milli birliğin ve “tek millet” ilkesinin korunmasını kırmızı çizgi sayar. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne uygun yeni bir anayasa; Siyasi Partiler ve Seçim Kanunu'nun darbe izlerinden arındırılması; kamu yönetimi reformu. Terörün kaynağında tavizsiz yok edilmesi; örgütün kayıtsız şartsız teslimi ve fesihi, yerli savunma sanayisinin (İHA/SİHA, Çelik Kubbe) güçlendirilmesi; sınır ötesi operasyonların devamı. Resmi dilin Türkçe olduğu ve tartışmaya açılamayacağı; ana dille öğretimin (seçmeli ders) engellenmemesi ancak ana dilde eğitimin milli birliği parçalayacağı gerekçesiyle reddi. Yerel yönetimlerin idarenin bütünlüğü ilkesine bağlı kalması; teröre destek veren belediyelere kayyım atanmasının bir beka gereği olduğu ve savunulması. Örgütün tasfiyesi şartıyla kademeli ceza indirimi; liyakat kurulu kurulması, terör suçluları için infaz rejiminin tavizsiz uygulanması; “Umut Hakkı”nın mevcut yapıda uygulanamayacağı. Devletin stratejik planları çerçevesinde operasyonel kararlılık; örgütün kendini feshetmesi sonrası devlet birimlerince yapılacak “tespit ve teyit” süreci.
TİP Sorunu tarihsel bir kimlik inkârı, sınıf ve demokrasi meselesi olarak görür. Kürt bölgelerinin sistematik yoksullaştırılmasına karşı eşit yurttaşlık ve barışçıl çözümü savunur. Eşit anayasal yurttaşlık; Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı üzerindeki çekincelerin kaldırılması; KHK mağduriyetlerinin giderilmesi, Barış Akademisyenlerinin iadesi. Koruculuk sisteminin lağvedilmesi; bölgenin askerileşmekten çıkarılması, dış politikada askeri yöntemler yerine barışçıl-diplomatik yolların tercihi. Ana dilin eğitim dahil hayatın her alanında kullanılması; okul öncesinden başlayan eğitim politikası, “Yaşayan Diller” dersinin zorunlu ana ders havuzuna alınması. Kayyım uygulamasının derhal sonlandırılması; seçilmişlerin iadesi, yerel yönetimlerin idari ve mali özerkliğinin güçlendirilmesi. TMK'nın kaldırılması; muğlak terör maddelerinin (TCK 220/7 vb.) iptali; siyasi tutsakların tahliyesi ve “Umut Hakkı”nın ivedilikle hukuki çözüme kavuşturulması. TBMM bünyesinde “Barış, Demokrasi ve Eşit Yurttaşlık Komisyonu” kurulması; şeffaf, halka açık ve toplumsal mutabakata dayalı müzakere süreci.
YRP Sorunu “Millî Görüş” prensipleri ve “bin yıllık kardeşlik” çerçevesinde ele alır. Batılı güçlerin istismarına karşı yerli ve manevi çözüm arar. Adalet ve samimiyet temelinde yeni bir çözüm mimarisi; manevi kalkınma hamlesi, “laiklik” kavramının anayasal netliğe kavuşturulması. Terörün dış güçlerce beslendiği tespiti; güvenlik tedbirlerinin kardeşlik hukukuyla tahkim edilmesi, silahların tamamen bırakılması. Ana dildeki kısıtlamaların kaldırılması; mahalli dillerde eğitimin talebe bağlı seçmeli ders veya özel kurumlar aracılığıyla açılabilmesi. Kayyım atamalarının iptal edilmesi ve bu konudaki hukuki zeminin rızaya dayalı yeniden düzenlenmesi. Yasal düzenlemelerin referandumla halk onayına sunulması; hak ve adalete dayalı düzenlemeler. Millî Görüş çerçevesinde “aidiyet akdi”; sosyal ve ekonomik bütünleşme kanallarının güçlendirilmesi.

 

Tablo 10: Soruna temel yaklaşım, güvenlik, ana dil, kayyım ve çözüm mekanizmaları düzleminde siyasi partiler
Parti Temel Yaklaşım (Sorunun Tanımı) Güvenlik ve Terörle Mücadele Ana Dil ve Kültürel Haklar Kayyım ve Yerel Yönetim Çözüm Mekanizması
AK Parti Demokratikleşme ve Asayiş: "Terörsüz Türkiye" hedefli devlet projesi. Sorun terör odaklıdır. Teknik İstihbarat: Sınır ötesi operasyon, yerli savunma sanayii, "Tespit ve Teyit Mekanizması". Kırmızı Çizgi: Türkçe tek resmi dildir. Kürtçe seçmeli ders ve TRT Kurdî demokratik kazanımdır. Şartlı Destek: Kamu düzeni için kayyım savunulur ancak bürokratik otoriterlikten kaçınılmalı. Özel Kanun: Örgütün tasfiyesi sonrası geçici/müstakil yasa. Koordinasyon: Devlet politika kurulları.
CHP Eşit Yurttaşlık: Demokrasi ve hukuk devleti sorunu. 90'larla yüzleşme gerekliliği. Hukuk Sınırı: Mücadele hukuk içinde olmalı. Koruculuk kaldırılmalı, savunma sanayii siyasallaşmamalı. Hak Temelli: Ana dil bir haktır; eğitimde kullanımı sağlanmalı. TRT'de çoğulculuk. Kesin Ret: Kayyım kalkmalı. Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı çekinceleri kaldırılmalı. TBMM: Şeffaf, katılımcı komisyonlar. Toplumsal mutabakat ve yasal zemin.
DEM Parti Statü Sorunu: Varlık, eşitsizlik ve hukuk sorunu. Çözüm "Demokratik Cumhuriyet"tedir. Paradigma Değişimi: Güvenlikçi politika terk edilmeli. Koruculuk ve zırhlı araç devriyeleri sonlanmalı. Tam Hak: Okul öncesinden üniversiteye kamusal/parasız anadilde eğitim. Yargıda engel olmamalı. İrade Gaspı: Kayyım sonlanmalı, eş başkanlık yasal güvenceye alınmalı. Müzakere: Öcalan başmuhatap (İmralı). Meclis merkezli "Barış Yasası".
MHP Beka Sorunu: "Kürt sorunu yoktur, terör vardır." Tek millet ilkesi kırmızı çizgidir. İmha ve Teslimiyet: Tavizsiz yok etme, kayıtsız şartsız teslim. Sınır ötesi devamlılık. Katı Ret: Resmi dil Türkçe tartışmaya kapalıdır. Anadilde eğitim milli birliği parçalar. Destek: Terörle iltisaklı belediyelere kayyım atanması beka gereğidir. Fesih Sonrası: Örgüt kendini feshederse devletçe yapılacak "tespit ve teyit". Umut Hakkı mevcut yapıda imkânsız.

 

Tablo 11: Sosyalist muhalefetin reform politikaları
Parti Sorunun Tanımı Reform ve Yasal Talepler Ana Dil Politikası Çözüm Yöntemi
TİP Sınıf ve Kimlik: Tarihsel inkâr ve sistematik yoksullaştırma sorunu. İlga: TMK ve Kayyım kalkmalı. KHK mağduriyetleri giderilmeli. Umut Hakkı yasallaşmalı. Zorunlu Ders: "Yaşayan Diller" zorunlu olmalı. Eğitimde her kademede kullanım. Barış Komisyonu: TBMM bünyesinde "Barış, Demokrasi ve Eşit Yurttaşlık Komisyonu".
EMEP Ulusların Eşitliği: Sınıfsal ve ulusal hak eşitliği. Kaderini tayin hakkı. Genel Af: Siyasi genel af. TMK'nın kaldırılması. KHK iadeleri. Tam Güvence: Ana dilinde eğitimin yasal güvencesi. Yerel hizmetlerde çok dillilik. Gönüllü Birlik: Halkların eşit birliği ve demokratik tartışma zemini.

 


Dipnotlar:

  1. ^ Siyasi partilerin raporlarına dair göndermelerimi her seferinde ayrı dipnotlar olarak vermek istemedim. Raporlar ele alınırken verilen örneklerden sonra yer alan sayfa numaraları o partinin TBMM’ye sunduğu raporundaki sayfa numarasıdır. Raporlar çok rahatlıkla internet ortamından temin edilerek karşılaştırılabilir.

Mete Kaan Kaynar

Siyasi partilerin 'süreç' raporları üzerine bir karşılaştırma
0:00 0:00
1.00x
0:00 / 0:00
1.00x

Evrensel'i Takip Et